29 Mayıs 2012 Salı

Bu fotoğrafa iyi bak Halil Berktay

1 Mayıs tartışmaları devam ediyor. Bu çerçevede FKBC olarak takipçilerimiz bilir ki, "Kanlı 1 Mayıs '77 katliamına" ilişkin yazılara yer vermiştik. Tartışmayı noktalamak adına önemli bulduğumuz iki yazıya yer vereceğiz bunlardan biri Gazeteport yazarı Yavuz Semerci'nin yayınladığı fotoğraf ve diğer taraftan da G. Altınoğlu’nun kaleme aldığı1 Mayıs 1977 tartışması: Aydınlıkçılık, liberalizm ve devrim” başlıklı yazısı... Biliniyor ki, Halil Berktay’ın ortaya atmış olduğu 1 Mayıs 1977 katliamını unutturmamak derdimiz. Gerici cenahın Türkiye Devrimci Hareketi’ne yüklemek istediği bu gerici ve mantık dışı suçlamayı özellikle AKP ve Taraf gazetesi üzerinden sosyalist sola yüklemek isteyen ve sosyalist solda kafa bulanıklığı yaratmak isteyenlere cevap niteliğindedir. Örneğin Gazeteport yazarı Yavuz Semerci'nin yayınladığı fotoğraf, Halil Berktay'ın 1 Mayıs 1977 katliamını solun üzerine yıkma çabalarına ağır bir darbe daha vuruyor. Semerci bu fotoğraf ve yazısının 1 Mayıs tartışmalarını sona erdireceğini iddia etti. İşte o yazı:

TARTIŞMALARA SON VERECEK BİR FOTOĞRAF
Kardeşim Levent Semerci, Eskişehir’de “Ayhan Hanım” isminde bir film çekiyor. Annemizin hikayesi, 12 Eylül döneminin dramını çok derinden yaşayan annemizin gözünden o günleri anlatan bir film. Vahide Gördüm’ün rahatsızlığından ötürü çekimleri durmuştu. Şimdi tekrar başladı.

Evimizde 1 Mayıs 1977 özel bir gündü. Ben ve ağabeylerim meydandaydık. Annem ve Levent evde her an gelmesi muhtemel ölüm haberimizi bekliyordu. O günlerin hikayesini yazmıştım. Ayhan Hanım filminde de evdeki ölüm bekleyişi önemli bir sahne olarak yer alıyor. Levent, filmde 1 Mayıs 1977’yi de çekeceğinden konuyu derinlemesine araştırdı.

Eskişehir’e gittiğimde bana bir fotoğraf gösterdi. Çekim hazırlıkları için duvarlarda asılı o güne ait yüzlerce fotoğraf içinde sayfada gördünüz ilgimi çekti. Bunu kamuoyu ile paylaşalım istedim.

Levent emin değildi. Ama şu sıralar 1 Mayıs katliamıyla ilgili yorumlardan rahatsız olduğunu, orada hayatını kaybeden insanlara saygısızlık yapıldığına da inanıyordu. Ağabeylik inisiyatifimi kullanarak fotoğrafı kendisinden aldım. Üzerinde film çekimi için yazılmış bazı notlar var. Herkesin solu eleştirmeyi marifet sandığı bir dönemde bu fotoğrafı yayınlamanın iyi olacağını düşündüm.

Büyük olasılıkla 1 Mayıs 1977’de neler olduğunu kimse bilemeyecek. Çünkü ortada hiç bir kanıt yok. Bu bile bu işin ne kadar akıllıca yapıldığının delili. 12 Eylül’e neden gösterilen MSP Konya mitinginde şeriat isteriz pankartı açanların asla bulunamaması gibi.

Ama bu fotoğraf bile tek başına Kazancı Yokuşu’nda hayatını kaybeden 28 kişinin neden öldüğünü gösteriyor. Halil Berktay’ın iddialarının aksine Kazancı Yokuşu’nda ezilerek ölenlerin sorumlusunun birbiriyle çatışan solcu gruplar olmadığını, insanların o yöne sürüldüğünü gün yüzüne çıkaran bir fotoğraf.


Fotoğrafta üç panzer var. İkisi açık bir şekilde gözüküyor. Üçüncüsü de (gösteri kamyonunun arkasında kaldığı için görülmüyor) insanların üzerine tazyikli su sıkıyor. Çatışmanın ilk dakikaları, çünkü fotoda göründüğü gibi Pamuk eczanesinin camları kırılmamış. Üç panzerde kalabalığın üzerine gidiyor ve panik halinde kaçmaya çalışan gençler ve işçiler tek kaçış yolu olan Kazancı’ya yöneliyorlar. Bir kadın da panzerin ezmesi sonucu o zaman ki otobüs duraklarının önünde ölüyor. Fotoğraftaki en soldaki panzerin geliş yönü de o taraf. Belki de o kadını ezdikten sonra Kazancı’ya yöneliyor. Bu arada iki gösterici de o bölgede kurşun yarası olarak ölüyor. Onların da panzerlerden açılan ateş sonucu hayatını kaybettiğini düşünmemek elde değil. Bu fotoğrafta da gördüğüm diğer fotoğraflarda da birbiri ile çatışan sol gruplar göremiyorum, herkes panik halinde panzerlerden ve ateşten kaçmaya çalışıyor.

Bence Berktay elinde kanıt olmadan o dönemin devrimcilerine saldırmamalıydı. Elbette sol içi çatışma vardı, ama o dönem hiçbir sol hareketin kitlenin üzerine ateş açtığına inanmıyorum. Bu fotoğrafın bana anlattığı, bu panzerler böyle agresif olmasaydı ve dönemin emniyet yetkilileri dikkatli davransaydı bu kadar çok ölüm olmayacaktı. Ve bugün bir katliamdan bahsetmeyecektik…

Yavuz Semerci/Gazeteport

Hiç yorum yok: