Avrupa Birliği’nde
işsizlik oranlarının en yüksek olduğu 5 ülkenin komünist ve işçi partileri,
işsizlere yönelik ortak bir çağrı metni yayımladı. Partiler İspanya,
Yunanistan, Letonya, Litvanya ve İrlanda’nın işsizlerini kapitalizme karşı
örgütlenmeye çağırdı.
Yunanistan Komünist Partisi, İrlanda Komünist Partisi,
İrlanda İşçi Partisi, Letonya Sosyalist Partisi, Litvanya Sosyalist Halk
Cephesi ve İspanya Halklarının Komünist Partisi ülkelerinin işsizlerine hitaben
bir çağrı yayımladı. Avrupa’da işsizlik oranlarının en yüksek olduğu 5 ülkenin
komünistleri, işsizleri düzenli çalışma hakkı için örgütlenmeye ve mücadeleye,
işsizlerin korunmasına yönelik derhal önlem alınmasını talep etmeye;
işsizliğini, yoksulluğun ve kapitalistlerin olmadığı bir düzen için mücadele
etmeye çağırdı.“İşçiler ve işsizlere” hitaben yazılan metinde şunlar söylendi:
Avrupa’da işsizlikten en fazla etkilenen İspanya, Yunanistan, Letonya, Litvanya
ve İrlanda2nın komünist ve işçi partileri seni mücadele etmeye ve örgütlenmeye
çağırıyor. Avrupa Birliği’nde yaşayan “resmi rakamlarla” 24 milyon işsize,
özellikle de uzun dönemden beri işsiz olanlara, genç ve kadın işsizlere
sesleniyoruz.
Eksik istihdam edilenlere, iş bulma kurumunda bekleyenlere,
sosyal güvencesi olmayanlara; esnek saatlerle, rotasyonla, bireysel
sözleşmeyle, parça başı iş sözleşmeleriyle çalışanlara; patronların
tehditlerine maruz kalanlara, işten atılma ve işsizlik tehlikesiyle karşı
karşıya olanlara sesleniyoruz. İşe geri dönme imkanı yaratılacağı bahanesiyle
ücretsiz çalışmaya zorlananlara, “ödeme güçlüğünü” bahane eden patronların
işsizlik ödeneği haklarını gasp ettiklerine, işlerini ve haklarını korumak
üzere greve, işyeri işgallerine, oturma eylemlerine giden işçilere
sesleniyoruz. Ayrıca topraklarından sökülüp atılan köylülere; tekellerin
saldırısı ve işçi sınıfı ve halka karşı gerçekleştirilen kemer sıkma
politikaları sonucunda iflasa sürüklenen küçük esnafa ve profesyonel
çalışanlara sesleniyoruz. Hepiniz ve bütün işçiler bu “emek” cehenneminin
yaygınlık kazandığının ve genel bir yasa halini aldığını, büyük sermayenin,
onun devletlerinin ve AB’nin, yavaş yavaş ya da hızlı bir şekilde, bu yasayı
her bir işyerine dayatmaya çalıştığını daha iyi kavrıyorsunuz. Kaybedecek zaman
yok.
Partilerimizin mücadele ettiği İspanya, Yunanistan,
Litvanya, Letonya ve İrlanda’da işsizlik çok tehlikeli düzeylere çıktı. Bu
ülkelerdeki sermaye sınıfı ve yağmacı AB bir bütün olarak işçi sınıfına ve
yoksullara karşı savaş ilan etti. Kapitalizmin iktisadi krizi, geçmiş
dönemlerdeki halk düşmanı saldırılardan, özellikle de Maastricht
Antlaşması’ndan, kurtarılabilen ne kadar hak varsa hepsini ortadan kaldıracak
yeni önlemleri beraberinde getirdi. Bu sert ortamda bir avuç zengin akıl almaz
kârlar elde ettiler. Ve buna karşın yeni önlemler talep ediyorlar. Onların
krizi bir borç krizi değil; sermayenin aşırı birikiminden kaynaklanan
kapitalist bir kriz. Bu krizi sermaye, sanayiciler, bankacılar ve zenginlerin
diğer kesimleri adına aşmak üzere siyasi temsilcileri, emek gücünün fiyatını
daha da düşürmeye ve daha fazla insanı işsizliğe sürüklemeye yönelik sert
önlemler dayatıyorlar.
Bu ortamda halkın bu sert önlemlere karşı direnişine,
sendikalarda ve emek hareketi içinde uzun süre önce kapitalizmin mantığını ve
ideolojisini benimsemiş olan ve şimdi de sermayenin saldırısına boyun eğmek
dışında bir yol olmadığını vaaz edenler tarafından set çekiliyor. İlerlemenin
yolu işçilerin ve ailelerinin çoğunluğunu, onların çıkarları üzerine kurulmuş
strateji temelinde yürütülen halkçı mücadeleye kazanmaktır. Komünist ve işçi
partileri bu sürecin merkezinde yer almalıdırlar. Sınıf güçleriyle, komünist ve
işçi partilerle birlikte mücadele verin. Sendikalarınızda ve işyerlerinizde
örgütlenin. Eylemin gelişmesine katkıda bulunun. İşçi sınıfının gücü böyle
artırılabilir.
İşsizlerin
korunmasına yönelik şu acil önlemlerin alınmasını talep edin:
- Bütün işsizler için yeterli bir işsizlik ödeneği,
- Her şeyi kapsayan sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik,
- Borçların ve ipotekli konut kredilerinin dondurulması.
İşsizlik doğal bir olgu değildir. İşsizlik, karakteri üretim
anarşisi ve sömürü olan kapitalist sistem tarafından beslenir. Yalnızca
sosyalist bir ekonomi, yani işçilerin iktidarına ve üretim araçlarının
toplumsallaştırılmasına dayanan merkezi planlı bir ekonomi herkesin çalışma
hakkını güvence altına alabilir.
Sovyetler Birliği’nde ve diğer sosyalist ülkelerde
gerçekleşen budur ve bu, sosyalist ülkelerin tarihsel kazanımlarından ve pek
çok başarılarından yalnızca bir tanesidir. Partilerimiz sizleri her gün,
insanın insan tarafından sömürülmesine karşı, işsizliğin olmadığı bir toplum
için, yani halkın ihtiyaçlarını karşılayabilecek tek düzen olan sosyalizm için
mücadele etmeye çağırmaktadır.

0 Yorum:
Yorum Gönder