4 Şubat 2013 Pazartesi

DHKC’den açıklama: 'Obama’nın yaveri, yalanlardan medet umuyor!'

DHKP-C, Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın evlendiği gün, gelin arabasına bombalı tuzak hazırladığını açıkladı. Örgüt, Erdoğan'ın da hedefleri arasında olduğunu belirtti ve "Nihat Erim'' hatırlatması yaptı.

İşte o açıklamanın tamamı:

Obama’nın yaveri, faşizmin sefil Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, yalanlardan medet umuyor!

FAŞİST TERÖRÜNÜ YALANLARLA MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR!

18 Aralık’ta 7 ilde 97 kişinin gözaltına alınıp 55 kişinin tutuklandığı operasyon DHKP-C operasyonu değildir! Devrimci, demokrat, ilerici, aydın, sanatçı, avukat, gazeteci... Hak ve özgürlük mücadelesi veren, AKP’nin faşist terörüne boyun eğmeyen tüm kesimleri sindirme, susturma, cezalandırma operasyonudur!

Tek bir savaşçımız, bir tek illegal kadromuz yakalanmamış, tek bir illegal üssümüz deşifre olmamıştır!

Faşizm iktidarını baskı, terör, yalan ve demagojiyle ayakta tutar. AKP de yönetememe krizi büyüdükçe daha çok baskı, terör, yalan ve demagojiye başvuruyor. 18 Ocak’ta 7 ilde Yürüyüş dergisi, TAYAD, İdil Kültür Merkezi, Gençlik Federasyonu, Okmeydanı Haklar Derneği, Halkın Hukuk Bürosu, Çağdaş Hukukçular Derneği ve çok sayıda ev basılarak 97 kişinin gözaltına alınıp 55 kişinin “DHKP-C operasyonu” diye tutuklanması bunun en somut örneğidir.

Büyük bir terörle basılıp yağma talan edilerek yapılan aramalar da göstermiştir ki, bu kurumlarda örgütümüzle ilişkili yasadışı tek bir kişi, bilgi belge bulunamamıştır.

Buna rağmen başta Başbakan Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm AKP’liler, faşizmin tüm temsilcileri burjuva medya aracılığıyla ısrarla yalan söylemeye devam ediyorlar.

Başbakan Erdoğan avukatların tutuklanmasıyla ilgili açıklamasında “11 çelik kapı” yalanını sürdürerek şöyle diyor: “Bir apartman dairesinde, gecenin yarısında avukatlar toplanıp, 11 çelik kapı, orada ne iş görür? Bu çelik kapıların arkasında, ardında acaba neler yapılıyor? Bu çelik kapılar açılamıyor, bir taraftan kaynak, testerelerle açılmaya çalışılıyor, açılamayınca güvenlik nereden girebiliyorsa oradan girecek. İçerde ne isterseniz var; yakılmak istenen evrak, kimlik, sahte kimlik orada yakalanıyor. Kim bunlar? İşini iyi bilen avukatlar. Dışarıda da bakıyorsunuz bazı avukatlar, onlar da o avukatlarla ilgili 'avukatlara müdahale edilemez'. Hadi canım sende, nasıl edilemez? Eğer bunlar teröre yataklık, yandaşlık yapılıyorsa bal gibi de edilir, hukuk devletinde edilir. Avukat hakkı, hukuku savunacak, terörizmi değil”

Başbakan Erdoğan’ın ısrarla tekrarladığı bu açıklamasında doğru olan tek bir kelime yoktur.

1- Basılan tüm kurumlar; bilirkişi tutanaklarıyla 11 çelik kapı olmadığını, yaptıkları basın toplantılarında basına ve tüm halkımıza göstermişlerdir.

2- Burjuva basına sesleniyoruz: Polisin servis ettiği yalan haberleri vermekten vazgeçin. Onurlu tek bir gazeteci varsa basılan bu kurumların hangisinde 11 çelik kapı gördüklerini açıklasın. Tek bir namuslu gazeteci çıkıp “ben 11 çelik kapı gördüm” desin...

3- Yine Halkın Hukuk Bürosu’nun arama tutanaklarında ve savcılık ifadelerinde Başbakan Erdoğan’ın iddia ettiği gibi gözaltına alınıp tutuklanan avukatların 11 çelik kapı arkasında toplantı yaptıklarına dair tek bir kelime yoktur. Zavallı Başbakan Erdoğan çaresizlik içinde yalan söylemektedir. Yalaka burjuva basın da “biz 11 çelik kapı göremedik, nereden çıktı bu kapılar” diye sormayarak Erdoğan’ın yalanlarına ortak olmaktadırlar.

4- 18 Ocak’ta basılan kurumlarda, evlerde gözaltına alınan tek bir illegal insanımız yoktur! Basılan tek bir illegal üssümüz yoktur.

5- Yine Başbakan Erdoğanın söylediği ve burjuva basında da yer alan bu operasyonlarda Türkiye sorumlumuzun yakalandığı açıklaması da yalandır. Bu da Erdoğan’ın sefilliğine başka bir örnektir.

6- Gazete ve televizyonlarda çıkan bir başka yalan da Başbakan Erdoğan’a yönelik 3 kez suikast eyleminde bulunduğumuzdur. Bu yalan halkların baş düşmanı Amerikan elçiliğine yönelik feda eylemimizden sonra hezeyanla üretilmiştir. Tarihimiz boyunca bugüne kadar hiç bir eylemimizi halktan gizlemedik. Yapmadığımız hiç bir eylemi de “bizimdir” diye sahiplenmedik. Başbakan Erdoğan’a yönelik 3 kez “plan, program, girişim” halinde dahi eylemimiz olmamıştır.

Sadece bir kez 2003 yılında 122 insanımızın öldüğü F Tipi Tecrit politikalarındaki sorumluluğundan dolayı Erdoğan’ın oğlunun düğününde gelin arabasının geçeceği güzergâha bombalı tuzak hazırlığımız olmuştur. Bunun dışında ne Başbakan Erdoğan’a ilişkin ne de ailesine yönelik bir eylem hazırlığımız olmamıştır. Basında çıkan bu türden haberlerin hepsi yalandır.

Ancak şunu da belirtelim; Başbakan Erdoğan’ın halka zulmü sürdüğü sürece, devrimci demokrat ilerici kesimlere pervasızca saldırıları, gözaltı ve tutuklama terörü sürdüğü sürece hedeflerimiz arasında olacaktır.

Bu konuda, çiftçilerden işçilere, memurlardan esnaflara, gençlere, yoksul halkımıza karşı ‘efelenen’ sefil Erdoğan’a 12 Mart’ın Balyozcu Başbakan’ı Nihat Erim’in sonunu hatırlatmamız yeterlidir...

Buradan tüm AKP’li milletvekillerine de sesleniyoruz: Halka zulmetmekten vazgeçin. Devrimci, demokrat, ilerici aydın, yazar, sanatçı ve tüm muhalif kesimlere yönelik yalanlarla, iftiralarla, komplolarla terör estirmekten, gözaltına almaktan, tutuklamaktan vazgeçin. Halka karşı faşist politikaların uygulayıcısı olmayın. Amerikan işbirlikçisi AKP’den istifa edin.

Sonuç olarak bir kez daha tekrarlıyoruz; 18 Ocak’ta 7 ilde demokratik kurumlara yönelik yapılan operasyon; DHKP-C operasyonu değildir. Devrimci, demokrat, ilerici, aydın, sanatçı, gazeteci, hak ve özgürlük mücadelesi veren, AKP’nin faşizmine boyun eğemeyen kesimlerin sindirilmesi, susturulması ve cezalandırılması için yapılmış operasyondur.

Operasyona ilişkin polis kaynaklı ve bizzat AKP’liler tarafından yapılan açıklamaların hepsi faşist terörlerini meşrulaştırmak için söylenen yalanlardır.

Yalan söylemekten vazgeçin! Devrimcilere, demokratlara, ilericilere, aydınlara, sanatçılara, avukatlara saldırmaktan vazgeçin!

Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi
Şubat 2013 / Açıklama: 403

Hiç yorum yok: