5 Ağustos 2013 Pazartesi

YDİ Çağrı Gazetesi: Rojava Kürt halkı ile dayanışmaya….

Rojava'da El Nusra Cephesi isimli çete tarafından gerçekleştirilen katliama tepkiler devam ediyor. YDİ Çağrı Gazetesi’nin konuyla ilgili yaptığı açıklamayla vahşeti kınadığını duyurdu.

Suriye’de iki yılı aşkın süredir süren iç savaş, Batı Kürdistan’da (Rojava) Kürt halkının tarihinde olmayan bir fırsatı yakalamalarına yol açtı.

Kürt örgütlerinin Esad rejimine karşı silahlı mücadeleyi reddetmesi, ÖSO’ya ve dış müdahaleye karşı olmaları sonucu olarak, Esad rejimi silahlı güçlerini Rojava’dan çekti. İktidar boşluğundan faydalanan Kürtler kendi özyönetimlerini oluşturmaya başladı. Rojava’da Kürtlerin kendi özyönetimlerini oluşturması, hem Türk devletinin, hem de Esad rejimini yıkmak için çok parçalı olan muhalefetin işine gelmedi. Rojava’da Türk devletinin desteklediği çeteler, şeriatçı faşist güçler bir süredir Kürt halkına karşı savaş yürütüyor.

Rojava’da Serekaniye ve çevresinde YPG güçleri ile dinci faşist çeteler arasında başlayan çatışmalar yoğunlaşarak sürüyor. Saldırılarını yoğunlaştıran El Nusra ve Özgür Suriye Ordusuna bağlı gruplar Kürt sivillere yönelik saldırılarını sıklaştırdı.

Son saldırılar konusunda bir açıklama yapan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, bölgedeki Kürtlerin vahşi saldırın hedefinde olduğunu belirterek özellikle Halep’in doğusundaki Tel Aran ve Tel Hasıl’da El Nusra ve ÖSO bayrağı altında hareket eden İslamcı grupların sivillerin evlerini yakıp yıktıklarını anlattı.

Müslim, Kürtlere saldıran El Nusra ve ÖSO içindeki cihatçıların elebaşlarının Türkiye’de olduğunu ifade ederek Akçakale’nin karşısındaki Tel Abyad’a gelen Nusracıların halka “Serê Kanê’de PYD’yi desteklediniz” diye baskı yaptığını, köylüleri zorla evlerinden çıkarttıklarını ancak YPG’nin karşı koyması üzerine geri çekildiklerini anlattı. Tel Abyad’da olanların aynısının şimdi Tel Aran ve Tel Hasıl’da yaşandığını, cihatçıların camilerden megafonla “Kürtlerin kadınları, kızları helaldir, mallarını çalabilirsiniz, evlerini yıkabilirsiniz” anonsları yaptığını belirten PYD lideri “Tek günahımız Kürt olmak” ifadelerini kullandı.

Halep bölgesinde bulunan yoğun bir Kürt nüfusun yaşadığı Til Hasıl ve Til Aran’da El Kaide bağlantılı gruplar ile Özgür Suriye Ordusu taburları Kürtlere yönelik katliamlarını sürdürüyor. Çok sayıda Kürt genci sadece Kürt oldukları için katledildi. Çoğu kadın ve çocuk yüzlerce kişi kaçırıldı.

31 Temmuz ve 1 Ağustos günü Til Hasıl ve Til Aran’da çoğu kadın ve çocuk 70 kişiyi acımasızca katleden El Kaide bağlantılı gruplar ve ÖSO taburları, bölgedeki Kürtlere yönelik saldırılarını sürdürüyor. (Kaynak: Fırat haber ajansı)

Rojava’da Kürtlere karşı saldırlar sürerken, Kuzey Kürdistan’da Rojava halkı için toplanan insani yardım malzemesinin Rojava’ya ulaştırılması engelleniyor. Türk devleti Dırbesiye sınır kapısında bekleyen yardım konvoyunun geçişine izin vermiyor.

Dırbesiye sınır kapısında yardım konvoyu ile birlikte bekleyen dostumuz Osman Sağlam’ın bize ilettiği yazıyı paylaşıyoruz:

“01.08.2013 tarihinde Rojava’da son süreçte yaşanan katliamların yol açtığı gıda, ilaç ve başta çocuk mamaları olmak üzere insanı yardımların sağlanması ve hem Rojava halkına insani destek, hem de yanlarında olduklarını belirtmek amacıyla Şenyurt (Dırbesiye) sınır kapısında destek sağlayan komisyon olarak ve beraberinde BDP milletvekili sayın Aysel Tuğluk, Nusaybin ve Kızıltepe Belediye Başkanlarının öncülüğünde resmi mercilerle yapılan görüşmelerin gün boyu sonuçsuz kalması üzerine, duyarlı sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin çağrısı ile 02 08 2013 Cuma günü Dırbesiye sınır kapısına kitle toplanmaya başladı.  Askerlerin ve bürokrasinin sergilediği tüm olumsuz tavırlara rağmen, kitlenin duyarlılığı şu ana kadar devam ediyor. Mardin’den ve cevre illerden gelen kitle sınır kapısının etrafındaki park cadde ve sokaklarda gerek oturma eylemleriyle, gerek zılgıtlarıyla, halayları marşları ve sınırın öbür tarafındaki Rojava halkıyla karşılıklı atılan slogan ve şarkılarıyla direnişine devam etmektedir. Akşamları BDP belediyeleri tarafından kitleye iftar ve sahur yemekleri verilmektedir. Halk yorgun, ama direngen bir şekilde bekleyişine devam ediyor. Kitle ve Kürdistan halkı Rojava’da yanı başımızda yaşanan katliamlar ve yaşanan ilaç ve gıda sıkıntısından dolayı Türk kamuoyunun içinde bulunduğu sessizliğe karşı öfkeli durumda. Sözde din adına katledilen Rojavalı kardeşlerinin acısını ve öfkesini taşıyor. İki sınır arasında sadece basit bir tren hattı olup her iki kitle karşılıklı birbirini görüp rahat diyalog kurabilmesine rağmen, yıllardır aradaki sınırın acısını ve 5 metre ötesinde katliamlara maruz kalan kardeşlerine topladıkları insani yardımın ulaştıramamanın acısı ve öfkesini taşımaktadır. An itibarı ile resmi mercilerle görüşmeler devam etmekte, fakat 3 gündür oyalama politikası sürdürülmektedir. Ancak  kitle yeni katılımlarla aynı inanç ve coşku ile direnişine devam etmektedir. Kitlenin çoğunluğu oruçlu olmasına rağmen her fırsatta sınıra akın etmektedir. Barış anneleri ve kadınlar kitleyi yönlendirme ve coşkuyu sıcak tutma konusunda müthiş bir direnç sergilemektedir.”

Katliamlara sessiz kalmayalım!
Rojava Kürt halkı ile dayanışmamızı yükseltelim!

Hiç yorum yok: