4 Mart 2013 Pazartesi

Önder Babat anıldı

3 Mart 2004’te katledilen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Önder Babat, düzenlenen eylem ve etkinliklerle anıldı.

Bundan 9 yıl önce, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Önder Babat, Devrimci Hareket Dergisi bürosundan çıktığı sırada sokak ortasında vurularak katledilmişti. 3 Mart 2004’te katledilen Babat, ölüm yıldönümünde dostları ve yoldaşları tarafından gerçekleştirilen etkinliklerle anıldı.

3 Mart akşamı Devrimci Hareket tarafından Önder’in katledildiği Beyoğlu - İmam Adnan Sokak girişinde bir anma etkinliği gerçekleştirildi. Önder’in fotoğraflarının ve Devrimci hareket flamalarının taşındığı eylemde yapılan açıklamada “O gün onu burada katlederek yok edebileceğini zannedenler, vurularak tükenmeyeceğimizi bir kez daha gördüler” denildi.

Tırmanan devlet terörü ve Türkiye’nin emperyalist politikalardaki rolünün anlatıldığı açıklamada Babat’ın hayatından da kesitler aktarıldı ve şunlar söylendi:

“Yoldaşımız Önder Babat işbirlikçi AKP hükümeti döneminde katledilmiştir. O günden bugüne binlerce devrimci, yurtsever ve sosyalist tutuklanmış, katledilmiş ya da işkencelerden geçirilmiştir. Diğer bir ifadeyle AKP, faşizmin bugünkü uygulayıcısıdır. Dolayısıyla devletten ve egemenlerin bugünkü temsilcisi AKP’den barış, huzur, refah beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır”

Açıklama Önder Babat’ın mücadelesini sürdürme çağrısı ile son buldu.

Beyazıt: “Önder Babat ölümsüzdür!”
Babat için İstanbul’da yapılan bir diğer anmanın adresi ise Beyazıt Meydanı oldu. İstanbul Üniversitesi öğrencisi olan Babat, 4 Mart günü üniversitesinin önünde yapılan eylemle anıldı.

Üniversite içerisinden yapılan yürüyüşle başlayan eylemde "Önder Babat ölümsüzdür! Katil devlet hesap verecek!" pankartı açıldı ve sıklıkla "Önder Babat ölümsüzdür!", "Devrim şehitleri ölümsüzdür!", "Katil devlet hesap verecek!" sloganları atıldı.

Devrim şehitleri için bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan eylemde okunan basın açıklamasında devletin katliamcı kimliği teşhir edildi, Babat'ın katilinin de devlet olduğu vurgulandı. Babat'ın hedef seçilmesinin nedeninin devrimci kimliği olduğuna işaret edilerek, mücadele eden öğrenci gençliğin katledilerek ve tutuklanarak teslim alınmaya çalışıldığına vurgu yapıldı.

Açıklamanın ardından eylem sonlandırıldı.

İzmir’de anma
İzmir’de de 3 Mart’ta Önder Babat için bir anma etkinliği düzenlendi. Mine Bademci Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlik, Önder Babat ve 3 Mart 1984’te Diyarbakır zindanında Ölüm Orucu’nda şehit düşen Orhan Keskin şahsında yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

Anma, “Önder Babat’ı anlamak Devrimci Yol’u anlamaktır” başlıklı bir metnin okunması ile sürdü. Önder Babat’ı konu alan sinevizyon gösterisinden sonra, şiir ve türkülerle anma etkinliği sona erdi.

Önder Babat kimdir?
Önder Babat kimdir(?) sorusuna verilecek en güzel yanıt; yaşamı boyunca işçi ve emekçilerin mutluluğu ve refahı, emperyalist boyunduruk altındaki halkların özgürlüğü için mücadele etmiş bir devrimcidir. Önder Babat iradesi teslim alınmış, verilenle yetinen, sorgulamayan, araştırmayan hayal fukarası gençliğin reddidir.

Her gün kendini yenileyen ve yedi yaşındaki çocuktan da, yetmiş yaşındaki amcadan da öğrenen Nazım’ın da dediği gibi “şaşarak yaşayan”, mütevazılığı ve sabrı bir yaşam biçimi haline getirmiş bir kişiliktir. Hayallerini gerçekleştirebilmek için dikenli tellere bedenini takmaktan çekinmeyen ve umudu emeğiyle büyüten bir yenidünya yapıcısıdır. Amaçladığına, disiplinli bir şekilde çalışarak varacağını bilen, planlı bir yaşamı ilke edinmiş, paylaşımcı, yüreği sevgi dolu ve içindeki bu sevgiyi, yeri geldiğinde sanatıyla, yeri geldiğinde sohbetiyle yeri geldiğinde eylemiyle karşısındakiyle paylaşmaktan mutluluk duyan bir insandı.

Karşılaşılan her problemde, her olayda kendine has diyalektik yöntemiyle sorunları özünden yakalayıp görünmeyen yanlarını da insana gösterirdi. Bilimi, felsefeyi, insanlığın tarihsel birikimini okuduğu kitaplardan adeta içen ve bugün tarihin öznesi olarak kendi gibi düşünen özgürlük tutkunlarıyla karanlığın mimarı bu düzene karşı örgütlü mücadeleyi savunan bir devrimcidir.

Tüm bu özellikleri onu sistemin hedefi haline getirmiştir.

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiyken çalışanı olduğu Devrimci Hareket Dergisi bürosu önünde 3 Mart 2004 akşamı katledilmiştir.

Hiç yorum yok: