18 Ocak 2012 Çarşamba

İz sürmek... - Hakan Gülseven

Bir şizofren günlüğü gibi bizim memleketin gündemi… Şarkılardan, resimlerden bile “terör örgütü propagandası” çıkarabilen bir İçişleri Bakanı’mız var ama bu memleketin mahkemeleri Hrant Dink cinayetinde herhangi bir “örgüt” bulamıyor!..

Unuttunuz, değil mi? Hem “Cemaatçi”, hem “Haham”, hem de “eşcinsel” olmayı aynı anda becerebilen Tuncay Güney adlı bir şizofrenin Kanada’da anlattıkları üzerinden muazzam bir operasyon başlamış, “gizli tanık” ifadeleriyle operasyon büyümüş, hapishane dolusu insan “terör örgütü elebaşı” ya da “elemanı” ilan edilmişti. Herkese “yakışanı giydirdikleri” diğer uyduruk davalarda da durum farklı değildi. “Gizli Tanık”lara dalga geçer gibi “Son Tezgah” diye kod ismi bile verdi bu ülkenin Emniyet-Yargı ikilisi!..

Gelin görün ki, Hrant Dink cinayetinin kilit adamı Yasin Hayal, “Devlet beni kullandı şimdi ortadan kaldırmaya çalışıyor. Ramazan Akyürek, Muhittin Zenit. Bu isimler kendilerini kurtarmak için beni yok edecekler,” diyerek açıkça “Cemaatçi” olarak bilinen polislerle irtibatını ifşa etti. Ne olacak diye bekledik ama bırakın gözaltıları, tutuklamaları falan, kimseye tek soru sormadılar. Yasin Hayal, yine mahkemede, “Trabzon Terörle Mücadele Şube Yardımcısı Yahya Öztürk, McDonald’s bombalaması sırasında muhatabımdı,” diye açıklama yaptı, kimse sesini çıkarmadı… Sonra da Hrant Dink davası, vakada bir örgüt bulunamadan sonuçlandı…

Eskiden “Ne güzel İstanbul!” diye bir tabir vardı, şimdi hep beraber, “Ne güzel Trabzon!” diyoruz…

***

Genel bir dedektiflik kaidesidir: Vakayı çözümlemek için, o vakanın kimin işine yaradığını takip etmek gerekir. Doğru iz sürdüğünüzde katile ulaşırsınız. Hrant Dink cinayeti de “Cemaat” ve ABD'nin Türkiye’ye yönelik kombine “dizayn” dönemini başlatan vakadır. Bu cinayetle “Cemaat” arasındaki bağları kulağından tutup çıkaran, yine “Cemaat”in Emniyet içindeki yapılanmasına dikkat çeken herkesin “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla hapiste olması da manidardır…

***

Utanmaz medyamız, Hrant Dink cinayeti davasının sonucu için, gönül ferahlığıyla, “Yetmez Ama Evet!” manşetini atabilir şimdi!..

0 Yorum: