14 Mart 2013 Perşembe

FKBC: Devrimcileşmeyi tüm hızımızla sürdüreceğiz!

FKBC! bir kırılma yaşıyor, bu kırılma bir ayrışma ve azalma değil, aksine içinde çoğalmayı taşıyor. Amacımız da o: anlayacağınız diyalektik!

Bu yüzden görevimizi yerine getiriyoruz.

2009’dan itibaren (4 yıldır) amacımız kolektif bilinci örmek ve bu paralelde devrimci mücadeleyi gönlünde taşıyan samimi insanlara kendimizle birlikte umudu taşımak. Hem de bayrakların ufaklığına ve iriliğine bakmadan, herkese eşit, dost ve yoldaş olmak. O yüzden kötüleri ve iyileri bir kenara bırakıyoruz, olumsuz ve olumluları da: destek verdiğimiz ve sonradan destek ver(e)mediklerimizi de.

Sözümüzdür: düşenleri yalnız bırakmayacağız, ama çocukça serzenişleri de yerden yere vuracağız.

***

Şimdiyse Faşizme Karşı Birleşik Cephe adıyla mücadeleye bir çeşitlilik getirmeye çalışıyoruz. Bunu proleter bilincini taşıyanlar, sosyalistler ve her şeyden önce ezen-ezilen arasındaki temel çelişmeyi bilen sınıf savaşımını verenler için yapıyoruz. Yolumuza ve yanımıza FKBC! Kitap’ı alıyoruz: tüm yayın dünyasından ve Anadolu toprakları üzerinde yaşayan yazarlarımıza dair, onlar adına da sesleneceğiz.

Burada öncelikli amacımız kitaplar, yayınevleri olacak.

Malumdur, mücadelemizin çıkış noktası ve aciliyet taşıyan biricik unsur elbette ki AKP iktidarının faşizan yüzünü ifşa etmek ve bunu deşifre etmekti. AKP’nin demokrat görüldüğü yıllarda Kemalist etiketi de yedik, darbeci de olduk, postal sevdalısı olmakla ta suçlandık. Zira AKP’nin 11 yılı boyunca anti-emperyalist, anti-kapitalist ve anti-faşist değilseniz bu yaftalamalarla karşılaşmazsınız. Şimdiyse herkesin düştüğü yer belli: sınıfının ayrımını yapamayanlar ve yapanlar.

Oysa biz başından itibaren sınıfımızın yanında durmayı ilke edindik. Çünkü işçiyiz, o gelenekten geliyoruz ve sosyalist bilincimiz var ve devrimci Marksizm’den besleniyoruz.

Bizi bir kez daha konuştursanız aynı şeyi söylerdik:
Sınıf bilincine dayalı ‘örgütlenme’ olmadıkça ezilenler, devlet erkiyle daima kısa çöpü çekmek zorunda kalacaklardır. Bundan dolayıdır ki FKBC (Faşizme Karşı Birleşik Cephe) tarihinin yanında durmayı, Türkiye Devrimci Hareketi’ni sahiplenmeyi ve kapitalist sistemin ilişkiler ağını, toplumun eğilimine karşı duran en küçük zümresinden (emperyalistler, burjuva vb. irili - ufaklı gerici faşist akımlar) en küçüğüne dek (AKP ve onun İslami faşist artıkları, gericiler ve liberaller olmak üzere) bu olgulara karşın oluşturulmuş ‘sosyal’ bir ağdır. FKBC bir projedir: örgütlenme üzerine, nasıl ve ne yapabiliriz üzerine egemenliğe karşı ‘Kolektif’ başkaldırı girişimdir. Diyoruz ki: Legal ya da illegal mücadele de samimiyetliklerini ortaya katanlara dair, aydınlık ve güzel ne kadar insan varsa yoldaşlarımızdırlar. 
Bundadır ki politik yazılar, makaleler, görseller, çağrılar ve eylem duyuruları, etkinlikler dışında işlevimizi tam layıkıyla yerine getirmedik bunun için, bundan sonra takipçilerimizi - okuyucularımızı kitaba yönlendireceğiz. Bu bizler için bir eksiklikti. Koşulsuz ve şartsız, hiçbir şey talep etmeden yolumuza sizler için devam edeceğiz.

Bu çerçevede elbette ki FKBC! Kitap hem karakteristik hem de ideolojik özellikler olarak kendini belli edecek. Her şeyden önce salt popüler olan ve çok okunana (satana), piyasanın dayattığına değil, özetle piyasanın gözlerden uzak tutmaya çalıştığı kitap ve yazarlara yer vereceğiz.

Öncelikli amacımız kitaplar, yayınevleri ve okurlar arasında hiçbir ayrım yapmamak, her kitabın kültür dünyasına zenginlik kattığını bir kez daha vurgulamak, her satırın, her sayfanın, her kitabın değerini bilmek…

Ama emekten, ezilenden, soldan yana…

Sloganımız şu: Okuyanı, kandıramazsınız!
Devrimcileşmeyi ve aydınlatmayı tüm hızımızla sürdüreceğiz! 
fkbc-kitap.blogspot.com

Hiç yorum yok: