20 Ağustos 2013 Salı

FKBC: Tüm iktidar Mısırlılara!

Mısır’da (samimiler dışında) piyonlar meydanları dolduruyor, Nahda ve Adeviye Meydanı’nda Amerikan emperyalizmi General Sisi ile birlikte koordineli şekilde işlevini yerine getiriyor. Bunu dün Müslüman Kardeşler (Mursi) İHVAN üzerinden yapıyorlardı, bugünse el değiştiren Sisi üzerinden yapıyorlar. Muhalifler ve kazananlar ortada yok, tek kazanan emperyalistler.

Bugün emperyalistler (sözüm ona) %50’lik oy almış alan ve Filistin’deki geçiş tünelerini lağımla dolduran Müslüman Kardeşler’in oyuncaklarını kırmış, yerine yenisini getirmiştir, talep budur. Eski ve yeni sahiplerin yer değişimi söz konusudur. Köleler aynıdır: Kaybeden Mısır'ın mazlum halkıdır.

Bunun farkına varmayanlar için de bizce bu bir faciadır. Durum ise Mursi ve yandaşlarının aldığı oy oranına bakılarak gericiler tarafından demokrasi diye yutturulmaktadır. %50’ye bakmaktadırlar, oysa aldığı oy %25’tir, %42 sandığa gitmemiştir, bunun adına %50 diyorlar. Oranda matematik ve rakamsal durum budur, muhalefet konumundadırlar.

Peki, Mısır’da %50 değil de %25 oy aldı diye Mısır halkı bu acıyı çekmek zorunda mıdır?

Müslüman Kardeşler %99 oy alsa bile bu Mısır halkına reva değildir.

Fakat şöyle bir durum vardır: Rabia’cılar 4 işareti yaparak bir kadın olarak Rabia’yı hem keşif etmişlerdir hem de katletmişlerdir. Saygıları yoktur, mazlumun yanında olmak adına onların yanında Rabia yoktur. Olamaz! Rabia vardır ama bir nevi yoktur, stoklarını kullanmışlardır.

Peki, Rabia kapıya gitmiş midir, gitmemiştir – gidemez. Rabia’nın ses kaydı yoktur, görüntüsü yoktur, türbesi vardır, çünkü hareket halinde değildir. Bir hanımefendi olarak türbesine gizlenmiştir ve şikâyet etmektedir. Rabia onların değildir, ama etiyle kemiğiyle, renk olsun diye kekiğe bulanmıştır. Şimdilik onlarındır.

Edindikleri Amerikan kültürüyle, Müslüman zihniyeti Rabia gibilerini yemekte ve yermektedir. Onlar için 2 yıllık Suriye’deki “Tekbir” getiren katliamcıların kitabında Rabia yoktur Rabia şu an Mısır’dadır.

Peki, Rabia Muhammed midir(?) değildir ama bugün için Muhammed görevi görmektedir.

Zorunlulukları yoktur ama zoraki görev yüklenmiştir. Elbette zorunluluk değildir çünkü Mısır’da katledilenlerin kanı emperyalistlerin üzerinedir. Suriye'de de böyledir. Mursi, Sisi, Müslüman Kardeşler gibi Suudlarla birlikte Katar ve AKP’de ortaktır bu kana, kanın farkı pis kokmasıdır, zehirli kandır bu. Onların o pis elleri mazlum Mısır halklarının üzerindedir.

İşte burada Rabia yoktur, Muhammed yoktur. Olamaz!

Emperyalizm her zaman ki gibi pratiğini ortaya koymuştur. Kopuktur, halkın desteğinden yoksundur, iradesi yoktur. Yıkılacak olanı kurmuşlardır ve tıpkı Türk iktidarı AKP gibi yıkılmaya mahkûmdurlar. O yüzden ortada pis kan vardır, pis iktidar da, zehirde vardır, çünkü pis ilişkiler ağı mevcuttur.

İşte yıkılmadan önce Rabia ve Muhammed bir nevi yıkılacak olanı göstermiştir.

Rabia ve Muhammed’in işi odur, yıkılacak olanı kurmak değil yıkılmak üzerinde olan konusunda bizleri ikna etmektir.

Yıkılacaklar!

Neden yıkılacaklardır, ekonomik, sosyal olarak bütün emperyal kamusal hizmete imza atmışlardır.

Mısır’daki Amerikancı Mısır ordusu Mübarek’i devirdiği an “Devrim” diye alkışlayan aynı ordu tarafından alaşağı edilince “Darbe” diye kriz yaşayanları sınıf mücadelesinden bi’haber olarak tanımlıyoruz.

İkiyüzlülerdir.

Emperyalist ABD’nin geri adım atması söz konusu değildir fakat çökmüşlerdir: BOP (Ilımlı İslam) projesi iflas etmiştir. Bu 100 yıllık projede yeni piyonlar bulacaklardır, bulmak zorundadırlar.

Fakat bu proje artık “Ilımlı İslam” değildir, kim bilebilir karşımıza “Modern İslam” olarak sunulabilirler. Muhtemeller arasındadır, başka formasyonlar altında elden ele sunulacak ve önümüze sunulacaktır. Biçimsel olarak durum budur.

Tespitimiz nettir: Aşiretçilerdir, feodallerdir, işbirlikçilerdirler ve kriz yaşamaktırlar, kriz yaşamaları doğaldır. Kaynağı ise, sınıf perspektifliğinin yoksunluğudur. Mısır’da sınıf mücadelesi yoktur, proleterler etkin değildir. Mısır’daki devrim heyulasında “Emek” yoktur, emekçiler yoktur. İlericilerin talebi yoktur. Salt gericilerin kendi için lojistik çıkarları söz konudur. Emperyal çıkarlar söz konusudur.

Ol(a)madığı için, Mursi ve Müslüman Kardeşler emperyalist Amerika’nın tedarikçileridir, 11 Eylül’de Dünya Ticaret Merkezi saldırıya uğrarken emperyalist ABD ekonomisine rol biçmiştirler, rol çalmaya çalışmışlardır. Rol, Mursi başta olmak üzere gerici iktidar odaklarıdır: Katar’dır, Suudi Arabistan’dır, Türkiye’dir.

Mısır’da alaşağı edilen sapık Mursi iktidarı katliamcı General Sisi’ye devir edilmiştir. Bugün uygulanan katliam söz konusu olduğunda emperyalist Amerika'nın Mursi ile birlikte "Oyuncaları"nı kırması söz konusudur ve yeni oyuncak kırılanın yerini doldurmak adına, ümmetçi ve işbirlikçi karşı Müslüman zihniyetin ne yazık ki işbirlikçi başka yeni adımı olacaktır. İlk adımlar her zaman böyledir. Bizler kuşkusuz saldırıya uğrayan Mısırlı Hristiyanlara da sadece Sisi'ye hizmet edecek kanlı projelere de karşı olduğumuz gibi bu kontra ittifaklara da dikkat çekmek istiyoruz.

Kendisini liberal veya solcu olarak tarifleyen pek çok kesim Sisi hükümetine destek vererek Mısır halkına ihanet etmiştir. Ne acıdır ki dünde gerici Mursi kliğine destek vermişlerdir. General Sisi, Mursi şu anda elleri kan içinde-dir.

Hepsi işbirlikçidir, darbecidir, katildir.

Mısır’da ne Mübarek devrildiğinde devrim olmuştur ne de işbirlikçi Mursi iktidara getirilip zafer çığlıkları atılıp “Şerri” talepler yürütüldüğünde ve ne de emperyaller müdahale ettiğinde bir “Devrim” dönemi yaşanmıştır. Mısır’da ilerici bi’şey yoktur, bu ne Mursi devrildiğinde ne de Amerikancı Mısır Ordusu iktidara geldiğinde böyle olmuştur.

Mısır (Mursi) söz konusu olduğunda ortaya "Süllük" gibi dökülen sıçanlar Suriye’de, Rojava ve Laskiye’de ki katliamlara sessiz kaldıkları için bizim nazarımızda Mısır için ne kadar yırtınsalar da bu emperyalist katliamların uygulayıcısıdırlar, nazarımız da Mısır’da emperyalistlere uygun olarak iktidara oturtulan Müslüman Kardeşler adlı kontra örgüt neyse Amerikancı Sisi’de o dur.

Mursi rejimi ve yandaşları, bugün Sisi yanında yer alanlar da dahil, hepsi nazarımızda emperyalist Amerika’nın ve Avrupa’nın işbirlikçileridirler. 

FKBC olarak tavrımız nettir: Müslüman Kardeşler ihanetçi, ordusuysa katildir.

Tüm iktidar Mısırlılara!
Yaşasın sosyalist Ortadoğu!
Yaşasın devim ve sosyalizm!

FKBC | Faşizme Karşı Birleşik Cephe

Hiç yorum yok: