24 Mart 2014 Pazartesi

AKP’nin sokak gladyosu: 1453

Zirve, Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetlerinin tetikçiliğini yapanlar Alperenler içerisinde kümelenmiş serseri, lümpen, uyuşturucu kullanan kişilerdi. AKP ve Cemaat birlikte belirli bir süre bunları kullanmıştır. Şimdiyse Alperenler BBP’nin Genel Başkanının son demeçlerinden de anlaşılacağı gibi Cemaatin yanında tavır almış durumda ve himayesindedir bu kontra örgüt. Bu yüzden biz burada 1453 adlı diğer bir kontra grup hakkında biraz bilgi vermek istiyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemlerde adını sık sık duyacağız diye düşünmekteyiz bu grubun.

çArşı - Beşiktaş SK ve Fenerbahçe’ye karşı ve de nihayet Kasımpaşa’da 1453 adıyla grup kurdular. Belirttiğimiz gibi bu grubu o dönem sık sık liglerde provokasyon amaçlı girişimlerinden duyar olduk. Ve 1453 ismini yine bir kez daha Okmeydanı provokasyonun da gördük. Nettir: Bu 1453 adlı grup eski kontrgerilla subayları ve yöneticileri tarafından kurulmuştur.

Bu grup AKP eliyle polis ve MİT içinde örgütlenmiş durumdadır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi bunlar önce Cemaatin denetimindeydi 17 Aralık hırsızlık ve rüşvet operasyonundan sonra 1453 adlı grup AKP’nin yeniden şekillendirmeye çalıştığı bir kontra yapı durumunda şuan. Tıpkı 1965’li yılları andıran o kuşağın attığı sloganları attılar Okmeydanı’nda, o dönemin sloganı neydi peki? “TİP TİP tipsizler Allahsız komünistler”, bu slogan aynı zamanda 16 Şubat 1969 tarihinde Taksim Meydanı’nda ABD’nin 6. Filo’sunu protesto etmek için ’76 gençlik örgütünün toplandığı sırada atılan slogandır da. Okmeydanı’nda da aynı sloganı görüyoruz: “TİP TİP tip tipsizler.”

Slogana bakınca o kuşağın neredeyse hatırlamadığı ama bugün 65’li yıllara gittiğimizde bu sloganları atanların CİA’in Komünizmle Mücadele Dernekleri üzerinden örgütlediği gericileri olduğunu görürüz. O dönem Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 15 milletvekiliyle birlikte TBMM çatısını sarstığı dönemlerdir ve İslamcı gericiler yine komünizmle mücadele yürütüyoruz yaygarası altında orada faaldir ve provokasyon peşindedir. 

Döneminde CİA’in finanse ettiği bu kontra yapıyı Türkeş'in basın danışmanlığını da yapan, gazeteci Avni Özgürel derneğin kuruluşunu şu şekilde anlatıyor: "Arkadaşlar Ankara'da derneği kurdular ama kirayı ödeyecek, bir masa, bir sandalye alacak kadar paraları bile yoktu. Bunun üzerine Amerikan elçiliğine gidip yardım aldılar. Oradan alınan 7.500 TL ile masraflar karşılandı."

Özgürel burada mütevazı davranıyor, oysa Komünizmle Mücadele Derneklerinin masrafını CİA karşılamaktan çekinmemiştir. Hatta o dönemin kurucuları maaşlarını çaycısına kadar CİA’dan almıştır.

Bugüne gelelim: 12 Mart 2014 Okmeydanı silahlı çatışması olaylarının sorumlusu gruplardan biridir. Zira "Emanetler" ile 500 kişi toplanan bir gruptan söz ediyoruz. Kahvelerden toplanmış lümpen, serseri ve uyuşturucular yığınından ibaret gibi görünmektedir. Olayın yüzeysel yanı öyledir, ailesi tarafından dışlanmış ama Polatçılık oynayacağız diyen sözüm ona milliyetçi liseli sivilceli ergen gençlerdir. Fakat öyle değildir ve işte AKP’de buna oynamaktadır, çoğunun MHP gibi yapılarla ilişkisi olmamasına rağmen MHP sempatizanlığını yapan güruhtur ve din sosuyla milliyetçilik oyunu oynayan Tayyip kliğinin “Milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız” söylevinin paspas konumundadır.

Evet, zavallıca bir durumdur, 28 Şubat’tan sonra AKP’nin yeni Gladio’yu polis ve MİT içinde örgütlediğini görüyoruz. Daha çok Cemaatin denetiminde (Özel Hareket Dairesi) gelişmiş olsa da tasfiye edildiler büyük ölçüde. AKP’nin tribünlerde Beşiktaş, Fenerbahçe, Kasımpaşa vb. gibi 1453 grubunu kurmasının sebebi sokak hareketleridir. Tayyip kliğinin yolunu kesip, “Tayyip abi sen bu yola kefeninle nasıl çıktıysan biz senin sıkıntılı gününde bu kefeni giymeye geldik” diyen yeni yetme a-politik seviyesiz bir gençlik yığınıdır. Çünkü sokak gücü budur, bir nevi AK gençliğin milis gücüde diyebiliriz. Burada her şeyi kullanacaklar, dini – milliyetçiliği her şey suiistimal olmaya programlanmıştır. Özetle kavganın sokakta tayin edileceği süreçlere eğriliyoruz. Sokağa hakim olan siyasete de söz sahibi olacaktır. Çünkü AKP sokakta direnecektir.

Sokağı terk eden kaybedecektir. 
Komünizmle Mücadele Derneği: Türkiye’de ilk Komünizmle Mücadele Derneği’nin kuruluş başvurusu Zonguldak’ta 1948 yılında yapılmıştı ve dernek kuruluşuna kadar (gayri resmi olarak) 1950 yılında faaliyete geçmişti ve 1953 yılına kadar çeşitli etkinlikler tertipledi. Kuruluş için ikinci girişim İstanbul’da gerçekleşti. Komünizmle Mücadele Derneği'nin ilk şubesi 7 Aralık 1956 tarihinde İstanbul’da kuruldu ve çalışmalarını 27 Mayıs 1960 sonrasında sona erdirdi. Türkiye çapında CIA destekli sol karşıtı kontrgerilla faaliyetleri etkili bir biçimde sürdüren Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği ise 1963 yılında kuruldu. Derneğin çalışmaları, 1965 yılında genel başkanlığa Toprak Dergisi sahibi İlhan Egemen Darendelioğlu’nun geçmesi ile hızla yaygınlaştı. 1965’de 27 olan şube sayısı kısa sürede 110’a çıktı. 1965 yılından itibaren İzmir, Antalya, Adana, Erzurum, Kars ve Trabzon’da mitingler düzenledi. Fethullah Gülen bu yıllarda Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’nin kurucuları arasında idi. Derneğin önde gelen üyeleri, daha sonra İlim Yayma Cemiyeti'nin kuruluşuna da önayak olmuşlardır.
Dönemin Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel derneğin fahri başkanıydı, 16 Temmuz 1965 tarihinde, TİP'in Bursa mitingine yapılan saldırı sonrasında Komünizmle Mücadele Derneği fahri başkanlığından ayrılmıştı. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı dernekle ilgili soruşturma başlattı ve dernek sonradan kapatıldı.

Hiç yorum yok: