4 Kasım 2010 Perşembe

Taksim bombası PKK'yi böldü

Taksim’de 31 Ekim’de, 15’i polis 32 kişinin yaralanmasına yol açan intihar saldırısını kimlerin yaptığı günlerdir konuşuluyordu. PKK “bizimle ilgili değil ” derken Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) bugün olayı üstlendiğini açıkladı.

Büyük şehirler ve turistik bölgelerde eylemler yapmak üzere kurulan ve PKK'ya bağlı olan Kürdistan Özgürlük Şahinleri internet sitelerinde "Komuta kademesinde yer alan Vedat Acar, kendi inisiyatifi ile örgütlendirilmiş ve hayata geçirilmiştir" açıklamasına yer verdi.

Bunun üzerine KCK’dan sert bir açıklama geldi. Açıklamada Taksim’deki eylemi ve eyleme karar verenleri “açıkça” kınayarak, “TAK örgütünü, halkımızın özgürlük mücadelesine hizmet etmeyen bu tür eylemlere derhal son vermeye çağırıyoruz” ifadelerine yer verildi.

KCK’nin açıklaması şöyle:
“KCK, Hareketimizin 30 Eylül 2010 tarihinde bir aylık süreyle ilan ettiği ateşkesin resmi olarak bitmesine 1 gün kala ve Önderliğimizle devleti temsil eden bir heyetin görüşmelerinin yürütüldüğünün sınırlı olarak basına yansıtıldığı ve hareketin yönetimi olarak bizlerin de eylemsizlik sürecinin uzatılmasında kararlaşma aşamasına ulaştığımız bir günde Taksim’deki intihar eylemi gerçekleştirilmiştir.

HERHANGİ BİR İLGİMİZ YOK
Ateşkesi sağlayan Önderliğimizle yapılan görüşmelerdir. Sürecin uzatılması kararını alan Önderliğimizin perspektifi temelinde hareketimizin yönetimi ve tümüdür. Bu kararımız kendini yurtsever sayan tüm güçler için de geçerli ve bağlayıcı olan bir karardır. Bu açıdan tam da kararlaşma sürecinin kesinleştiği bir günde Taksim’de yapılan intihar eylemiyle ilgili olarak yaptığımız ilk açıklamada da ifade ettiğimiz gibi bu eylemle herhangi bir ilgimiz yoktur. Daha önceden belirttiğimizi tekrar ediyoruz, ‘ne Hareketimizin yönetimi ne de bize bağlı herhangi bir birimin böyle bir eylem ve planlaması asla söz konusu değildir.’ Bir taraftan dönemsel bir eylemsizliği ilan etme, diğer taraftan da böyle bir eylem yapma akıl karı değildir. Ayrıca sanki hareketimizde bir iç kontrol sorunu varmış gibi yansıtılması da gerçekleri çarpıtmaktır. Böyle bir durum söz konusu değildir. KCK sistemi içerisindeki tüm birimler ilan edilen eylemsizliğe harfiyen uyacaklardır. Bu eylem dışımızdaki bir grubun eylemidir.

Önderliğimizin demokratik ve barışçıl yöntemlerle sorunu çözme yönündeki çabalarını ve hareketimizin attığı tarihi önemdeki pratik adımları boşa çıkaran böyle bir eylemle hareketimizin ilişkilendirilmesi ve sorumlu görülmesi tümüyle maksatlı ve çatışma ortamını yaratmayı hedefleyen bir politik yaklaşımdır.

AÇIKÇA KINIYORUZ
Bu eylemi sürecin dışında kalan ve gelişen sürece anlam veremeyen, olgulara sadece kendi dar penceresinden bakan, yüzeysel ve dar bir bakış açısına sahip TAK örgütünün gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Her ne maksatla yapılmış olursa olsun, bu eylem Önderliğimizin ve hareketimizin barış çabalarını boşa çıkarmaya dönük bir girişimdir. Biz bu eyleme karar verenleri ve eylemi açıkça kınıyoruz. Ortaya çıkan sonuçtan ve özellikle sivil insanların zarar görmesinden derin üzüntü duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. TAK örgütünü, halkımızın özgürlük mücadelesine hizmet etmeyen bu tür eylemlere derhal son vermeye çağırıyoruz. Son verilmemesi ve devam etmesi halinde hareketimizin bu girişimlere karşı kesin ve net tavır alarak hesap soracağını bilinmesini istiyoruz.

Biz Önderliğimizin geliştirdiği barış çabalarına yüksek değer biçiyor ve önem veriyoruz. Bilinmeli ki, hiçbir gücün bu süreci sabote etmesine asla müsaade etmeyeceğiz.

Barışı ve demokratik çözümü gerçekleştirme en az savaş kadar zordur. Hatta savaştan daha fazla zorlukları vardır. Ancak tarafların ve kamuoyunun duyarlı olması halinde bu zorlukları aşmakta mümkün hale gelecektir. Bu temelde başta basın-yayın organları olmak üzere tüm güç ve kesimleri ilan ettiğimiz eylemsizlik sürecini doğru değerlendirmeye ve sorumlu yaklaşmaya çağırıyoruz.”

Hiç yorum yok: