Mevcut
TKP’nin “TKP’den ‘isim tartışması’na yanıt: ‘Bu tartışmayı sol
içinde değil, düzene karşı yaparız”’ başlıklı FKBC'de yer verdiğimiz haberden
sonra “TKP Kurucular Kurulu” bu açıklamadan sonra dört ayrı cevap metni yayımladı. SBGYG
olarak artık kendini fes eden ve "TKP
Kurucular Kurulu" yani TKP olarak yoluna devam etme kararı alan “TKP Kurucular
Kurulu”nun açıklaması…
Türkiye Komünist Partisi'nin kendi programı ve adıyla
kurulmasını bugün için engellediler.
Bu hukuksuzluğu yapan ve bundan fayda uman herkese
hatırlatıyoruz: Saati asla geriye döndüremeyeceksiniz. Komünistler TKP adını
yasal, demokratik ve meşru olarak kullanacaklardır. TKP'liler yaratıcıdır.
İsimlerini geri almasını bilirler. Ne sahte TKP kuranlar, ne de AKP zihniyeti,
komünistleri durdurmayı başaramayacaktır!
GENÇ YAŞLI, KADIN ERKEK TKP’LİLER
Devlet kendi anayasasını ve Siyasi Partiler Kanunu'nu bile
çiğneyerek TKP'nin yolunu kesmeye çalışıyor.
Mustafa Suphi ve yoldaşları tarafından 10 Eylül 1920'de
kurulan, Türkiye'nin en eski partisi Türkiye Komünist Partisi'nin dün (6 Şubat
2012) İçişleri Bakanlığına verilen yasal kuruluş belgeleri kabul edilmedi.
Resmi görevliler kuruluş dilekçesini kabul etmediklerine dair belge vermeyi
bile reddettiler.
Hukukdışı bu engellemeye karşı hak arayışlarını sürdüren
temsilcilerimizin, İçişleri Bakanlığı'nda ve Yargıtay Başsavcılığı'nda
yaptıkları görüşmeler, TKP'ye karşı organize bir engellemeyi ortaya koyuyor. Geçen
hafta içinde SİP yönetimi ile Yargıtay ve Emniyet yetkilileri kafa kafaya
vermişler ve TKP isminin gerçek sahiplerine verilmemesinin yolunu şöyle bulmuşlar:
Kuruluş dilekçemizin devlet eliyle yok sayılması, belgelerin alınmaması!
İçişleri Bakanlığı'nın ve Yargıtay Başsavcılığı'nın ilgili
bütün bürokratları konudan ve karardan haberdardı. Arkadaşlarımızla konuşurken
bile, SİP'e, gasp ettikleri adla TKP değil, SİP diyen devlet görevlileri; sıra
TKP ismine gelince, biz bu ismin sadece SİP'liler tarafından kullanılmasını
istiyoruz diye açıkça beyan etmişlerdir.
TKP, işçi sınıfı devrimcilerinin kapitalizme, emperyalizme
ve işbirlikçi oportünistlere karşı 92 yıllık mücadelesinin birikimine
dayanıyor. Devletin ve şovenist-reformist SİP'in bu antikomünist organize
saldırısını da püskürteceğiz.
SİP yönetimi bugün (7
Şubat 2012 Salı) yaptığı ibretlik açıklamada, düzen kurumlarıyla çevirdiği
kirli oyunu tevil yollu itiraf ederken, yavuz hırsız ev sahibini bastırır
misali TKP Kurucular Kurulu'na saldırıyor.
SİP yöneticileri, işi saflığa vurarak "Partimizin adını
başkalarıyla paylaşmadığı için suçlanması anlaşılmaz bir durumdur"
diyorlar.
SİP yöneticilerine bir kez daha hatırlatıyoruz: Hırsızlık
hak yaratmaz. Gasp, üzerinden zaman geçtiği için, gasp olmaktan, suç olmaktan
çıkmaz.
SİP'in TKP adını gasp ettiği tarihte TKP kadroları, "SİP Genel Başkanlığı'na Açık
Mektup" (14 Kasım 2001) yazarak bu hırsızlığı açığa vurmuşlardı.
Bu isim gasbını asla tanımayacaklarını belirterek "Tarih Sizi Affetmeyecek" demişlerdi.
23 Kasım 2001 tarihinde ise Şahabettin Bakırsan'ın da içinde
bulunduğu TKP'liler kolektifi bir basın açıklaması yaparak "SİP'in Çirkin Saldırısını
Püskürteceğiz" demişlerdi.
TKP'liler sizin hırsızlığınızı asla tanımadı ve tanımayacak.
Siz TKP adını gasbederek, burjuvazinin Türkiye Komünist Partisi'nin onurlu
geleneğine, işçi sınıfımızın ve emekçi halklarımızın bugününe ve geleceğine
yönelik saldırısına maşa oldunuz. Bunun siyasi bedelini elbette ödeyecek, işçi
sınıfımıza, emekçi halklarımıza, devrimci ve ilerici bütün güçlere hesap
vereceksiniz.Ne
yaparsanız yapın, hangi oyuna başvurursanız vurun, TKP'liler dünümüzü,
bugünümüzü, yarınımızı siz burjuva maşası şovenistlere bırakmaz.
TKP adını çalarak dünya komünist hareketindeki hiçbir
fırtınalı bölünmede bile görülmemiş bir siyasi hırsızlık yapan SİP
yöneticileri, bir de utanmadan etikten söz ediyorlar. Şahabettin Bakırsan
yoldaşımızdan aldıklarını iddia ettikleri bir imza ve Ali Eriş yoldaşımızdan
aldıklarını iddia ettikleri bir açıklamayla tafra satıyorlar.
Şahabettin Bakırsan ve Ali Eriş yoldaşlarımız tarihimizin
değerleridir. Onlara saygı duyuyoruz. Bu saygının gereği olarak, TKP tarihinin
çok önemli bir noktasında, onların sürekli olarak hatırlattıkları bir
isteklerini yerine getirdik.
Yoldaşlarımız TKP'nin yasal kuruluş başvurusunda imzalarının
bulunmasını arzu ettiklerini defalarca dile getirmişlerdi. Onlarla tekrar
konuştuk. İsteklerini tekrarladılar. Bu yolda yasal kuruluşun karara bağlandığı
Cezayir Konferansı'na mesaj da gönderdiler.
Ne var ki, İstanbul'da hafta boyu süren kar yağışının,
yoldaşlarımızın sağlığını tehlikeye düşürmemesi için, burjuvazinin bizlere
dayattığı bürokratik belgeleri çıkarma işleminden vazgeçtik. Bunu
yoldaşlarımıza da bildirdik. Onların desteklerini kamuoyuna açıklayacağımızı,
ama zaten gönlümüzde kurucu olduklarını, bunun tarihe de böyle geçeceğini
bildirdik.
Cumartesi günü hava açınca,"Ben kuruculuk işlemleri
için dışarı çıkmaya hazırım" diye telefon eden Şahabettin yoldaşa,
Cumartesi günü devlet daireleri kapalı olduğu için bu işlemlerin
yapılamayacağını hatırlattık ve bütün yoldaşların ortak görüşü doğrultusunda
zaten bu işleme gerek duymadığımızı bildirdik. Teşekkür etti ve iyi
haberlerimizi heyecanla bekleyeceğini belirtti.
Daha sonra olanları biliyoruz. Kimlerin onların yanına
gittiğini, onlara açık/gizli ne gibi imalarda bulunduklarını biliyoruz.
Biz bu konuda bir tartışmaya girmeyeceğiz. Kimseyle polemik
yapmayacağız. Kişiler arasında ne yaşandı, kim ne dedi, ne demedi gibi bir
sürece girmeyeceğiz: Şahabettin Bakırsan ve Ali Eriş yoldaşlarımızın
söyledikleri esastır; onlar haklıdırlar, onlara karşı hiçbir sözümüz olmaz.
Dedikodulara, tahminlere, kişisel izlenimlere değil, kamuoyu
önünde, yüzlerce yoldaşın huzurunda yapılanlara bakmak isteyenler için bir
önerimiz var. Şahabettin yoldaşın 2011 10 Eylül kutlamasındaki resmine
bakabilir, toplantının videosunu izleyip yaptığı konuşmayı dinleyebilirler. Ali
Eriş yoldaşın Ürün dergisinde yazdıklarına, TÜM-İGD kongresine gönderdiği
mesaja bakabilirler.
İsteyen isim hırsızı şovenist SİP'e inanır, isteyen TKP Kurucular Kurulu'na.
Kuruluş çalışmalarına katılan, örgütlü mücadelenin değerini
bilen, Siyasi Partiler Kanunu'nun öngördüğü 30 kurucuyu üç günde ikiye katlayan
TKP'li yoldaşlar, TKP'mizin adı bilinen bilinmeyen bütün yoldaşların 92 yıllık
mücadelesi üzerinde yükseldiğini ve yükseleceğini biliyor.
Bu büyük davayı baltalamaya çalışan SİP yöneticileri boşa kürek çekiyorlar.
2001'den bu yana SİP yöneticilerin yaptığı her şey
ortadayken, hala onların sözüne inanmayı seçenlere ise, bizim bir sözümüz yok.
TKP
KURUCULAR KURULU
0 Yorum:
Yorum Gönder