9 Mart 2014 Pazar

#FKBC: HDPninYanında FaşizminKarşısındayız

Malum İzmir Urla, Aksaray ve son olarak dün Ordu’da yaşanan gerginliklerin ardından Muğla’nın Fethiye ilçesinde HDP’nin seçim bürosu açılışında yaşanan gerginlik faşist çağrılarla devam ediyor. Öyleki HDP binasının karşısındaki binanın çatısına çıkan bazı kişiler, çatıdaki kiremitleri atarak ilçe başkanlığının camlarını kırdı. Bazı faşistlerde büronun yanındaki binanın çatısından sopayla HDP’nin tabelasını düşürmeye çalıştı.

Olay yerine gidenler kaymakam, emniyet müdürü, ilçe jandarma komutanı ve belediye başkanı gruptakileri güya sakinleştirmeye çalıştı. Güya diyoruz çünkü, parti binasında asılı bulunan HDP tabelasını indirenler izinlerini kaymakam, emniyet müdürü, ilçe jandarma komutanından almıştı.

Görmemiz gereken legal bir partinin binasına saldırıp tabelasını indirilebiliyorsa başka bir ilçede de AKP - CHP ya da başka parti tabelaları indirilse ne olacak. Demokrasi mi?

Bizlerde söz edilen hiçbir düzen partisini benimsemiyor, oy vermiyoruz: saldırmamız mı gerekir? Örneğin şimdi siz de Şişli'de AKP tabelasını indireyim deyin polis, kaymakam, itfaiye yardımcı olacak değil mi? Demokrasi, farklılıklarımızı kabul etmek, saygı gösteremiyorsak bile birbirimize tahammül edebilmektir.

Ve önemli bir uyarı yapalım, HDP’ye saldırılar da bugün gördüğümüz görüntüler bizlere Maraş’ı, Sivas’ı çağrıştırdı. Ortada derin bir provokasyon olduğu aşikar, bu konuda duyarlı olmamız söz konusu. Son olarak sayfada genellikle eleştirmesini bilmeden kendince eleştirdiğini sananlara tartışmanın da üslubu vardır diyerek ve bu vurguyu yaparak cevaplar veriyorduk ama bu son saldırılarla görülüyorki ne sözden ne de sorgulamaktan bi’haber ve resmen milliyetçilik yapanlar söz konusu. Bu yüzden bizler FKBC olarak milliyetçiliğin her türlüsüne karşıyız, bu kimden gelirse gelsin. Eleştiriyorum diyerek yapılan hakaretler, aşağılamalarsa akıl tutulması ve açıklaması yapılamayan hezeyenlardır.

Milliyetçilik tarihte hiçbir toplumu ilerletmemiş aksine geriletmiş ve çürütmüştür. Bizlerin elindeki tek sermayemiz insanlığımızdır, bu bakış açısıyla yola çıkıp, birbirimize empati kurarsak daha sağlıklı olacağı kanısındayız. Tabi o saçma sapan ve bizleri şaşırtmayan tek düze yorum yapanlar becebiliyorsanız sizlerde deneyin deriz.

Devletinize de şunu diyoruz HDP’ye siyaset yaptırmayanların başında da İç İşleri Bakanı denen zat geliyor ve sorumludur, öyle ki devlet önlem almak şöyle dursun seyrediyor. Kendisi söz konusu olunca akla hayale gelmeyen güvenlik ömlemlerini en üst seviyede alan iktidar HDP vb.’leri söz konusu olunca seçim güvenliğini uygulamıyor, işte biz buna gündelik faşizm diyoruz. Ve yaşanacak her şeyin sorumlusu olarakta ulu orta her yerde böbürlenen ve naralara atan gerici iktidar partisinin şefi olacağını söylemek istiyoruz.

Öyle ya medyada, Kürtlere saldırılınca ‘Gerginlik’, Kürtler saldırınca ‘Bölücü terör örgütü yandaşlarının provokasyonu’ oluyor. HDP'ye saldırılar karşısında AKP kamu güvenliğini sağlıyamıyorsa, kendi güvenliğini sağlamak ve çakallara anladıkları dilden cevap vermek artık meşru bir olay olur.

Bilinsin isteriz!

Hedefimiz faşizmin köklerini kazımaktır!
Kahrolsun her türden gericilik!
Faşizme karşı omuz omuza!
Yaşasın devrim dayanışma!

Hiç yorum yok: