22 Ocak 2013 Salı

RedHack: Sanal ortamdan gerçek gündem - Murat Dural

İnternetin fenomeni, Robin Hood’u, V for Vendetta’sı, halk kahramanı, hacktivistler, devrimciler… Suavi onlar için marş yaptı, 15 Şubat tarihinde Red! İsimli bir belgesel vizyona girecek, tweetleri bol bol retweetleniyor, Facebook’ta haberleri-belgeleri paylaşılıyor, sözlüklerde yazılıyor, çiziliyor, hayranları artıyor… Ve RedHack sözcüsü bir radyo röportajında bu desteğe çok teşekkür etmekle beraber ekliyor:

“Bu desteğin ötesinde destek bekliyoruz. Popülarite bizim kişisel olarak hiçbir işimize yaramıyor ve biz bunu istemiyoruz zaten. Bizler Robin Hood değiliz. Bizler kahraman hiç değiliz. Bizler sadece insanların daha iyi yaşayabilecekleri, insan onuruna yakışır şekilde devam edebilecekleri bir hayatın test edilmesi için sadece neferiz. Sadece birer nefer. Aynı durakta dolmuş beklesek bizi tanırlar. Bizim istediğimiz sadece bir parça daha bilinç ve direnç.”

En genel ve yüzeysel Wikipedia bilgisiyle Redhack (Kızıl Hackerlar, Kızıl Hackerlar Birliği), 1997 yılında kurulan, kendilerini marksist ve sosyalist olarak tanımlayan hacker grubu. Şubat 2012′de Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün internet sitesini çökerterek adlarını duyuran grup aynı zamanda Türkiye genelinde yaklaşık 350′ye yakın emniyet müdürlüğü sitesini geçici bir süreliğine çalışamaz hale getirdi. Grubun çekirdek kadrosunu oluşturan üye sayısı 12. (Nisan 2012′deki röportajlarına göre) Kendilerini yakalatmayan şeyin onurları olduğunu ve kendilerine önder olarak Şirin Baba’yı aldıklarını söylüyorlar.  Emniyet Müdürlüğünü, İçişleri Bakanlığını, Dışişleri Bakanlığını, TSK’yı, ÖSYM’yi, AKP’yi, Diyanet İşleri’ni ve son olarak da YÖK’ü hacklediler.

YÖK sitesini, ebys.yok.gov.tr’yi hacklemeleri ülke çapında gündem yarattı. 60bin belgeyi ele geçirdiklerini duyurdular. ODTÜ direnişi gündeminin ilerleyen günlerinde, direnen üniversiteye bir kanal daha açtılar. Ele geçirdikleri belgelerden; harçlarla alınan makam arabalarını, sahte diplomaları, ihale fesatlarını, temizlik malzemelerinden kazanılan fazladan milyonlarca lira parayı, yurt yapılacak yere AVM yapıldığını öğrendik. Basın ilgisizliğine rağmen sarsıcı etkileri oldu. Son olarak 18 Ocak’ta kendisini ilk Türk hacker olarak tanıtan Tamer Şahin’in iddiaları yer aldı basında. Şahin örgütün; yurt dışındaki aşırı sol örgütler tarafından yönlendirildiğini, PKK’yla organik bağı olduğunu ve devleti halkın gözünde küçük düşürmeye çalıştığını ileri sürmüş. Hızını alamayan Şahin; 60 ülkenin gizli bilgilerinin 5 yıldır virüsler aracılığıyla ele geçirildiğini ifade ederek uluslararası bir internet virüsü şebekesinin resmi kaynaklara saldırıp bilgileri Çin merkezine ilettiğini söyledi ve RedHack’in de içlerinde olduğunu ima etti. Yandaş hacker, alışılan genel AKP politikasından bir örnek vermiş oldu: “Terörist Çin’de de olsa arayınız.” Yani genel bir kıyılaştırma, köşeleştirme, uçlaştırma açıklaması. Haberde Şahin’in başarılarına dair kesin bir bilgi yok. Daha çok yalan üzerine kurulmuş eksik bir Tamer Şahin halkla ilişkiler çalışması gibi.

Finaller zamanı üniversitelilere ders notlarını okutmayı bırakıp rektörlerin ve üniversitelerin yolsuzluk belgelerini okutan RedHack’in son eyleminden sonra, tiyatrolardan dizilere kadar her konuda içi boş söylemlerde bulunma başarısındaki Tayyip Erdoğan, RedHack hakkında açıklama yapamadı. YÖK başkanı Gökhan Çetinsaya -sanki ODTÜ öğrencilerine ve öğretim görevlilerine alenen soruşturma talimatı kendilerine verilmemiş gibi- soruşturmaların gizliliği açısından belgeleri açıklayamadıklarını belirtti. Belgelerin ‘gizli’ olmasından dolayı haber yapan gazetecilere işlem başlatılacağı tehditi yapıldı. Dahası iddialara dair karşı kanıt sunamayan rektörler, absürt ve içi boş yalanlamalar yaptı, yemekhanesine yüzde 85 zam yapan İÜ rektörü Söylet, 1milyon 537 bin liralık muhasebe kayıtları hakkında konuşamadı. Sonra devreye kolpa hacker Tamer Şahin girmiş oldu.

Demokratik süslemeli toplumlarda seçime ve seçim mitinglerine katılmak dışında demokratik protesto kanallarının da halka açık olması gereklidir. Demokrasi süsünün de çok parlatamadığı krizli kapitalist yönetimlerde ise, toplum içerisine kanallar halinde yayılmış olan gizli faşizm, sık sık şiddet aygıtı olarak açığa çıkar ve protestoları hak olmaktan çıkarır.  Demokrasinin denetim mekanizmalarından biri olması gereken medya, susturucu işlevi görür -ki liberal kuramlara göre meyda 4. kuvvettir ve halkı bilgilendirmekte yükümlüdür. Büyük ustalık döneminde gazetecileri alenen hedef gösteren ve internetteki iletilere dahi dava açan bir ortamda böylesi bir görev, gerçekleştirilmesi mucizeleşen bir durum olur.  Bizzat Tayyipçe itiraf edilen gündem değiştirme  politikalarına rağmen RedHack; merkezi kurumlardaki oyunların küçük bir parçasını ortaya koyarken kendi gündemini yaratan eylemleri ile, -hackerlığın Türkçe çevirisi ‘kırıcılık’ gibi- yenilmez iktidar algısında da kırılma yarattı. Gerçeklikten sanal gündemler çıkararak gerçeği örtbas edenlere karşı sanaldan gerçek gündemler çıkararak gerçeği su yüzüne çıkardı.

Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nde akademisyenlik yapan Yar. Doç. Dr. Ufuk Eriş; ‘Türkiye’de kırıcı (hacker) kültürü’ isimli çalışmasında konuyu akademik bir temele oturtuyor. Eriş, hackerlığı üç temelde inceliyor: Kurumlarla beraber çalışan, problem çözme odaklı ‘üstat’ hackerlar; yaptıkları suç olarak nitelenen ‘yasadışı’ hackerlık yapan korsanlar ve de toplumsal bir amaçları olan hacktivistler. Eriş; iletişim teknolojileri sayesinde Zapatistaların yerel bir direnişten dünya çapında gündem oluşturmalarını ve küreselleşme karşıtı hareketlerde internetin rolünden bahsederken kırıcıları, iktidar-bilgi ilişkisini yeniden yapılandıran rolleriyle de ele alıyor. Bianet.org’a yaptığı bir açıklamada Eriş RedHack’in yaptıklarını şöyle özetliyor: “Bir monolit üstünde küçük bir çatlak yaratmak, hayatın başka türlü de olabileceğini kısa bir an için de olsa insanlara göstermek.” Eriş, Redhack’in eylemlerinin yeni toplumsal hareketler kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve bu grupların amacının egemenlerin iktidarının kırılmaz olmadığını insanlara göstermek olduğunu belirtiyor.

RedHack, aynı zamanda, iktidarın sürekli kurmak zorunda olduğu hegemonyasını parçalayan, karşı-hegemonik hatta karşı ‘hackemonik’ bir mücadele veren örgütlenmedir. Arkasında gizlenecek bir gerçeğin de var olmadığı ‘simülasyon’a rağmen sanal alanda gerçeği arayan bir örgüttür. RedHack aynı zamanda, Mahir Çayan’ın ortaya koyduğu mücadeleyi, suni dengeyi kırılganlaştıran öncü mücadeleyi veren bir örgüt olarak değerlendirilmeli. RedHack’in yaptığı, suni dengeyi sağlayan, merkeziyetçi devletin bilgi tekelini güç olarak kullanmasını ve yenilmez devlet algısını yaymasını engellemektir. RedHack; aynı zamanda, hackerlığı, devletin koruyucu hackerlarından ve faşistlerden alan devrimci bir örgüttür. Politik, akademik, güncel anlamlarıyla incelenmesi; ama putlaştırılmadan ya da fetişleştirilmeden örnek alınması gereken örgüttür. Sosyal portallarda var olan RedHack’in, haklarında çıkan son haberi Tamer Şahin’in açıklamaları ile ilgili twitter’da dolaşan yorumlarla yazımızı bitirelim:

-RedHack Bir ezik (T.Şahin) daha sayenizde iş güç sahibi oldu ya helal olsun, emniyete,bilgisayar açma kapama,fişe takma dersleri veriyor.

-Günlerdir RedHack’ in açıkladığı belgelerin haberlerini yapıyorum. Bu adamlar terörist diyenin twitter kuşu kadar aklı yoktur.

-RedHack ‘in yaptığı teröristlikse, hemen 2-4 yıllık terörist bölümleri açmak lazım ünilerde.

-LamerSahin kendine “turkiyenin ilk hackeri” diyormus, demek “ilk hacker” olmak icin “ilk” eylemde yakalanmak gerekiyormus. ;) Lame sux.

-millliyetdeki RedHack haberi t.şahin reklamı ve pi-ar kokusu yayıyor.hiç bir bilimsel veri ve bilgi içermiyor.bok kokuyor açıkçası.

-AKP basedemeyince, tetikci yollamis. Ama yolladigi tetikci keske “hack dunyasinin” AJDAR’i olmasaymis;)

-RedHack siyasi olmasaydı da, kızların face şifresini mi kırsaydı ? boş konuşma sanat gibi teknolojide halk içindir..

-Yolsuzluk yapanlar için çalışıyorum, yalakayım demiyor da ’etik hacker’ felsefesiyle hareket ediyormuş.

-RedHack ‘in ne için mucadele ettiği açıkça görülüyor.Görülmeyen tek şey Lamer Şahin’nin kimin maşası olduğudur, önce onu açıklasın…

-Grup_YORUM terorist, RedHack terorist Gazeteciler zaten terotist, eee avukatları da unutmayalım,. Askeri saymıyorum bile. Peki sen?
Murat Dural-Anadolu Üniversitesi-İletişim Bilimleri Fakültesi Kolektif Yürütme Kurulu Üyesi
(Not: Yazı blog.radikal.com.tr’de de yayımlanmıştır.)

Hiç yorum yok: