7 Mayıs 2013 Salı

FKF Kuruldu

FKF kuruluşunu ülke genelindeki birçok üniversitede yaptığı etkinliklerle duyuruyor. İstanbul'da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde biraraya gelen öğrenciler "başladığımız işi bitireceğiz" diyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde etkinlik çoşkuyla başladı. "Bağımsızlık Bayrağını taşımaya var mısınız? Aydınlık Türkiye'yi taşımaya var mısınız?, Bilimsel eğitime var mısınız? İyi ki varsınız" sözleriyle başlayan açılış konuşmasının ardından, FKF Bandosu Çav Bella'yı çaldı.

Daha sonra Denizler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

Etkinlik açılışında FKF'ye verdiği destekten dolayı gazeteciler, Güray Öz ve Barış Terkoğlu'na plaket verildi.

Güray Öz, yaptığı kısa konuşmasında, "Heyecanlıyım çünkü FKF yeniden kuruluyor. Bu bayrağı tekrar yükseltiğiniz için teşekkür ederiz" dedi.

Barış Terkoğlu ise, FKF'nin Denizlerin bıraktığı yerden devam edeceğini, bugünün çok anlamlı olduğunu söyledi.

Eski FKF'liler adına Mehdi Beşpınar bir konuşma gerçekleştirdi. Beşpınar şöyle konuştu:

41 yıldır Denizleri anıyoruz, ama bugün en güzel anma. Dün polis barikatını, gazını aşan Taksim'e giren sizleri tebrik ediyorum. Bugün burada FKF'yi kurarak tekrardan en güzel anmayı gerçekleştiriyorsunuz.

Ben ODTÜ'de Sosyalist Fikir Kulübündeydim. DÖB'ü kurduk. Ama FKF ile birlikte eylemler yapıyorduk. Hep dayanışma halindeydik. Dostça yoldaşça ilişkimiz vardı. FKF tasfiye sürecinde de tasviye olmasın diye bir hayli uğraştım. FKF bütün üniversite işgallerinde antiemperyalist müdahalelerde işçi eylemlerinde vardı. Bugün yaşadığınız büyük coşkuyu paylaşıyorum. Tebrik ediyorum hepinizi.

Beşpınar'ın ardından Mehmet Dündar, Edip Cansever'in “Ölü mü denir?” şiirini okurken, Sabri Ejder Öziç ise yaptığı konuşmada, “Denizlerin yolunda olduğumuz için buradayız. Heyecanınızı paylaşıyoruz, çok coşkun ve mutluyuz” dedi. Öziç, Nihat Behram'ın “Ey Halk” şiirini okudu.

Konuşmaların ardından İsmail Hakkı Demircioğlu sahneye çıktı.

Hilmi Özçelik, Hasan Hüseyin Korkmazgil'den bir şiir okudu. Özçelik'in ardından FKF adına Zozan Baran bir konuşma yaptı.

Baran'ın konuşması şöyle:
"Fikir Kulüpleri Federasyonu adına hepinizi selamlıyorum.
Bugün 6 Mayıs, bizim için önemli bir gün. 6 Mayıslar Türkiye'de aydınlanmadan, bağımsızlıktan yana üniversiteliler için hep önemliydi. Ama hep hüzünlü günlerdir. Biz biliriz Denizler için yas tutulmaz. Biliriz, biliriz de yine de her 6 Mayıs biraz buruk geçer. 25 yaşında hayatını bu ülke için feda etmiş fidanları düşünürken “yaşamı savunmak için ölüme yürüyenlerin” acılarını yüreğimizde hissederiz.
Ancak bu 6 Mayıs bu burukluğun, 6 Mayıs 72'de Türkiye gençliğinin üzerine çöreklenen kara bulutların dağılmaya başladığı kutlu birgün. Bu 6 Mayıs Türkiye'de bitti denen, apolitiktir, kariyeristir, denen gençliğin bu düzene tokat gibi bir cevabıdır. 41 yıl önce bitti dedikleri gençliğin tekrar ve daha güçlü bir şekilde karşılarına dikildiği bir bahar günüdür bugün. FKF hepimize kutlu olsun arkadaşlar.
Biz bugün hem Denizleri anıyoruz, hem de Türkiye gençliğinin göz bebeği FKF'ye yeniden hayat veriyoruz. Biz Üniversite Kongresi'ne hazırlanırken ve FKF kurarken kendimize hep Denizlerin kuşağının , FKF'nin kavgası ne içindi diye sorduk?Bugün FKF'ye yön verirkende bu değerlerin bize ışık tutması gerekiyordu çünkü. Bu değerlerin başında kuşkusuz bağımsızlıkçılık, başka şekilde ifade edersek yurtseverlik geliyordu arkadaşlar. Denizler bu ülkeyi, bu ülkenin insanını çok sevdiler; canlarını bu uğurda feda edecek kadar çok. Onlar sadece Türkiye halklarını değil, dünyanın tüm mazlum halklarını sevdiler. Kavgaları sadece ölüme giderken andıkları Kürt ve Türk halk için değil, Filistin halkı içindi, Vietnam halkı içindi, Küba halkı içindi. O yüzden bugün FKF'nin kavgası hem bu ülkenin halkı için hem de Suriye halkı içindir, Ortadoğu'da emperyalizm ve uyumlu İslamın zulmüyle karşı karşıya bırakılanlar tüm Ortadoğu halkları içindir. Denizler ve biz bu ülkenin halkını çok seviyoruz. Ama bizi Ortadoğu'da çirkin bir savaşa sürüklemek isteyen, emperyalizmin taşeronluğuna savunan AKP hükümetini reddediyoruz. İçeride sözde barış naraları atanların, barıştan anladığı Ortadoğu halklarını birbirine kırdırmaktır. Onlar ne Kürt, ne Türk, ne de Suriye halkına dosttur. Onlar emperyalizm dostudur. Bizim halkımıza dost olamazlar.
Onlar bizim dostumuz olamazlar çünkü onlar, iyi ve güzel herşeye düşmandır. Sanata düşmandırlar mesela. Tiyatroları kapatırlar, sinema salonlarını kapatırlar. Oyunları sözde milli ve manevi değerlere aykırı olduğu için yasaklarlar. Dizilere bile tahammül edemezler. Televizyonlarda heykeller sansürlerler. Okullarda evrime yasak koyarlar, sokakta içkiye, haksızlıklara karşı yürümeye. Meydanlara yasak koyarlar, okullara yasak koyarlar. Kadına düşmandırlar, gençliğe düşmandırlar. Onlar fikirleriyle ürettikleriyle karşımıza çıkamazlar. Onlar sadece şiddetten, kırıp dökmekten anlarlar. Dün Denizleri asarak, gençliği bitirmeye çalışanlar bugün Taksim'i gaza boğarak bizi sindirmeye çalışıyor. Ama biz onlara yeri geldiğinde kalemin kılıçtan keskin olduğunu göstereceğiz. Ülkenin aydınlık geleceği dim dik ayakta.
Şimdi gençlik aydınlık ve bağımsız bir Türkiye için yoluna daha güçlü devam ediyor. Çünkü artık FKF'miz var. Artık bu çirkinliklerinden bıkan gençlerin bir araya geldiği, aydınlık bir ülke ve gelecek için ürettiği, tartıştığı, harekete geçtiği bir yapı var. Gençlik hürlüğün türküsünü daha yüksek sesle söylemeye başlıyor. Bu yüzden onlar istedikleri kadar çabalasınlar, Cemal Süreya'nında dediği gibi “onları artık tanrıları bile kurtaramaz”
Yaşasın FKF
Baran'ın ardından şair Ender Yiğit FKF'nin kuruluşunu şiirle selamladı. Yiğit'in ardından Cenk Taner (Kesmeşeker) ve Sol Majör grubu sahne aldı.

Hiç yorum yok: