26 Temmuz 2012 Perşembe

Onurumuzsun!

Yoldaşlarının Ayçe İdil için yazığı şiir:

"ayçe hiçbir uykudan sensiz düşlerle kalkmadı ülkem.
bundandır tenimizin yanık ete benzer esmerliği

ayçe çiçek ismi olabilir asi ve halklar renginin

en güzelinden.

ayçe bir su olabilir, akışı suyun.
sessiz, ferah, durgun yüzü berrak.
az sonra kayalıklardan çağlayacak olan
köpük köpük bir su

ayçe bir renk olabilir.
milyonlarca çiçeğe konmuş kelebeğin gökkuşağının,
köylü kızlarının gergeflerinde cıvıldaşan beyazın,
kırmızının tonu.

ayçe bir ulusun dili olabilir, bütün dünya lehçelerinde
direnç demek mesela, belki yalınca
kavga

ayçe gece yarılarında
suskunlukta kan içinde uyandırılan halkımın
boğum boğum terleyen sabır yumrukları.

o yumrukların dövmesi,
tanrıların mermer direkleri ile ihtişam saçan,
bir o kadar korkak şarlatan kulelerini.

halk bıçağının kesmesi gırtlaklarını vatan satanların.

ayçe bir koku olabilir,
sıcacık tüten bir çorba buğusundaki nane,
yağmur sonrası toprak örneğin.

ayçe bir kitabın adı darağacından notları fucik'in.

direnme savaşı, şiir kitabı, destan bedreddin, baba ishak.

ayçe henüz yazılmamış bütün kitapların ortak teması.

ayçe bir türkü olabilir.

evladı kaybolmuş analara ait halk türküsü.

"belimizde kılıncımız kirmanı hey!" deyiveren coşkulu,
cesur.

ayçe bir tablo, guernicası picasso'nun,
fotoğraf da olabilir.

yoksul kara afrika'nın aç gezen milyonlarının
bembeyaz dişleriyle gülümseyişleri bize.

ayçe bebeğini emziren bir annenin masumiyeti.

gecekondusunda elinde ekmek,
cebinde şekerlemelerle dönen bir işçinin heyecanı,
bekleşen çocukların afacanlığı,
evin kadınının sevecenliği,
bacalarında tüten dumanın neşesi.

ayçe bir düş, çöplüklerden ekmek toplayan,
köprü altlarında sabahlayan sokak çocuklarının.

ve istasyon banklarında ayaz bir geceyi geçirecek olanın
memleket düşü…”
Ayçe İdil Erkmen: 26 Temmuz 1996’da direnişinin 68. gününde dünyanın ilk kadın ölüm orucu şehidi olarak ölümsüzleşti. Unutmadık siper yoldaşımızı...

Hiç yorum yok: