26 Haziran 2012 Salı

SP: AKP hükümeti artık içerde ve dışarıda bir savaş hükümetidir

AKP Hükümeti bir yandan Kürt halkına karşı sürdürülen sömürge savaşını, Kürt halkının politik öznelerini tasfiye amaçlı olarak derinleştirirken, diğer yandan emperyalist güçlerin Türkiye'ye bölgede biçtikleri misyonun bir gereği olarak Türkiye'yi hızla bölgesel bir savaşa doğru sürüklemektedir. Suriye tarafından düşürülen uçak krizi, AKP hükümetinin bir yıldır izlediği Suriye politikasından ayrı değerlendirilemez.

Böylesi bir siyasal atmosferde cephe gerisinin izlenen savaş politikalarına uyarlanması zaruridir ve bugün AKP hükümeti de bunu yapmaktadır. Toplum bütün kesimleri ve hücreleriyle savaş için milliyetçi hamasetin esiri haline getirilmeye çalışılırken, izlenen bu savaş politikalarına rıza göstermeyen sosyalistleri ve demokratları ise polis ve özel yetkili savcı komplolarıyla sindirmeye çalışmaktadır.

Son birkaç gündür yaşanan gelişmeler bunun bir göstergesidir. “MLKP operasyonu” adı altında  ESP Genel Başkan Danışmanı, Atılım Gazetesi Yayın Yönetmeni ve Halkların Demokratik Kongresi Yürütme Kurulu üyesi İbrahim Çiçek ve  ESP Genel Başkan Danışmanı ve HDK Anayasa Komisyonu üyesi Ziya Ulusoy'un da aralarında bulunduğu 9 ESP'li böyle bir komplo sonucu gözaltına alındı ve çıkarıldıkları mahkemede 6 ESP'li tutuklandı.

Kürt Halkının özgürlük mücadelesini tasfiye amaçlı başlatılan “Kürt açılımı”nın bu gün geldiği nokta, silahlı silahsız, özgürlük hareketinin bütün birimlerini imha hedefli operasyonlardır. Nitekim 25.06.2012 günü sabahı Ankara, Diyarbakır, İstanbul, Ağrı, Bitlis, Siirt, Adana, Mersin ve Eskişehir’de “PKK - KCK Türkiye Meclisi Demokratik Emek Platformu” üyesi olmak gerekçesiyle KESK merkezi ve bağlı sendikalara yapılan polis operasyon da bu amaçla yapılan operasyonlardan birisidir. Aralarında KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Tüm Bel-Sen Genel Sekreteri İzzettin Alpergin, Tüm Bel-Sen yöneticisi Yılmaz Yıldırımcı, SES Genel Sekreteri Sıddık Akın, Eğitim Sen Kadın Sekreteri Sakine Eryılmaz’ın da bulunduğu 71 kişi bu operasyonla gözaltına alındılar.             

Artık her sabah uyandığımızda, "bugün nerelerde ve hangi kesimlere yönelik KCK operasyonu yapılmış olabilir?" sorusunu sorarak uyanıyoruz. Bilmem kaçıncısı yapılan uyduruk KCK operasyonlarıyla neredeyse dışarıda seçilmiş BDP'li belediye başkanı, parti yöneticisi, sendika ve kitle örgütü temsilcisi bırakmadılar. Ancak mücadele ile kendiliğinden bir halk olma durumundan çoktan çıkarak kendisi için bir halk olma durumuna gelen Kürt halkı, bütün bu sindirme, baskı ve etkisizleştirme saldırılarına karşı  kazanımlarını savunmaya devam ediyor.

İşçilerin Sosyalist Partisi olarak, uyduruk gerekçelerle gerçekleştirilen Kürt siyasetçilerini ve kitle örgütü temsilcilerini etkisizleştirme operasyonlarını, AKP hükümetinin içerde ve dışarda sürdürme kararlılığında olduğu savaş politikası için itaatkâr ve sessiz bir toplum yaratma amacıyla  sosyalistlere ve demokratik çevrelere yönelik tüm saldırıları protesto ediyoruz.

Bu vesileyle Kürt sorununun demokratik siyasal çözümünden yana olan ve eşitlik zemininde kardeşçe yaşanacak bir coğrafya özlemini yüreklerinde taşımaya devam eden, AKP'nin savaş politikalarının bu coğrafyanın halklarının geleceğini karartacağını düşünen herkesi, AKP hükümetine tavır almaya çağırıyoruz! Çünkü: AKP hükümetinin “ileri demokrasisi”, ezilenlere baskı ve saldırı demokrasisidir.

AKP hükümeti artık içerde ve dışarıda bir savaş hükümetidir.
Sosyalist Parti Genel Başkanı
Mustafa Kahya

Hiç yorum yok: