5 Mart 2013 Salı

Stalin, 60 yıl sonra hala yol gösteriyor...

Dünyanın ilk sosyalist ülkesini tarihin en zorlu sınavlarından başarıyla çıkarmayı başarmış, dünya halklarına umut olmuş, SSCB'nin unutulmaz lideri Stalin 60 yıl önce bugün hayatını kaybetti.
SSCB'nin efsane lideri Josef Stalin hayatını kaybedeli 60 yıl oldu. Dünyanın bu ilk işçi devleti en zorlu kavşaklarını birer birer alırken dümende hep o vardı. Stalin'in liderliğindeki SSCB, dünya halkları için bir güven ve umut kaynağı oldu yıllarca.
Ortadoğu'nun emperyalist baskılar altında inlediği, komşu ülkemiz Suriye'de kiralık katillerden oluşan çetelerin cirit attığı, halkların adının esamisinin okunmadığı, sınırların sermaye tarafından delik deşik edildiği, milyarlarca insanın açlık sınırında yaşadığı bir dünyada, Stalin'i ve Stalin'in önderlik ettiği Sovyetler birliğini hatırlamak bir kez daha anlamlı hale geliyor.
Yıllarca emperyalizm tarafından yürütülen Stalin karşıtı propaganda ile sosyalizm ve Stalin'in itibarı zedelenmeye çalışılsa da, aradan geçen zaman, sosyalizmin yokluğunda dünyanın geldiği nokta ve tarihi gerçekler bu kara propagandanın bir çok noktada foyasını açığa çıkardı.
Bugün özgüvenleri kaybettirilmiş dünya halklarının, birleşince en acımasız güçleri bile dize getirdiğini gösteren Nazi Almanyası'nın yenildiği 9 Mayıs'ı ve o gün Stalin'in yaptığı konuşmayı hiç unutmamak, hatırlamak gerekiyor. Bugün olduğu gibi o gün de tüm dünyayı köleleştirmek isteyen tiranlara karşı başta Sovyet halkları olmak üzere insanlığın kazandığı zafer elbetteki o ülkeye önderlik edenlerden ayrı düşünülemez.
Büyük yıkımlar getiren savaşın asıl galibi SSCB'nin önderi Stalin'in "zafer günü" yaptığı konuşmasının çevirisini soL okuyucuları ile paylaşıyoruz.
"Yoldaşlar! Kadın ve erkek yurttaşlar!
Almanya’ya karşı büyük zafer günümüz geldi. Kızıl Ordu’ya ve müttefiklerimizin kuvvetlerine diz çöktürmeye çalışan faşist Almanya, mağlup olduğunun farkına vardı ve koşulsuz teslim olduğunu ilan etti.
Mayıs’ın yedisinde ön protokol yapılarak Rheims şehrinde teslim olma anlaşması imzalandı. 8 Mayıs günü Alman Üst Komutası, Müttefik birlikler Sovyet başkomutanlık temsilcileri huzurunda 8 Mayıs saat 24:00’da yürürlüğe girmek üzere Berlin’de teslimiyet anlaşmasını imzaladı.
Alman elebaşlarının antlaşma ve mutabakatları paçavra olarak gören tutumlarından haberdar olarak, sözlerine güvenmek için hiçbir nedenimiz yoktu. Fakat, bu sabah, teslimiyet anlaşmasının baskısı altında, Alman güçleri silahlarını bırakmaya ve topluca teslim olmaya başladılar. Bu artık önemsiz bir kağıt parçası değildir. Bu Almanya’nın silahlı kuvvetlerinin hakiki teslimi oluşudur. Çekoslavakya’da hala bir Alman grubunun teslim olmaktan imtina ettiği doğrudur. Ama Kızıl Ordu’nun onları yola getireceğine güveniyorum.
Şimdi Almanya’nın nihai mağlubiyetinin bu tarihi gününde bütün haklılığımızla söylebiliriz ki, Alman emperyalizmine karşı halkmızın büyük zafer günü gelmiştir.
Anavatanımızın özgürlüğü ve bağımsızlığı adına yaptığımız büyük fedakarlıklar, savaş nedeniyle halkımızın maruz kaldığı sayılamayacak yoksunluklar, cephe gerisinde ve ötesindeki çarpıcı işler, anavatan sunağında yerini almış, beyhude olmadan, düşmana karşı kesin zaferle taçlanmıştır. Slav halklarının varoluşu için çağlardır sürdürdüğü mücadele Alman işgalciler ve Alman tiranlığına karşı zaferle sona ermiştir.
Bundan böyle halkların özgürlüğünün yüce sancağı ve halklar arasında barış Avrupa üzerinde dalgalanacaktır.
Üç yıl önce Hitler Sovyetler Birliği'nden Kafkasları, Ukrayna'yı, Belarusya'yı, Baltıkları ve başka bölgeleri kopararak onu parçalamayı da içeren emellerini herkese duyurmuştu. Açıkça “Rusya’yı bir daha asla doğrulamayacağı bir biçimde yok edeceğini” söylemişti. Bu üç yıl önceydi. Fakat, Hitler’in çılgınca fikirleri gerçekleşemedi- savaşın gelişimi bu fikirleri dört bir yana savurdu. Aksine Hitlerin deli saçmalarının tam tersi vuku buldu. Almanya tamamen yenildi. Alman güçleri teslim oluyor. Sovyetler Birliği ne parçalanmış ne de Almanya’nın mahvını seçmiş olsa da zaferi kutluyor.
Yoldaşlar! Büyük Yurtsever Savaş nihai zaferimizle sonuçlanmıştır. Avrupa’daki savaş süreci sona ermiştir. Barışçıl gelişim süreci başlamıştır.
Sevgili erkek ve kadın yurttaşlarım, sizi zaferimiz için kutluyorum.
Anavatanımızın bağımsızlığı ve düşmana karşı zaferimizi sağlayan Kızıl Ordumuzun kahramanca zaferine şan olsun!
Muzaffer halkımıza, büyük hallkımıza şan olsun.
Düşmana karşı mücadelede düşen kahramanların ve halkımızın özgürlüğü ve mutluğu için canını verenlerin ebedi zaferine!"
Çeviri: Kutlu Ozan Akalın
Müzik: Güftesi Vladimir Gavriloviç Haritonov'a müziği David Fedoroviç Tihmanov'a ait, 1975'te zafer gününün 30. yıldönümü için düzenlenen beste yarışmasını kazanan Den Pabedı! (Zafer Günü!) adlı eser.

Hiç yorum yok: