3 Aralık 2009 Perşembe

Kitap'lık

GEORGİ DİMİTROV
SAVAŞA VE FAŞİZME KARŞI
BİRLEŞİK CEPHE

"Çok iyi bilinmelidir ki, faşizm yerel ya da geçici bir olgu değildir. (...) Burjuvazinin tek çıkar yolu kitleleri faşizmle zapt etmektir. Faşizm, burjuvazinin sınıf egemenliğinin son aşamasıdır. Bütün burjuva devletleri eninde sonunda ya bir hükümet darbesiyle, ya da ‘barışçı’ bir yolla, ya da gaddarca, ya da tatlı-sert biçimde faşizme geçer.”
(Faşizme Karşı Birleşik Cephe, sf.57)

Georgi Dimitrov 18 Haziran 1882’de Bulgaristan’ın Pernik sancağında doğdu. Yoksul bir ailenin çocuğu olarak, diplomasını -kendi deyişiyle- hayattan aldı. 14 yaşında basım işçisiyken sendikal mücadeleye katıldı. 22 yaşında Sofya parti örgütünün sekreteri oldu. Defalarca tutuklandı. Çeşitli sürelerde hapis yattı. 1918’de Bulgaristan Komünist Partisi Merkez Komitesi’ne seçildi.


Faşizmin Avrupa ülkelerinde iktidara tırmandığı dönemde Faşizme Karşı Birleşik Cephe politikasının önderlerinden biri oldu. 1933’de Hitler Nazizmi tarafından düzenlenen bir komployla tutuklandı. Alman Parlamentosunu yakmakla suçlandı. Bu dava sırasında tarihi bir savunmayla faşizmi teşhir ve mahkûm etti. Bu davadan beraat eden Dimitrov ülkesine döner ve 10 Temmuz 1949’da hayata gözlerini kapayıncaya kadar partisinin başında, halkının öncüsü olarak Bulgar devrimini geliştirmeye çalışır.

Faşizm, emperyalizm ve proleter devrimler çağının ürünüdür. '...Finans kapitalin en gerici, en şoven ve en emperyalist unsurlarının açık terörcü diktatörlüğüdür.' Faşizmin iktidara gelmesini, bir burjuva hükümetinin yerini diğerinin alması gibi basit bir olay olarak görmüyor. Burjuvazinin bir kanadının açık terörcü diktatörlüğünün kurulması olarak görüyor faşizmi. Bu devlet biçimini, yalnızca emekçi halka ve demokratik haklara yönelen saldırılarla, parlamentonun kaldırılması veya kısıtlanmasıyla, devrimci hareket üzerinde uygulanan baskıyla sınırlamıyor. Aynı zamanda, burjuvazinin diğer kanatlarına, partilerine vb. yönelen zorbalığı temsil eden finans kapitalin en gerici, en şoven unsurlarının iktidarı olarak tanımlıyor. Faşizmin kitleler üzerindeki etkisinin kaynağını, sınıfsal temelini, emperyalizme bağımlı ülkelerde ortaya çıkan faşist iktidarların faşizmin merkezi ile ilişkilerini, faşizme karşı mücadele ve birleşik cephe politikalarını ortaya koyduğu kitapta, komünistlerin burjuva milliyetçiliğine yaklaşımı ele alınmaktadır. Dimitrov'un, İkinci Dünya Savaşı öncesi yazı ve konuşmalarını içeren bu eser, faşizme karşı mücadelede başucu kitabıdır.

Hiç yorum yok: