27 Temmuz 2013 Cumartesi

Adlarınız onurumuzdur

"Kalbinize kefiliz, düşlerinize,
adlarınız onurumuzdur, güle güle."
Süreyya Karacabey

Adlarınız onurumuzdur: Ethem, Abdullah, Mehmet, Ali ve diğerleri.

Kuşluk vaktinde serçeler, cıvıltılarını anlamayan, tüylerini kana bulamak için bekleyen bir dünyadan uçarak giderler, küs yürekleriyle.

İçimiz yanarken, ideal denilen soyut evrenseller, daha ilk verilen sözde bozulmuşken, herkes duruş değil poz peşindeyken, güvenmek, kutsal bir ayinden kalmış yetim bir sözcükken, kalbimiz parçalanırken, parçalanırken, sert bir rüzgar kapımı çarptı, içimdeki bütün sözcükler Ethem, Abdullah, Mehmet, Ali’nin harfleriyle kırıldı.

Adalet desem siyah bir leke büyüyor ağzımda, merhamet desem köpüklü, yeşil bir sıvı.

Artık anlaşabileceğimiz hiçbir sözcük kalmadı, koruyamadığımız çocuklarla birlikte buradan uzaklaştı. Bir gülüşe sıktığınız kurşunlarla, küçücük bir çocuğu öldüren korkunç sopalarınızla ortak bir iyinin imkanları için savaşan insanların dünyasından sonsuza dek sürüldünüz, insanlık sözcüğünün bütün çağrışımlarından da.

Artık sandıklardan sadece yılanlar çıkacak, kurduğunuz grotesk düzende demokrasicilik oynarken, ortada mantıklı bir şey varmış gibi açıklamalar yapan uzmanlarınızla uğraşın sonunu getirmek için bütün dünyanın. Bizim dünyamızın kıyısından bile geçmeyi düşünmeyin, artık kovuldunuz ortak bir düşün bütün ormanlarından. Sizler, hepiniz, çocuklar öldürülürken strateji planları yapan uzmanlar, absürd bir saldırıyı mantık dizgesinde anlamlandırmaya çalışan yazarlar, hepiniz, kovuldunuz bizim dünyamızdan.

Oysa onlar “özgürlük” diye haykırırken ne içtendi. Barbarlığınıza karşı nükteler savururken, galiz düzyazılarınıza şarkılarla cevap verirken ne güzeldi. Ben bu çocukların annesiyim, kardeşiyim, kalbinden başka mülkü olmayanların kuracağı bir ülke benim ülkem.

Ülkeniz, sınır hesaplarınız, paraya tahvil ettiğiniz ruhunuz, borsalarda inip çıkan kalbiniz nereden anlayacaktı ki başkaları için acı çekmesini bilen çocukların güzelliğini. Artık anlaşılmak falan da istemiyorlar zaten, onlar biliyorlar sadece kendi düşlerine borçlu olduklarını, size değil, hiçbirinize değil.

Ethem, Abdullah, Mehmet, Ali, siz ölürken başka hesaplar yüzünden başka bir kardeşinizi daha vurmuşlardı sırtından, Medeni’yi; biz hepinizin düşlerini omzumuza aldık, sizden kalan gülüşleri, harfleri, güzel yüzlerinizi. Kalbinize kefiliz, düşlerinize, adlarınız onurumuzdur, güle güle.

fraksiyon.org 

Hiç yorum yok: