19 Kasım 2011 Cumartesi

Erdoğan İnönü'nün rekorunu kırabilir mi? - Metin Çulhaoğlu

Time dergisi çıkacak sayısının kapağına Tayyip Erdoğan’ı koymuş…

Hiç küçümsenmemeli, önemlidir.

Derginin daha önce kapağında yer verdiği Papa suikastçısı Mehmet Ali Ağca ile halter şampiyonu Naim Süleymanoğlu’nu bir yana bırakırsak, Erdoğan son 88 yıl içinde Time dergisinin kapağına çıkan Türkiyeli beşinci siyasal lider olmaktadır. Daha önce Mustafa Kemal (1923 ve 1927’de olmak üzere iki kere), İsmet İnonü (1941), Şükrü Saraçoğlu (1943) ve Adnan Menderes (1958) bu dergiye kapak olmuşlardı.

Time kapakları bir yanıyla 88 yıllık Cumhuriyetin önemli dönemeçlerini de yansıtmış olmaktadır. Dergi bunu tam tamına bilerek ve ölçerek yapmamış olsa bile, kapak fotoğrafı tercihlerinin “kuruluş-oturma-çözülme-yeniden yapılanma” kronolojisini yansıttığını söylemek mümkündür.

Birinci fotoğraf, 1920’li yılların “iki isyankar sokak çocuğundan” birinin (diğeri Sovyetler Birliği) kurtuluş-kuruluş çabalarıyla özdeşleşmiş kişidir. İkinci ve üçüncü fotoğrafların gerekçesi, kuşkusuz Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nın en kritik uğraklarındaki “savaş dışı” tutumuyla ilgilidir; ama gene de “oturan” veya bir bakıma kendi Termidorunu yaşayan bir devrimi nereye taşıyacakları henüz belirsiz kişilerin suretini vermektedir. Erdoğan’dan önceki son kapak ise, Termidorun kendi mantıki sonuçlarına taşınarak siyasetin anti-komünizm-gericilik-NATO’culuk mecrasına sokulduğu bir dönemin liderine aittir. Kurulan ve oturan Cumhuriyet, bundan kısa bir süre sonra çözülmenin sinyallerini 1958’de Time kapağı olan lider döneminde vermeye başlamıştır.

Saraçoğlu’nu bir yana bırakırsak, Time’a kapak olan dört lider 88 yıllık Cumhuriyet’in toplam 63 yılına Cumhurbaşkanı ve Hükümet Başkanı olarak damga vurmuştur. Menderes (10 yıl) ve Erdoğan (yaklaşık 9 yıl) yalnızca Hükümet Başkanlığı, Mustafa Kemal de yalnızca Cumhurbaşkanlığı (15 yıl) yapmışken, rekor 12 yıl Cumhurbaşkanlığı ve 17 yıl Başbakanlık olmak üzere toplam 29 yılla İnönü’ye aittir.

Böylece son kapak fotoğrafına, Erdoğan’a gelmiş oluyoruz.

Derginin kapağında Erdoğan’ın fotoğrafı üzerinde “Erdoğan’s Way” ibaresi yer almaktadır. “Erdoğan’ın Yolu” da denebilir, “Erdoğan’ın Tarzı” da. Bu ise, bir zamanların ünlü “Sinatra doktrinini” çağrıştırıyor. Rivayete göre SSCB’nin çözülüş süreci sırasında bir Sovyet yetkili ülkesinin nereye gittiğini merak eden ABD’li muhataplarına Sinatra’nın ünlü “I did it my way” şarkısından hareketle “biz bu işi kendi yolumuzdan yapacağız” demiş.

“Sinatra doktrini” denilen şey de böyle ortaya çıkmış…

“Erdoğan’s Way” denildiğine göre, Erdoğan “kendi yoluyla” İsmet İnönü’nün rekorunu kırabilir mi?

Biraz güç gibi görünüyor. Çünkü rekoru egale edebilmesi için 20 yıl daha Devletin (ve/veya) Hükümetin en üst kademesinde görev yapması gerekiyor. Başarırsa, İnönü’nün rekorunu egale ettiğinde 77 yaşında olacak. Ancak, bu bir sorun değil, rekorun sahibi İnönü en son Başbakanlığı sırasında 81 yaşındaydı…

Şimdi, Türkiye’de düzen siyasetinin AKP ve Erdoğan karşısında alternatif üretme gücüne, kabiliyetine ve potansiyeline bakacak olursak, Erdoğan’ın, kendisi isterse, İnönü’nün rekorunu kırmasının önünde hiçbir engel olmadığını söylemek gerekir. Erdoğan’ın, Sinatra doktrinine getireceği “kafama göre takıldım” çeşitlemesiyle bunu başaracağından kuşku duymanın bir nedeni yok.

Anayasaymış, mevzuatmış, görev sürelerinin sınırlanmaymış, hiç önemi yoktur; hepsinin bir yolu bulunur.

Şimdi, asıl soru şu: Erdoğan Time dergisine ikinci kez kapak olarak bir de Mustafa Kemal’in rekorunu egale eder mi dersiniz?

Düzen siyasetinde bir ışık görünmediğine göre, bu sorunun yanıtı için arşivleri karıştırıp devrimle alaşağı edilen liderlerin fotoğraflarının Time dergisinin kapağında yer alıp almadığını araştırmak gerekiyor…

Hiç yorum yok: