11 Ağustos 2010 Çarşamba

Engels "yanlış ama evet" der miydi?

Muhalif'in aklı fikri iktidarı devirmek, iktidar dediğinin de tek derdi koltuğunun tabanını sağlamlaştırmaksa, bir muhalif, iktidar'ın hazırladığı pakete nasıl evet diyebilir? Tek bir ihtimalle diyebilir: Muhalif, paket içerisinde, oh my God nidasıyla ağzını şapurdatarak okuduğu ve "şunlar yasalaşsın, aha buraya yazıyorum, biz üç vakte kadar iktidarız" diyeceği maddeler saptamış olabilir.

Yok artık demeyin; ne siz farkındasınızdır bunun, ne polis farkında, (ne de ayakta uyuyan iktidar farkında) ama paket muhalif'e avantadan kontratak golleri kazandıran, hatta iktidar'ın kendi kalesine gol mahiyetinde öğeler barındırıyor olabilir. Olur yani.

Engels’in "Bazen tarih doktrinin dümenine geçer, yanlışa doğru yaptırır" sözünü kendi yağlama yıkama atölyesindeki Karınca Duası'nın yanına asarak cirosunu artırmaya çalışan Yağcı Nabi Abi gibi, her muhalif ağırabi, iktidarın -kendisi "yanlış" da olsa, kaptan köşkündeki tarih'in usta şoförlüğüyle- "doğru" şeyler yaptığını varsayabilir. (Nabi Abi'ye "yetmez ama evet" dahi yetmeyebilir; Esnaf Derneği'nin yayın organına ilettiği, 7.8.2010 tarihli ve "Neler oluyor" başlıklı arzuhalde, evetçi literatüre bir grez-yağ katkısı yaparak, "yanlış da olsa evet"i önerebilir.)

Velhasıl, bir muhalif'in iktidar referandumuna evet demesi, "bu kerizler kendilerinden çok bizim işimize yarayacak bi paket hazırlamış, aman ha uyandırmayalım" anlamına gelir.

Aman uyandırmayın...

Lakin iktidarı uyandırmasanız da, seçmeni uyandırma mecburiyeti baki; neden evet dediğinizi (daha doğrusu neden "yanlış ama evet" dediğinizi) sokaktaki adama da münasip bir lisanla anlatmanız lazım.

Mesela HES'le yes'i bir tutan isyanlardaki Karadeniz halkına anlatmanız lazım... Mesela "suyumuzu satan cenazesine su bulamasın" diye bağıran, Tayyip'in adını zikretmemek için sadece "o" zamirini kullanan Ardanuç'lu kadınlara "uyan bacım, suyunuzu satan, askeri vesayetin de anasını satacak" gibisinden bir şeyler mırıldanmanız lazım. Artık inanırlar mı, yoksa bir sulu küfür de size sallarlar mı, orası bilinmez.

Mesela Bergama köylüsüne de anlatmanız lazım... Tayyipçi ve siyanürcü şirkete karşı en az 10 kez dava kazanmış, hepsinde de iktidar partisinin bir "yürütme" cambazlığıyla en başa dönmek zorunda kalmış, yorgun ve asabi Bergamalı'yı nasıl uyandıracaksınız? "Uyan abi, bu paket sayesinde artık mahkemeler yerindelik-denetimi gibi totaliter işler yapamayacak" diyebilir misiniz; dediniz diyelim, karşınızdakinin elinden bir iki Bergama süpürgesi yemeden kurtulabilir misiniz?

Veya AKP'ye verilmiş her oy'u yitirilmiş bir koy, her evet'i de Ofer'in takviye kuvveti sayan Kuşadalılara, "Unakıtan Amca size yanlış yapmış ama, Engels Baba ile Tarih Dede dümene geçip hükümete doğruyu bulduracaklar" gibisinden bir teorik ajitasyon çekebilir misiniz; bu deneme için ekibinizdeki en hızlı kaçabilen ve fırlatılmış ayakkabıyı yakalama refleksi en keskin olan üyeyi seçmenizde yarar var derim.

Ama en zoru, bir eski Tekelci yeni işsizi uyandırmak... Ne yapacaksınız, "Herkes bir gün 4C'li olacak ama herkesin cepten 4 dakika bedava konuşma hakkı da olacak" mı diyeceksiniz?

"Devlet malı deniz, bu referandum paketini hazırlayan bayağı keriz" deyip, kulağına "çaktırma" diye fısıldayacak mısınız?

Çaktırmasın da, ya 4 tane çakarsa ne yapacaksınız?

Hiç yorum yok: