10 Temmuz 2012 Salı

FKBC: 'Sosyalizm için. .'

Faşizme Karşı Birleşik Cephe (FKBC) olarak bu isimle ve bu adın vermiş olduğu ağırlık ve de inisiyatifiyle yola çıkmamız üzerinden tam olarak 3-4 yıl gibi bir zaman geçti, keza Facebook'ta da 'İmamın Ordusu' tarafından ve öncesinden faşistler tarafından sayfaları kapatılan bir grup olarak sevgili Ahmet Şık’ın da söylediği gibi “Dokunmaya” devam ediyoruz… Dokundukça da yakmaya çalışıyorlar, tıpkı 19 yıl önce Sivas’ta olduğu gibi, tıpkı dün Uludere’de yaşananlar gibi...

Malumunuzdur, bilmeyenler olabilir, reelde tanıdığımız birçok kişiyle birlikte AKP’nin ‘İleri Demokrasisi’nden cevabını almaya devam ediyor demokratik kitle örgütleri. Yoldaşlarımız belki Ergenekon, KCK davaları gibi ne i-düğü belirsiz davalar yerine değil de, Devrimci Karargâh Örgütü davası üzerinden tutuklu bulunuyor, işin ilginç tarafı her şey şuan hallaç pamuğu gibi, sarmaş dolaş. İtlerle, köpekleri ayırmayı bi’tarafa bırakın, her gün yeni izler, yeni ayak adımları geçiyor deyim yerindeyse sosyalist solun üzerinden, solun seçeresi bile okunamaz duruma geldi.

İşte tam da burada ismimiz anlam kazanıp, önem taşıyor: Faşizme Karşı Birleşik Cephe olarak…

Karar verdik: Türkiye'de mücadelenin hakkını vermek için caba sarf edeceğiz. . Mücadele içinde bakmamız gereken yeri göstermeye çalışacağız: o yerler yine malumdur, teoriden çok pratikliktir, reeldir.

Bundan dolayı dayanışma içinde olduğumuz (aslında destek sunduğumuz birçok yer var), bunun içinde sevgili RedHack ailesi var, RED Dergisi var, Devrimci Halkın Birliği dergisi var, Yurt Gazetesi, Aydınlık, BirGün ve Evrensel gazeteleriyle birlikte Bilim ve Gelecek Dergisi ve Ötekiler var, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan çizgisini kendine yer etmiş, Mahir Çayan geleneğiyle birlikte ve de İbrahim Kaypakkaya güzergâhını kendine yol etmişler var… Stalinistler, Troçkistler var. Büyük ve eşsiz Che Guevara var komutan olarak. Öyle ki bu işin öncesi var, öncesinde Anadolu topraklarında Deniz ve yoldaşlarını, Kızıldere’de birer manifesto haline getirten Mahir’in ve Kızıldere şehitlerinin çizgisinin yanına, İbrahim Kaypakkaya’ya ile birlikte Haki Karer ve Mazlum Doğan yoldaşları koymak gibi bir heyecan taşıyoruz…

Bir kez daha anıyoruz!

Anıları bizlere ışık olsun: var olsunlar. .

Bundandır ki, FKBC’nin kuruluş amacı: ışıksız kalmamak için ve yapılması gerekeni, kalabalıkların ve örgütlülerin yoluna ışık tutan kızıl yıldızın yolunun tutmaktadır, tıpkı bir çoban gibi, sürüden ayrılmışlara yol göstertmek, mücadeleyi hakim kılmaktır.. Bilinsin istiyoruz: Türkiye’de solu – sosyalizmi şekillendirecek FKBC’ye o heyecanı taşıyacak halk kitleleri var, yalnız bu CHP solculuğu değildir, belki de en sönük çizgidir CHP solculuğu…

O yüzden bizim FKBC olarak söz ettiğimiz sol, iktidarı eline alan, AKP gibi yarım çeyrek asırdır tarihinde görülmemiş: İslamcı ve faşist bir partiyi, ağababalarıyla beraber tarihin çöplüğüne götürmeye söz verenlere olsun, söz verenler gelsin! Yer alsınlar, yer alın!...

Hazır olun, aydınlatmak zorundayız. Bunun için de toplumun her köşesinde var olmak, hareket etmek için, kalabalıkların önüne geçmek göreviyle başbaşayız.

Şunu diyoruz: yayılmak zorundayız!’

Ne için(?) elbette sosyalizm için!

Toplumsal direncin ve hareketin parçası olmak adına, ideolojik mevzilenmemizi kalabalıklarla bütünleştirmek zorundayız. . Sosyalizm için. .
Bilinç/Lenin!
Örgüt/Lenin!
Sosyalizm kazanacak!

Hiç yorum yok: