FKBC!’nin de destek sunduğu “Osman’a vegan yemek” kampanyası başarıya ulaştı. Eyleme destek sunan bütün
yoldaşlarımız, var olsunlar.
Kırıkkale F Tipi Cezaevinde hükümlü olarak bulunan Osman
Evcan, 2004 yılında vegan olmaya karar verdi. Et, süt, yumurta, bal gibi
hayvansal kökenli gıdaları; deri, yün, tüy gibi her türlü hayvan maddesini tüketmeyi
vicdani nedenlerle reddeden Evcan, o günden itibaren cezaevi yönetimiyle sorun
yaşamaya başladı. Çünkü yönetim Evcan’a inanışına uygun yemek vermiyordu.
Başvurularını ise geri çeviriyordu.
Sonunda 4 Kasın 2011’de Evcan, açlık grevine başladı. Evcan’ın
protestosuna “Osman’a Vegan Yemek” sloganıyla dışarıdan da
destek geldi. Eylemler yapıldı, hukuki mücadele verildi. 42 günlük açlık
grevinin sonunda Osman Evcan mücadeleyi kazandı.
Osman Evcan’ın mücadelesini avukatı Mustafa
Taylan Savran, Gelecek Dergisi’nde şöyle anlattı:
“Kırıkkale F Tipi Cezaevinde bulunan hükümlü Osman Evcan,
2004 yılından beri "Hayvanların öldürülmesi sonucu elde edilen vücut
parçalarını ve hayvanların sömürülmesi sonucunda elde edilen süt ve süt temelli
gıdaları vicdani sebeplerle tüketmeyi reddederek vegan yaşam biçimini
benimsediğini" ifade ediyor. Osman Evcan, cezaevi yönetiminin inanışına
uygun yemek vermemesi ve yaptığı bütün başvurulan sonuçsuz bırakması nedeniyle
4 Kasım 2011'de süresiz açlık grevine başladı.
Osman Evcan'ın cezaevi yönetimin¬den talepleri Avrupa İnsan
Haklan Sözleşmesi'nin 9. maddesinde güvence altına alınan din ve vicdan
hürriyeti kapsamında yer almaktaydı. Talebin karşılanmaması ise hem Ceza infaz
Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Tüzüğün, Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında gözetilecek temel ilkeler
başlığı altında yer alan 4. , maddesine açıkça aykırılık teşkil etmekte hem de
işkence ve kötü muameleyi yasaklayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3.
maddesini ihlal etmekteydi. Çünkü Ceza infaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzüğün, Ceza ve güvenlik tedbirlerinin
infazında gözetilecek temel ilkeler başlığı altında yer alan 4. maddesi
"Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı,
aşağılayıcı ve onur kinci davranışlarda bulunulamaz” hükmünü içermektedir ve
Osman'ın talebi yaşam biçimine uygun yemek verilmesiydi.
Osman'ı açlık grevine götüren bu süreçte kendisine uygun
yemek çıkartabilmek için Osman'dan para talep edilmişti. Ancak bu parayı da
ödemiş olmasına rağmen kendisine vegan yemek verilmedi ve Osman açlık grevine
başlamak mecburiyetinde kaldı. Açlık grevinin 30'lu günlerine ulaşması
sonucunda ailesi ve arkadaşları Osman'ın vekilliği için bana başvurdular. Açık
bir insan haklan ihlali olan bu durum karşısında Osman Evcan'ın vekilliğini
yapmayı kabul ettim. Cezaevi müdürlüğüne hitaben bir dilekçe hazırlayarak Osman
Evcan'la görüşmek ve taleplerini cezaevi müdürlüğüne iletmek için Kırıkkale'ye
gittim.
Kırıkkale Cezaevi Müdürlüğü nezdinde taleplerimiz olumlu
karşılanıyor gibi gözükse de ilk başta cezaevinde vegan mönünün çıkartıldığı
fakat Osman Evcan'ın bu yemekleri yemediği yönünde bir iddia ile karşılaştım.
Fakat müvekkilim ile yaptığım görüşmede edindiğim izlenim vegan mönünün
verilmesi bir yana vegan mönüden neyin kast edildiğinin dahi cezaevi yönetimi
tarafından bilinmediği şeklindeydi ve müvekkilim tek sıkıntının vegan mönünün
verilmemesi olmadığını, gerek F ti¬pini oluşturan odalarda gerekse hastaneye
şevklerde hak ihlallerinin yaşandığım belirtiyordu. Müvekkilim açlık grevi ile
bir yandan bu hak ihlallerine de dikkat çekmek istiyordu. Açlık grevini
bitirmek için ise vegan mönüde yemeğin düzenli bir biçimde çıkmasının cezaevi
yönetimi tarafından kendisine taahhüdünü ve bu taahhüde uyulmasını şart
koşuyordu.
Cezaevi yönetimi ile belirli bir iletişim sıkıntısı ya¬şansa
da gerek hukuki düzlemdeki girişimlerimiz gerekse de Osman Evcan için yürütülen
"Osman'a vegan yemek" (http://osmanayemek.tumblr.com/) kampanyasının
kamuoyunun geniş kesimlerine ulaşması sonucunda cezaevi yönetimi Osman'ın vegan
yemek talebini açlık grevinin 42. gününde kabul etti. Son görüşmemde Osman'la
cezaevi yönetimi arasındaki bütün sorunların çözüldüğü bilgisini aldım. Bu
anlamda 42 günlük açlık grevinin müvekkilim açısından kazanımla sonuçlandığım
rahatlıkla ifade edebilirim.”

0 Yorum:
Yorum Gönder