14 Kasım 2011 Pazartesi

Basın Suriye'ye karşı 'azdı'!

soL'un haberi: Suriye'de halkın Türkiye temsilcilikleri önünde yaptığı gösteriler, Türkiye medyasının savaş kışkırtıcılığı yapmasına vesile oldu. Atılan gazete başlıklarında kullanılan ifadeler, insanı utandıracak cinsten...

Suriye'de Türk temsilcilikleri önünde yapılan öfkeli eylemler, Türkiye basınının Suriye'ye yönelik kışkırtıcı yayınlarında patlama yaşanmasına neden oldu.

Dün Suriye'de halk sokaklardaydı. Eylemlerin hedefinde, ülkenin üyeliğini askıya alan Arap Birliği vardı. Şam, Halep, Humus, Tartus, Hasaka, Deraa gibi kentlerin meydanlarında toplanan Suriyeliler, "dış müdahaleye karşı ulusal birlik" sloganlarını ön plana çıkardılar.

Daha küçük gruplarda eylemciler ise, öfkelerini Arap Birliği'nin yanı sıra Suriye'ye karşı yürütülen uluslararası kampanyada başı çeken Türkiye, Fransa, Katar ve Suudi Arabistan temsilcilikleri önünde de sergilediler. Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği, Halep Başkonsolosluğu ve Lazkiye Fahri Konsolosluğu’nun önünde gösteriler yapıldı. Özellikle Halep Başkonsolosluğu önündeki eylemde gerilim tırmandı, eylemciler binaya yönelince kolluk kuvvetleri göz yaşartıcı gazlarla müdahale ederek grubu dağıttı.

Göstericilerin Türkiye'ye yönelik tepkisini anlamak çok mümkün. Türkiye, komşusu Suriye'yle sınırında bu ülkede silahlı eylemler düzenleyen bir gruba askeri kamp sağlamış durumda. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun uzun bir görüşme yaptığı ve Müslüman Kardeşler'in başını çektiği muhaliflere de Türkiye'de büro açma yetkisi verilecek. Dolayısıyla Suriye halkı, ülkenin başına tıpkı Libya'da yaşananlar gibi bir çorap örüleceğini görüyor ve buna alet olanlara tepki gösteriyor.

Bu eylemlerin ardından bugün sabah medyada görülen tablo ise, medyamızın savaş kışkırtıcılığının ne boyutlarda olduğunu gözler önüne serdi. Türkiye'nin Suriye'ye karşı yaptıklarını bir türlü gündeme getirmeyen basın, bu sabah ana sayfalarında şöyle başlıklar attı:

BUGÜN: Esed çıldırdı
GÜNEŞ: Kaşınma Esad!
HABERTÜRK: Atatürk'ü indirip bayrağı yaktılar
RADİKAL: Kırmızı alarm
SABAH: Beşar Esad bardağı taşırdı
STAR: Güvenliği sağlayın yoksa gerekeni yaparız
TARAF: Esad çıldırdı Türkler çekildi
YENİ AKİT: Esad'ın adamları azdı
VATAN: Bayrağa saldırı cezasız kalmaz
YENİ ŞAFAK: Nankör Esad

Türkiye'nin açıkça diğer ülkede "terör eylemleri" yapan bir grup askere ev sahipliği yapmasını sorgulamayan gazeteler, Suriye'de düzenlenen eylemleri neredeyse savaş sebebi sayarak, ağır hakaretlerde bulundu. Gazetelerdeki haberlerde, savaş kışkırtıcılığının vazgeçilmez motifi olarak "ulusal değerlere saldırı" hissi yaratılarak duygusal unsur da eksik edilmedi, bu uğurda yaşananlar abartıldı. Göstericilerin, temsilcilik binalarının tepesine çıkarak Türk bayrağını indirip yaktıkları bile iddia edildi.

Oysa Türkiye, resmi ağızdan temsilciliklerdeki bayrakların yakılmadığını, göstericilerin kendi yanlarında getirdikleri bayrağı yaktıklarını açıklamıştı. Dışişleri Bakanı Özel Müşaviri Gürcan Balık, Twitter hesabında konuyla ilgili şöyle demişti: "Sayın Ömer Çelik'i, dün gece Şam ve Halep'teki durum ve bayrağımızla ilgili olarak, ben bilgilendirdim. Sayın Çelik, kendisine gelen bilgilerin doğru olup olmadığını bana sordu ve ben de Halep ve Şam'daki yetkililerimizle görüştükten sonra aldığım bilgiyi kendisine ilettim. Linki verilen görüntüler Halep Başkonsolosluğumuzun önündeki gösteridir. Başkonsolosumuzla tekrar görüştüm, görüntüleri o da izledi. Göstericilerin yaktığı bayrağın çatıdaki bayrağımız olmadığını, göstericilerin yakma eylemini başkonsolosluk önünde suriye polisinin görev yaptığı kulübenin çatısında gerçekleştirdiğini, bu bayrağın da muhtemelen kendi yanlarında getirdikleri bayrak olduğunu, teyid etti. Çatıdaki bayrağın ise birkaç dakikalığına kalabalığı dağıtmak için görevliler tarafından indirilip, hemen bize teslim edildiğini ardindan hemen yerine yeniden çekildiğini bildirdi."

Öte yandan, Türk Dışişleri'nin Suriye politikasının, basının bu savaş kışkırtıcılığının arkasındaki asıl motor güç olduğunu da, Gürcan Balık teyit etti. Balık, dün yukarıdaki aktarımı yapmasının ardından, bugünkü gazete manşetleriyle ilgili olarak şunu yazdı: "Bu sabah gazeteleri okuduğumda reflekssel gazetecilik yaklaşımı gördüm, hoşuma gitti."

Hiç yorum yok: