12 Kasım 2012 Pazartesi

Devrimci tutsakların talepleri için Devrimci Halkın Birliği okurları 2 günlük ‘Açlık Grevi’nde

Değerli dostlar, yoldaşlar,
Bu ülkenin her yanı zülüm ve açlık kokuyor! İçeride özgürleşmek ve özgürleştirmek için binlerce Kürt yurtsever tutsak 12 Eylül’de bedenlerini açlığın koynuna yatırdılar. Kürt halkının direnişinin boyutlanması ve serhildanların yaşanması, faşist diktatörlüğü daha saldırgan bir konuma itti. Kürt direnişinin ezilip bastırılması için her yolu deneyen faşist AKP-Gülen yönetimi bir yandan PKK önderi Öcalan'a tecrit izolasyon politikası uygularken, öte yandan Kürt halkının anadilde eğitim ve Kürtçe savunma gibi temel demokratik haklarının tanınması ve Kürt ulusunun haklı ve meşru demokratik istemlerinin karşılanması için, Kürt yurtsever tutsaklar zindanlarda bedenlerini ölüme yatırdılar. İşçiler, emekçiler baskı ve zulümle toplum her alanda terbiye edilmeye çalışılıyor. Şimdi zindanlarda yükselen devrimci sese ses olma zamanıdır! Onlar içerden haykırıyorlar “ Ya özgürlük taleplerimizi alacağız ya da ölümün koynunda bitecek açlığımız!”

Roboski ölüleri dirildiler ülkenin 66 cezaevine isyan olup, çığlık olup özgürlük taleplerini haykırmak için bedenlerini ölüme yatırdılar. 34 can dirilip bugün on binlerce özgür tutsakta vücut bularak haykırıyorlar özgürlük taleplerini. Hani hepinizin öyle ya da böyle gözünüze çarpan bir reklam vardır ya kız çocuklarını okula göndermek için -altına/arkasında binlerce kirli iş dönen bir reklam… Öğrencilerin isimleri okunur ve bir yoklama misali “burada” derler teker teker…

Şimdi 66 cezaevinde bedenlerini süresiz ve dönüşümsüz olarak açlığa yatıran binlerce Kürt yurtsever tutsaklar, biz buraya dönmeye değil ölmeye geldik diyen Mahir'lerin, Bir namusumuz bir kez ölüyoruz sizler ise namussuzluğunuzla her gün ölüyorsunuz" diye haykıran Deniz Gezmiş’lerin, ser verip sır vermeyen İbrahim'lerin, Mazlum'ların, Kemal Pir'lerin, bu ölümü hiçe sayan direniş geleneğinden aldıkları bayrağı şimdi haklı ve meşru özgürlük talepleri için daha da yukarıya taşıyorlar/kaldırıyorlar.

Çünkü ölümü yendiler bir kere, ölümü hiçe saydılar devrimciler ve özgürlük tutsakları… Taleplerinin kabul edilmediği bir ortamda yaşamak istemediklerini, yaşayamayacaklarını ve taleplerini o ölümü ayaklar altına alan “insanlık onuru”yla bir ettiler.

Bugün direniş 62’ci gününde! Görmemekte ısrar edenlerin gözlerine sokmak, duymamakta ısrar edenlerin kulaklarına bağırmak için elinden/elimden/elimizden gelebilecek birçok şey var.

Değerli dostlar, yoldaşlar,
Dur durak bilmeden sokağa çıkmalı ve mücadeleye sıkıca sarılmalıyız.! Eğer bu toplum insanlığına sahip çıkmak için, insanlarına sahip çıkmak için bu treni de kaçırırsa gelecek kuşaklar için artık şimdiden geç olmuş demektir.

Bugün cezaevlerinden çıkacak her ölüm haberi gelecekte senin/benim/bizim çocuklarımızın ya tabutluklarda izole edilmesine ya da daha bugünden diri diri toprağın altına konulmasına sebep olacaktır. Tıpkı 12 Eylül'dekilere sahip çıkmayanların, tıpkı 1996’ya sahip çıkmayanların, tıpkı 2000’de direnen devrimci tutsaklara sahip çıkmayanların yaptıklarını şimdi sessiz kalarak sen yapıyorsun.

Bu gelişmelerle rağmen, Türk hâkim sınıflarının kaba, inkar siyaseti tüm biçimleriyle devam etmektedir. Kürt halkı ve onun örgütlü gücü olan Kürt Ulusal Özgürlük Hareketinin mücadelesini sekteye uğratmak ve çeşitli senaryolarla, tasfiye oyunları ile dize getirme çabalarını sürdürmektedir. Faşist diktatörlüğün, en ağır biçimde uyguladığı asimilasyon ve imha politikası da yine, Kürt Ulusal Özgürlük Hareketinin mücadelesiyle başarısızlığa uğratılmıştır. Direniş sadece Kürt ulusal varlığının korunması gibi sınırlı bir sonuç doğurmamış, daha da önemlisi mücadele içerisinde, ileri düzeyde yeniden üretilerek, yeni mevzilerle atılımlar sağlanmıştır.

Yürütülen mücadele ve direnişler sorucu, faşist diktatörlüğün inkârcı, tekçi ve ırkçı politikası ve yapısı çatırdıyor. Emperyalistler ve Türk hâkim sınıfları çürüyen rejimi korumak için, tekçi politikalarına biçim vermeye çalışırken, bu coğrafyanın en dinamik gücü olan Kürt Ulusal Hareketi’ne ve önderlik ettiği Kürt halkına karşı katliam da dâhil olmak üzere her türlü saldırıyı yoğunlaştırmayı da elden bırakmıyor. Kürt halkının ve Kürt Ulusal Hareketi’nin direnişini kırma girişimiyle, Kürt halkı başta olmak üzere bütün ezilenlere boyun eğme siyaseti dayatılmaktadır. Abdullah Öcalan’a yaşatılan ağır tecrit, emperyalizm destekli faşist TC’nin amaç ve hedefini yeterince anlaşılır kılmaktadır.

Mücadelenin keskin biçimde sürdüğü cephelerden biri de zindanlardır. Ve bu cephede de PKK ve PJAK’lı tutsaklar açlık grevi eylemleriyle, sürece güç katarak mücadeleyi derinleştirmektedirler. Bizler Devrimci Halkın Birliği (DHB) okurları olarak bu direnişi selamlıyor ve her koşulda açlık grevinde olan tüm tutsakların yanında olduğumuzu belirtiyoruz.

62. güne giren, açlık grevlerinin ölümlerle ve sakatlanmalarla sonuçlanmadan bir an önce sonuçlanması için Kürt politik tutsakların taleplerinin dikkate alınması ve somut adımların bir an evvel atılması , Öcalan’a tecritin son bulması ve Kürt üzerindeki her türlü yasakların kaldırılarak Kürtçeye özgürlük tanınmalıdır

Değerli dostlar, yoldaşlar, 
Dahası, Kürt tutsakların talepleri kabul edilerek açlık grevleri sonlandırılmalıdır. Herkesi haklı ve meşru olan bu taleplerin kabul edilmesi için, tutsaklarla dayanışmaya çağırıyoruz. Onların özgürlük talepleri bugün bizim, yarın bizim evlatlarımızın özgürlük talepleridir. Durma onların seslerine bir ses de sen kat ve bulunduğun her yerde direnişe sahip çıkıp dayanışmayı yükseltelim. 

Bunun için Devrimci Halkın Birliği okurları olarak 2. günlük açlık grevine başlıyor ve Kürt direnişiyle her alanda dayanışma içinde olacağımızı bir kez daha haykırıyoruz.

Tecriti kaldırılsın ölümler durdurulsun!, Savaşa hayır barış hemen şimdi!, Ölüm değil çözüm istiyoruz!, Katil devlet hesap verecek!, İçerde dışarı da hücreleri parçala!, Devrimci tutsaklar onurumuzdur!, Anadil haktır engellenemez! Kürtçeye özgürlük, Kürt ulusuna kendi kaderini tayin hakkı, Yaşasın halkların kardeşliği, 
Anadilde eğitim ve anadilde savunma hakkı tanınsın!

Kürt siyasi tutsakların talepleri kabul edilsin!
Yaşasın devrim ve sosyalizm mücadelemiz!

Hiç yorum yok: