3 Mayıs 2013 Cuma

İstanbul Valisi’ne açık mektup!


1 Mayıs kutlamaları nedeniyle çıkan olaylarda başlarına gaz bombası kapsülü isabet eden Dilan Alp (17), Meral Dönmez (27) ve Serdar Gül (28) ağır yaralanarak, komaya girmişti. Üç gençten bugün iyi haberler geldi. Bu bizim için şimdilik teselli: İyiler.

Fakat bir de “Taksim’deki çukura kimse düşmesin ama kafalara gaz bombaları düşsün” diyen bir Vali var, “Ben faşist değilim” buyurmuş. Öyleyse suçlu bulunmuş, yukarıda andığımız ve 1 Mayıs kutlamalarında yaralananlar suçlu, Vali de zaten üstüne açıklama yaparak atlamış, “Faşist değilim”, zira pratiği bunu göstermiş durumda: Öyleyse dağılalım!

Oysa anlamadığımız şudur: Dün Metin Lokumcu'yu katleden iktidar Hopa’da karşısında gördüklerine “Eşkıya” olarak nitelendiriyordu, bugün ise “Marjinal” ya da “Radikal” olarak algılıyor, bu terimler üzerinden “Kaka” ve “Kötü” birşeymiş gibi algılayıp / sunularak, devrimciler tarafından savunma iç güdüsüyle karşı açıklama yapmak zorunda bırakılıyor: “Hayır, biz marjinal değiliz” denerek savunmaya çalışıyorlar. İronkitir. Ne yani herkes örgütlü olmak ve marjinal olmamak için İstanbul Valisi gibi “AKP’li mi olmak zorunda” oysa biz kendimize sadece ve sadece yoldaş olarak “Marjinal” ve “Radikalleri” görmekteyken.

Anladık, “AKP kendi faşizmini Vali’nin üzerine yıkmaya çalışıyor…” Vali’de kıç yalamak için buna razı, eski Vali Muammer Güler gibi terfi alabilirim diye düşünebiliyor olabilir. Oysa 1 Mayıs olayı o kadar basit değildir, 1 Mayıs’ın sorumlusu Erdoğan’dır, Vali ise sadece AKP’ye yedeklenmeye çalışan ve yawşayan biridir. Tanımıyorsa “Marjinal” ve “Radikalleri” tanımaya artık hazır olsun diyoruz! 

Çünkü 2013 – 1 Mayıs’ında Taksim’de İstanbul polisinin duyacağı şekilde söyledik: Bu abluka ve (küfüre haz etmesek de olsa sıkı yönetim dönemlerini aratmayacak şekilde korkudan halkın karşısına yeni yetme polisi diken iktidara karşı) döşemiş olduğunuz duble yollar ananızın …. girsin diye bağırdık, çağırdık, slogan attık…

Vali bilmiyorsa bizden duysun, başbakanıyla birlikte: Tepki vermeyen polis demek ki Valisini ve Başbakanını anlatıldığı kadar sevmiyormuş. Her şey bi’gece de iktarın değişmesine ve değiştirilmesine bakıyor. Ricamızdır bundan sonra “Lütfen” İstanbul Valisi durmasın, çünkü bizde durmayacağız!

Yıkılacaklar!

FKBC | Faşizme Karşı Birleşik Cephe

Hiç yorum yok: