19 Mart 2013 Salı

'Faşizme karşı omuz omuza!' / Hakan Gülseven

Bakmayın siz kimi palavracıların, “Askeri vesayet bitiyor,“ laflarına. TSK, 'cemaat' denen gizli teşkilatın ve AKP'nin dümen suyuna giriyor... Tüm kurumlar, ABD'den alınma icazetle iktidara gelen gerici kadronun ahmaklık seviyesine eşitleniyor. Valiler harem-selamlık uygulamaları başlatırken, rektörler hurafeci dalkavuklar arasından seçiliyor. Emniyet, Ahmet Şık'ın kitabında ortaya koyduğu üzere, polis memurlarını tek tek fişleyen Fethullahçı örgütün eline geçmiş vaziyette. Aynı örgütün yargının kritik noktalarına da yerleştiği açık...

***

Bu gelinen noktada, İstanbul Barosu Olağanüstü Genel Kurulu'nun “Faşizme karşı omuz omuza!“ sloganlarıyla başlaması çok önemlidir. Bu slogan yaşını başını almış avukatlar tarafından atılmaya başladıysa , hem memlekette faşizm tehlikesi ciddi bir ihtimal haline gelmiş demektir hem de buna karşı bir direnç potansiyeli kendini göstermektedir.

Fikriyatı ne olursa olsun, İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal, İslami soslu faşizme direneceğini beyan ederek cesaretli bir adım attı ve binlerce avukat ona destek veren imzalarıyla bir irade beyanında bulundu. Vakit Gazetesi muhabirinin provokasyon çabası bile dünkü Genel Kurul'un atmosferini bozamadı... Yargı mensuplarının bu tavrı tüm ülke için bir umut oldu...


***

Evet, Türkiye'de ağır bir 'İslami soslu' diktatörlük dönemi başladı. Öyle böyle değil. Politik alanı aşan, toplumsal yapıyı baştan başa yeniden 'dizayn etmeyi' hedefleyen karşıdevrimci bir iktidarla muhatabız. Öyle ki, sırf Başbakan istiyor diye diziler bitiriliyor, kimi dizilerin senaryoları, iktidarın hoşuna gitsin diye dualarla süsleniyor... 'İslami soslu' avanta diktatörlüğünün canını sıkacak her şey halının altına süpürülüyor. Sevin ya da sevmeyin, yarım asırlık gazetecilerin yazıları bile sansür yiyor...

Bu siyasi durumun tek bir haysiyetli karşılığı vardır, o da direniştir.


***

Toplumumuz örgütsüz bir toplum olmasına rağmen her tarafta kendiliğinden direnişler patlak veriyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde yaprak kımıldamazken, 2 bin öğrenci birden bire meydana çıkıyor. Dikmen halkı, rantçı taşeronlara pabuç bırakmıyor, gecekondusunu savunuyor. Antalya köylüsü 2B vurgununa karşı ayaklanıyor. Karadeniz başta olmak üzere tüm ülkede HES'lere karşı mücadele büyüyor...

***

Bu iktidarın pervasızlığı iyidir. Toplumumuzun biat kültürüyle küllenen direniş damarını ortaya çıkardığı için gayet hayırlıdır. Bahşedilerek değil, direnerek elde edilecek bir demokratik toplum ihtimali doğmuştur. Toplumların en güzeli, direnenlerin yarattığı bir toplum olsa gerektir...

Hiç yorum yok: