29 Aralık 2012 Cumartesi

TKP: Taliban’ın önünde değil talebelerin önünde eğiliyoruz

Türkiye Komünist Partisi, cesaretleri kadar akıllarıyla, ataklıkları kadar soğukkanlılıklarıyla, gerici hükümetin ve onun akılsız yalakalarının karşısında büyük sınav vermiş olan gençliğe sahip çıkacak ve onların sözünün halka ulaşması için çalışacaktır.
Sevgili halkımız,
Tayyip Erdoğan’ın sözlerine, koltuk budalası memurlarının tanıklıklarına kulak asmayın. Gücünü bilimden değil, inanç istismarından, emekten değil paradan, haklılığından değil zorbalığından alanlar yalan söylüyorlar ve zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar.
1. Tayyip Erdoğan’ın medeni bir tavır sergilediği, öğrencilerin taşkınlık yaptığı bir yalandır. Misafir olduğu okula 3000 polisle gelip, bir uyarı bile yapmadan öğrencilerin üzerine saldırmak terbiyesizliktir.
2. Başbakan ve şahitlerinin ülkemizin teknolojideki gelişmesinin gururunu yaşadığı, öğrencilerinse bunu protesto ettiği bir yalandır. Ülkemizin teknoloji alanında bağımsızlığına hizmet eden, bilimde ve teknolojide emperyalist sermayenin tasallutundan kurtulmasını sağlayan her adımda ilerici, devrimci gençlerin, mühendislerin payı vardır.
Tayyip Erdoğan, masal anlatmadan önce Göktürk – 2 projesinde çalışıp tasfiye edilmiş onlarca bilim insanından, mühendis ve teknisyenden özür dilemelidir.
3. “Bizim gençlerimizin” taştan, molotoftan, Erdoğan’ın kindar neslinin ise kitaptan, bilgisayardan anladığı gülünç bir yalandır. Önce, ODTÜ öğrencilerini protesto etmek için Beyazıt Meydanı’na beraberlerinde getirdikleri bir eşekle çıkan ve kendilerine “bizim çocuklar” diyenlere Türkçe öğretilmelidir; sonra da mizahın küçümseme ve alaya değil zekâya dayandığı… Onlar eşekçi gençlerini boşuna parlatmasınlar. Kitap kurdu gençleriyle gurur duyacak olan bu ülkenin komünistleridir, kindar nesil imalatçıları değil.
4. Onların eğitimi, bilimi temsil ettikleri, bizimkilerin haytalıktan ve tembellikten başka bir şey bilmedikleri ise kuyruklu yalandır. Erdoğan yandaşı, iki kelimeyi bir araya getiremeyen zübük rektörler eğitimli, ODTÜ’nün fikirleri ve kalemleri keskin gençleri tembel ve haylaz öyle mi! Buna inanmayın.
5. Son olarak Tayyip Erdoğan’ın diline dolanan molotof kokteyllerine gelelim. 12 Aralık günü çekilen görüntülerin hiçbirinde molotof kokteyli atan gençlere rastlanmamaktadır. Peki, Başbakan nasıl bu kadar kendisinden emin konuşuyor, nasıl oluyor da “sırt çantasında molotoflarla okula girenlerden” söz ediyor?
Belli ki polis müdürleri kendisine garanti vermiştir: “Ajan provokatörlerimizi sırt çantalarında molotoflarla öğrenci eyleminin içine soktuk, merak etmeyin” demişlerdir. Ve belli ki Mahir Kaynak’ın soyundan gelen ajan provokatörler bu sefer provokasyonları için fırsat bulamamış, başbakanlarını ofsayta düşürmüşlerdir.
Velhasıl, “yine kitapları, türküleri ve bayraklarıyla gelen” üniversite gençleri bu ülkenin geleceğidir. “Başbakanıma yaranayım” kaygısıyla ortaokul kompozisyonu ayarında açıklamalar yazan zübük rektörler, sivil polisler eşliğinde üniversitelerde satır sallayıp, lacivert ceket giyerek “medeni” görüntü kazandığını sanan küçük faşistler, ikiyüzlü, koltuk düşkünü dönek memur rektörler ise bu ülkenin utancıdır.
Gelecek bizim, utanç onların.
Pırıl pırıl, kitap kurdu, yürekli gençler bizim; kindar ve korkak şakirtler onların…
Gençlerimize sahip çıkıyoruz, onların yürekli ve akılcı çıkışları karşısında eğiliyoruz.
Ey halkımız!
Siz de Taliban’ın önünde eğilenlere değil, boyun eğmeyen talebe gençlerinize sahip çıkınız.
TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ
MERKEZ KOMİTE

Hiç yorum yok: