31 Mayıs 2012 Perşembe

Allah yürü ya kullum derse…

Babası başbakan olduğu yıllarda o'nu bir işadamı, hayrına ABD'de okutuyordu. Olsun! Birkaç yıl önce ABD başkanı Bush o'na Dünya Bankasında iş bulmuştu. Evvelce evi, arabası falan yoktu. Şimdi trilyonluk evleri, arabaları hatta gemicikleri var. Olsun!

Aşağıdaki gibi bir ''bakkal dükkânına'' ihtiyacı vardı, Allah onu da verdi!

Babasının televizyonlara çıkıp: ''Mahallelerdeki bakkal dükkânlarını kapatın'' demesinin sebebi şimdi anlaşılıyor. Tezgâh böyle hazırlanır. Yakışır oğlunuza, kimin oğlu o… her şeyi kendi kişisel çıkarlarını katarak yapan bir babası var netice, 10 yıldır ülkeyi ağababalarına ve diğer işbirlikçi uzantılarına sunarak, ailesini semirtiyor, semiriyor.

BİM marketlerini Başbakanın 28 yaşındaki oğlu aldı.

Bakkallar kapanıyor, bildiğimiz gibi ilaçlar da artık, marketlerde de satılacak. Tabi her markette değil. Şimdilik sadece BİM marketlerinde. Bugünkü bu görüntünün temelleri ta iki yıl öncesinden atılmaya başlanmıştı. Bildiğimiz gibi 2-3 yıl öncesi itibariyle BİM marketleri bu kadar yoğun değildi.

Ama bugün 30 bin nüfuslu küçük bir ilçede bile, 6-7 bazılarında 8-9 şubesi olan BİM marketleri, bu ilaç paradigmasının uzantısı olarak çoğaltılması işlemi şuurlu şekilde gerçekleşti.

Bildiğimiz gibi Cüneyt Zapsu denen biri BİM hisselerini sattı ve bu satış akabinde en büyük payı, Başbakanın 28 yaşındaki oğlu aldı.

Hani şu 26 yaşında 13 tane şirketin CEO sunu yapabilecek beceri ve kapasite(!)deki oğlu... Ve bunun diğer temelleri hükümet ile Eczacılar arasında bir ay öncesinde yaklaşık 2000 kalem ilaç üzerinde fiyat anlaşmazlığı yüzünden çıkan sonuçta atıldı.

Mahalle bakkalları da teker teker kapatılıyor. Vergi indirimi, kredi, af, yoook onlara.

Ve ne diyelim, tezgâh böyle hazırlanır. Vatana millete hayırlı uğurlu olsun.

Şimdi biliyorsunuz değil mi(?), BİM’e verdiğin her kuruş, Erdoğan ailesinin cebine giriyor.

Hiç yorum yok: