14 Ağustos 2013 Çarşamba

Ölümünün 38. yılında Harun Karadeniz aramızda!

“Amerika’nın sınırları Kars’tan başlar” diyen
ABD başkanın askerlerine alkış mı tutmalıydık?”
(Harun Karadeniz, 6. Filo’ya Hayır Bildirisi’nden.)

Harun Karadeniz 1942’de Giresun’da doğmuştur, 1960’lı yılların devrimci gençlik hareketlerinin öncülerinden biridir.

1962’de İTÜ İnşaat Fakültesine girdi. Öğrencilik yıllarında Öğrenci Derneği başkanlığı ve İTÜ Öğrenci Birliği başkanlığı yaptı. Kısa süre içinde anti-faşist oluşumların militan kadrolarına girdi. Birçok anti-emperyalist eylemin en ön saflarında, boykotlarda, okul işgallerinde kitleleri yönlendiren isimlerden biriydi. Köylü ve işçi direnişlerinin içinde yer aldı.

Dönemin en büyük öğrenci yürüyüşü olan “Özel okullar devletleştirmelidir” yürüyüşünde yer aldı ve kampanyasında etkin rol oynadı. Eğitim sistemindeki reformları gerçekleştirmek için yapılan üniversite işgallerinden biri olan İTÜ’nün işgalinde öncü oldu. Altıncı Filo’yu Protesto Olaylarında etkin rol oynadı ve bu eylemde yakın arkadaşı Vedat Demircioğlu'nu kaybetti. Ancak özelikle bu eylemle birlikte, dönemin diğer öğrenci liderleriyle ve yakın arkadaşlarıyla fikir ayrılığına düştü. Diğer öğrenci hareketi liderlerinden farklı olarak, Gençlik hareketlerinin sınıf hareketinden bağımsız olamayacağını söylüyor ve öğrenci eylemlerini emekçilerle buluşturmak için yoğun çaba sarf ediyordu.

12 Mart Darbesi (1971) sonrası TKP ve Dev-Genç davalarından yargılandı. 12 Mart mahkemelerinde yargılanırken yaptığı savunmalar mahkeme heyetince de hayranlıkla dinlenen devrimci. Hatta bir keresinde hakim, Harun Karadeniz konuşurken kapıyı açıp kapayan görevliyi “Kapıyı niye açıp kapatıyorsun, beyefendi konuşuyor görmüyor musun” şeklinde bağırıp azarlamıştır. DEV-GENÇ davasından tutukluyken hapishanede ciddi bir hastalığa yakalandı, ölmeden önce Londra’da bir kolu ameliyatla kesilmiş ama hayatı kurtarılamamıştır (15 Ağustos 1975). Kurtarılamamasının en önemli sebebi ise tedavi için uzun süre yurtdışına çıkış izni verilmemesidir.
Ölümü üzerine Refik Durbaş aşağıdaki şiiri yazmıştır.
ölüm ilgilendirmiyor artık seni, cinayet ilgilendirmiyorbir dağ yamacında, pınarlar kadar berrak bir şafaktaköylüler geçiyor zap suyu’ndan ve tanıyor seniölüm geçiyor atardamarlarından ve tanıyor senikuşların, ağaçların ve toprağın sesini dinliyorsunölüm ilgilendirmiyor artık seni, işkence ilgilendirmiyor
ışıklar içinde yüzünyüreğinde tarifsiz bir telaşsabah, vardiyasız bir dokuma tezgahındaöğle, bir yürüyüştesin pankartlar afişlerle dalga dalgaakşam, nöbetini tutuyorsun bir grev çadırında onurunrüzgar tanıyor seni, bulut tanıyorelini uzatıyorsun bir dağ yamacında, bir kolun kesik
bir mermi daha sürüyorsun ve basıyorsun tetiğebir dağ yamacında, yüreğinde tarifsiz bir telaşölüm de tükenmiş ölümsüzlük de, kolun kesik değil ama…
Olaylı Yıllar ve Gençlik, Eğitim Üretim İçindir, Devrimcinin Sözlüğü, Yaşamımdan Acı Dilimler ve Kapitalsiz Kapitalistler gibi dönemi anlatan teorik kitapları kaleme almıştır. En fazla tanınan kitabı, Olaylı Yıllar ve Gençlik’de 1968 gençliğini ve deneyimlerini anlatmıştır.


Hiç yorum yok: