9 Aralık 2009 Çarşamba

Nasreddin Hoca'yı hiç böyle okumadınız

Bu ayın sonunda 15’inci yaşını kutlayacak olan Bilim ve Ütopya dergisi, son sayısında hepimizin yakından tanıdığı Nasreddin Hoca’yı farklı bir bakış açısıyla okurlarına yansıtıyor. Dergide, "eşeğine ters binen", "göle maya çalan", "hırsızın hiç mi suçu yok" ya da "tenceren doğurdu" diyen Nasreddin Hoca yerine, yaşanan haksızlıklara itiraz eden, din sömürücülerine savaş açmış bir hoca görüyoruz. Dergide, Anadolu’dan yola çıkan Nasreddin Hoca’nın neredeyse tüm dünyayı dolaştığından bahsediliyor. 13’üncü yüzyılda Anadolu’da, 19’uncu yüzyılda Rusya ve Azerbaycan’da yaşayan Hoca’nın, İran, Çin, Yugoslavya gibi ülkelere de uğradığından bahsediliyor. Yüzyıllardır hayatta olan Nasrettin hoca’nın günümüzde de hayatını devam ettirdiğinin altı çiziliyor.

Yüzyıllardır hayatta
Günümüzde oldukça basite indirgenmiş olan Nasreddin Hoca, kimi zaman halk üzerinde hakimiyet kurmak ve bu hakimiyetini sürdürmek için dinsel inancını dayatanlara fıkraları ile karşı durmuş, onların inançlarının dokunulmaz olmadıklarını göstermiş, “zındık” ilan edilmiş…

Kimi zaman halkı ezen zalim sultanlara, padişahlara karşı halkı savunmuş. Mücadele eden, boyun eğmeyen bir “asi” olmuş…

Nasreddin Hoca’nın yaptıkları bunlarla da sınırlı kalmıyor. Hoca; Atatürk ile Sovyet elçisi Aralov’un sofrasına da konuk olmuş… İstanbul’da rüşvet yiyen kadıları da kızdırmış, onların küfürlerine, hakaretlerine de uğramış…

Tatarlar ile birlikte Nazilere karşı da savaşmış, Kızılordu’ya moral vermek için propaganda da yapmış, Nazi kamplarına sızıp moral de bozmuş… Çin'de tefeciler ile mücadeleye katılmış… Halkın geri yönlerini yermiş, cimrilikle, kurnazlıkla dalga geçmiş…

Farklı bir Nasrettin Hoca
Bilim ve Ütopya dergisinde, tanıdığımızdan çok farklı bir Nasreddin Hoca çıkıyor karşımıza. Dergi yöneticileri çizdikleri Nasrettin Hoca portresi ile ilgili şunları söylüyor:“Nasreddin Hoca daha önce birçok kez yazıldı, sempozyumlar da anlatıldı. Dergimizin öne çıkardığı yönlerini anlatanlar bu sempozyumlar da susturulmaya çalışıldı, kitapları basılmadı. Biz de Nasreddin Hoca’lık yapıp bu yönleri öne çıkarttık. Zorbalığın, gericiliğin arttığı bir dönemde Nasreddin Hocalara daha fazla ihtiyacın olduğunu düşünerek.”

Kadılar kızdı, Abdülhamit yasakladı
Nasreddin Hoca’nın kadıları çok kızdıran ve dönemin padişahı Abdülhamit tarafından yasaklanan bir de fıkrası var. Fıkra şöyle: “Hoca sokakta leblebi yiyerek gidiyormuş. Çocuklar “bize de ver” diye etrafını alınca Hoca: “Size leblebiyi Tanrı’nın verdiği gibi mi, yoksa kulun verdiği gibi mi dağıtayım?” demiş. Çocuklar “Elbet Tanrı gibi” demişler. Hoca’da kimine az, kimine çok, kimine de hiç leblebi vermemiş. Çocuklar bu taksimi beğenmemişler. Hoca o vakit, gökyüzüne dönerek, “Görüyorsun ya” demiş, “Ben hiçbir şey söylemedim, ama çocuklar bile senin adaletini beğenmiyor.”

Hiç yorum yok: