24 Eylül 2012 Pazartesi

BDSP: 'Baskıya, inkara, asimilasyona karşı...'

Eşitlik ve özgürlük için 7 Ekim'de Ankara'ya!
Emperyalizmin güdümünde Suriye’ye yönelik savaş hazırlığında olan AKP hükümeti, içerdeki toplumsal muhalefeti ezmek için saldırılarını gün be gün tırmandırıyor. Saldırılar karşısında sesiz kalmayan, hak talep eden, direnen tüm muhalif kesimler ise azgın devlet terörüne maruz kalıyor. Bu faşist baskı ve terörün b
ir ayağını da Alevilere yönelik saldırılar oluşturuyor.

Yıllardır sermaye devleti tarafından baskı ve asimilasyona maruz kalan Aleviler, Çorum'da, Maraş'ta Sivas'ta olduğu gibi kitlesel katlamlarla sindirilmeye çalışıldı, inançları ve değerleri aşağılandı. Bu aynı politika bugün de AKP gericiliği tarafından sürdürülüyor. Alevi emekçilerin evleri işaretleniyor, kurumları kundaklanıp yakılıyor. Alevileri hedef alan saldırılarda devletin gizli güçleri saldırıların tertipleyicisi, başta dinci parti olmak üzere açık güçleri ise saldırıların seyircisi veya aktif bileşeni olarak rol oynuyorlar.

Kardeşler!
Sermaye devleti kuruluşundan itibaren, bütün ezilen halklara ve inançlara baskı, inkâr ve asimilasyon politikaları ile yaklaşarak onları yok saymış, inkar ve asimilasyon politikaları ile Kürtler, Aleviler ve bu topraklarda yaşayan başka halklar dillerinden ve inançlarından zorla kopartılmaya çalışmıştır. Bu politikanın sonucu olarak faşist baskılar devreye sokulmuş kimliğine, kültürüne, değerlerine sahip çıkan ve haklarını talep edenler baskı altına alınarak sindirilmeye ve susturulmaya çalışılmıştır. Sömürüye dayalı saltanatını sürdürmek uğruna her türlü baskıyı devreye sokmaktan çekinmeyen sermeye iktidarı son yılarda AKP ile birlikte faşist baskı ve terörü daha da tırmandırmış bulunuyor.

İşçiler, emekçiler!
Suriye halklarını diktatörlükten kurtarma iddiasında olan emperyalistler kendi gerici çıkarlarının hesaplarını yapıyorlar ve Suriye’yi kan gölüne çeviriyorlar. Dün Libya haklını sözde diktatörlükten kurtarma bahanesi ile Libya’yı talan edip yağmalayanlar bugün aynı iğrenç planlarını Suriye için devreye sokmuş bulunuyorlar. Bu süreçte Türk sermaye devleti de AKP hükümeti eliyle ABD adına en önden tetikçiliğe soyunuyor.

Emperyalistlere hizmette kusur etmeyen AKP hükümeti öte taraftan işçi ve emekçilere yönelik saldırılarına da ara vermiyor. Son olarak 4+4+4 uygulamasıyla eğitimin ticarileşmesinde yeni bir adım daha atan AKP iktidarı bununla birlikte bütün bir geleceğimizi karanlığa mahkum etmek istiyor.

Kardeşler!
AKP hükümeti bu kirli politikaları ve yıkım saldırılarını sorunsuzca hayata geçirmek için işçi ve emekçileri kendi içerisinde ayrıştırma ve düşmanlaştırma politikası izliyor. Bu doğrultuda etnik ve meshepsel ayrımları kaşıyor. Açıktır ki sermaye devleti, bu politikaları işçileri, emekçileri bölerek daha rahat bir şekilde sömürmek için uyguluyor.

Sermaye devletinin yaratmaya çalıştığı Türk-Kürt, Sünni-Alevi kutuplaşmasına karşı biz emekçiler, aynı sorunları yaşadığımız kardeşlerimizle bu ırkçı-faşist kudurganlığın karşısında yer almalıyız. Bizler bu aldatmaca karşısında “ İşçilerin birliği, halkların kardeşliği!” şiarını yükselterek, sermaye devletinin hesaplarını ve oyunlarını boşa çıkarmalım. Yaratılmak istenilen her türlü etnik-mezhepsel çatışmanın karşısında birleştirici olan sosyalizm mücadelesini büyütelim. Baskıya, asimilasyona ve inkara karşı emperyalist savaş ve faşist saldırganlığa karşı insanca bir yaşam, eşit ve özgür bir gelecek için 7 Ekimde Ankara da alanları dolduralım.
Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu

Hiç yorum yok: