28 Mart 2014 Cuma

Halk düşmanları: ‘4 adam yollarım 8 füze attırırım!’

YouTube'a yüklenen videolar dün Türkiye'nin gündemine oturdu. Kayıtlarda konuşan kişilerin Dışişleri Bakanı Davutoğlu, MİT Müsteşarı Fidan, Genelkurmay 2'nci Başkanı Güler ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sinirlioğlu olduğu iddia edildi.

Video paylaşım platformu YouTube’a “secim gudumu” adlı bir hesaptan yüklenen ses kayıtları dün Türkiye’nin gündemine oturdu. Yayınlanan ses kayıtlarında Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2’nci Başkanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu olduğu iddia edilen kişilerin yaptığı toplantıda, ‘gayri nizami’ teknikler ve çeşitli provokasyon yöntemleri kullanılarak Suriye'ye yapılması planlanan askeri müdahalenin koşulları organize ediliyor. Toplantıda Hakan Fidan olduğu iddia edilen kişi, Suriye'ye saldırmanın meşru gerekçesini oluşturmak için “Süleyman Şah Türbesi’ne saldırı düzenlemeyi ve bunu Esad güçleri yapmış gibi göstermeyi” öneriyor. Davutoğlu olduğu ileri sürülen kişi ise “Başbakan’ın seçim gündeminde operasyona sıcak baktığını” aktarıyor.

PROVOKASYON PLANLANIYOR
Kamuoyunda, seçimler yaklaşırken yolsuzluk ve rüşvet konusundaki iddiaları sümenaltı etmek için Başbakan Erdoğan’ın Suriye ile savaş çıkarabileceğinden endişe edilirken, dün video paylaşım platformu Youtube'a “Başçalanın Seçim Güdümlü Savaş Planı” başlıklı ses kayıtları düştü. Ortam dinlemesiyle elde edildiği anlaşılan ses kayıtlarında, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2’nci Başkanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun bir toplantı düzenlediği ve Suriye ile girilecek savaşın koşullarını yaratmaya çalıştıkları iddia ediliyor.

FİDAN'DAN 'YARATICI' ÖNERİLER!
Çeşitli provokasyon ve algı yönetim planlarının konuşulduğu ses kaydında, toplantıya katılan isimler Suriye’ye yapılması planlanan askeri operasyonun kamuoyuna nasıl sunulacağına dair fikirler paylaşılıyor. İki bölüm şeklinde paylaşılan ses kaydında, toplantıya katılan isimlerin savaş için istekli tavırları ve toplumu kışkırtma konusundaki “hassasiyetleri” dikkat çekiyor. Özellikle Fidan olduğu iddia edilen kişinin “Gerekirse Suriye’ye 4 adam gönderirim. Türkiye'ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretim, Süleyman Şah Türbesi'ne de saldırtırız” sözlerinin ardından, Davutoğlu iddia edilen kişinin, “Başbakan'ın Süleyman Şah’a saldırı düzenlenmesine bu konjonktürde olumlu baktığını” aktarması toplantının öne çıkan ifadeleri arasında yer alıyor.

YouTube’a “secim gudumu” adlı hesap tarafından yüklenen ve Suriye'ye yapılacak saldırının koşullarının yaratılması için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Genelkurmay 2'inci Başkanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun katıldığı iddia edilen toplantı kayıtlarının dikkat çekici kısımları şu şekilde:
***
Saldırı öncesi kılıf bulunmaya çalışılıyor
Ahmet Davutoğlu: Yalnız diğer şeyi yarım kaldı ben tam anlayamadım. Dışişleri’nin yapması gereken ne? Yok şey için söylemiyorum. Bizim yapacağımız başka şeyler var. Eğer buna karar verirsek bizim bugün Birleşmiş Milletler’e, Suriye rejiminin İstanbul Konsolosluğu’na herhangi şey gerekirse bir bildirimde bulunmamız gerekiyor değil mi?

Feridun Sinirlioğlu: Yalnız orada harekata karar verirsek, sürpriz etkisi olması lazım yani. Böyle bir şey yapacaksak. Ne yapacağımızı bilmiyorum da neye karar verirsek verelim önceden haber verirsek doğru olmaz.

A.D.: Yahu tamam da onun bir hazırlığını yapmak lazım, Uluslararası hukuk açısından açığa düşmemek için, içeride Cumhurbaşkanı’yla konuşurken aklıma geldi, bizim Türk tankı girdiğinde zaten girmiş olmuyor muyuz?

Y.G: Oluruz.

A.D.: Hayır şimdi uçakla girmekle tankla girmek arasında...

Y.G.: Suriye Başkonsolosluğu’na şu belki söylenebilir, IŞİD (Irak İslam Şam Devleti) şu anda zaten rejim ile beraber çalışıyor, oradaki bir Türk toprağıdır. Oraya kesinlikle...

A.D.: Ama söyledik. Bu konuda daha önce nota verdik.

Y.G.: Suriye’ye.

A.D.: Evet kaç defa nota verdik. Onun için açıkçası ben Genelkurmay Başkanımızın bizim bakanlıktan beklentisini bilmek isterim.

Y.G.: Belki bunu kastediyordur, ben bilmiyorum, Hakan Bey ile görüşmüş.

H.F: Yani bu kısmını söyledi de sonra detayına girmedik.

Y.G.: Belki bunu kastediyordur yani Suriye’ye bir nota.

H.F.: Belki de koordine görevi Dışişleri’ndedir.

A.D.: Koordine iç savaş diplomasiyi koordine ederim ama askeri...

F.S.: Ben orada da söyledim. Bir kere durum farklılaştı. Bir kere IŞİD’e dönük harekatın uluslararası hukuk zemini var. Bunu El-Kaide diye tanımlayacağız, El-Kaide çerçevesinde orada bir sıkıntı yok. Ayrıca hele şimdi iş Süleyman şah Türbesine gelince zaten ülke toprağını savunma söz konusu.
***
 '2 bin TIR gönderdim'
H.F.: 2000’e yakın TIR gönderdik biz oraya.

Y.G.: Bence orada silaha ihtiyaç yok. Benim şahsi görüşüm. Orada mühimmata ihtiyaç var. Evet efendim. Sayın Bakanım Hakan Bey burada, bir tane general verelim dedik. Hakan Bey burada sağolsun o başta kendisi istedi. Biz verelim dedik. Generali belirledik. General gitti.

F.S.: Pratik olmak gerekirse savunma bakanımızın derhal bu millet için gerekli imzayı atması lazım. Tekrar Başbakanımızın çok açık bir şekilde bu talimatı vermesi lazım.

A.D.: Esas beni bu gece.

Y.G.: Bu gece efendim hiç sorunumuz yok.

F.S.: Bu gece harekat emri verilmiş zaten.

Y.G.: Biz harekat yıldırım mesajı yayınladık. Hakan Bey kendisi biliyordur belki.

A.D: Hakan, tank göndermeye kalksa orada bunun komplikasyonları nedir?

H.F.: Şimdi koordinasyon olmadan, güç dengelerini göze aldığımız zaman.

Y.G.: Zaten biz onun için MİT’in koordinesini istiyoruz sayın bakanım.
***
‘4 adam gönderirim, 8 füze attırırım’
H.F.: Şimdi bakın bakın komutanım şimdi biz gerekçeyse gerekçeyi, ben öbür tarafa 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım. Problem değil o! Gerekçe üretilir. Olay böyle bir iradenin ortaya konması.

F.S.: Şimdi şunu söyleyeyim, 10 dönümlük arazi. Burada 10 dönümlük bir yurt toprağı uluslararası hukukta çok sağlam bir gerekçe ayrıca meşruiyeti açısından da böyle bir harekatın IŞİD’e karşı bir harekatı yapıyor olmak bütün Dünya arkamızda olur. Bin kere onda hiçbir tereddüdünüz olmasın.

Y.G.: Hayır hiçbir tereddüdümüz yok.

F.S.: Hayır ben hepimize söylüyorum. O konuda yani.

Y.G.: Yani biz oradaki kuvvetler 1 senedir hazır bekliyor sayın bakanım. Dün aldığımız bir tedbir değil, 1 yıldır orada adamlar.
***
“Gerekirse Süleyman Şah’a saldırtırım”
H.F.: Biz niye illa Süleyman Şah’ı bekliyoruz ben onu anlamadım.

A.D.: Biz şeyi diplomatik olarak yapılabilecek her şeyi yaptık.

F.S.: Gerekçe lazım sağlam gerekçe...

H.F.: Hayır ben gerekçe üretirim ya gerekçe problem değil. Gerekirse oraya da ( Süleyman Şah Türbesi) bir saldırı düzenleriz, oraya da biz saldırtırız önden canım. Şey yaparız yani ben şeyi anlamaya çalışıyorum.

A.D.: Laf aramızda Başbakan telefonda bu (Süleyman Şah türbesine saldırı) gerektiğinde bir imkan gibi de değerlendirilmeli bu konjonktürde dedi yani.

F.S.: Bunlar yapılır tabii gerekirse her şeyi yaptırırız da yani.

H.F.: Yani bu kadar şeyi kullanmaya biz hazırsak yerinde ve zamanında amacını biz belirleyerek yapalım biz.

A.D.: Hakan yani dediğin kadar, kastettiğin bir strateji eksikliği dolayısıyla bir gerekçe üretmek şeyiyse doğru haklısın. Yahu şu adamlara karşı...
***
ABD ile saldırı pazarlığı
A.D.: Oraya geçeceğiz tamam bak alın geliyorum. Bir daha Amerikan Dışişleri Bakanı’na sert tedbir alalım diyemezsiniz.

H.F.: Şimdi hocam bakın benim dediğim şu...

A.D.: Adam der ki, sen kendi toprağını bile savunmadın, efendim biz çoğu kere dostane görüştük aramızda, çoğu zaman Kerry bana aynen şunu söyledi “Peki siz kararınızı verdiniz mi” dedi bu vurma ve şey yapma...

Y.G.: Efendim biz verdik, 100 kere verdik. Amerika’yla.

F.S.: Şimdi bakın 3 gün önce geçen gün Genelkurmay’dan bir şey olmuş, bu şey geldi kriz koordinasyon toplantısı yapmışlar. İlk defa ben görüyorum onu.

Y.G.: Hayır devamlı yapıyoruz onu!
***
‘Bomba, momba, mühimmat... Muhaliflere yardım etmeliyiz’
Y.G.: İvedi olarak Hakan Bey’in desteklenip silah ve mühimmatı muhaliflere ulaştırmasını sağlamamız lazım. Sayın bakanla konuşmanız lazım. İçişleri bakanımız, savunma bakanımız. Bunu konuşmanız lazım bir yere getirmeniz lazım sayın Bakanım. Yani ben size katılıyorum. Bir defa yani onu tartışmıyoruz da. Ben Suriye’nin yapabileceği şu anda farklı şeyler var.

A.D.: Sayın Paşam, zaten adamların kapasitesini bildiğimiz için biz girmeyelim diyoruz.

Y.G.: Şimdi bakın efendim. MKE bizim sayın bakanın emrinde değil mi efendim? Efendim yani şu anda parayla Katar mühimmat arıyor. Peşin para üretsin versinler. Sayın bakanın emrinde.

A.D.: İşte burada entegre hareket edemiyoruz, koordine olamıyoruz.

Y.G.: O zaman sayın Genelkurmay başkanı ile sayın bakanı aynı anda çağırsın sayın Başbakanımız. Yanında konuşsun efendim.

A.D.: Onun için Feridun Bey’le biz yalvardık Başbakan’a neredeyse beraber bir toplanalım bu işin gidişi kötü diye.

Y.G.: Bir de kalabalık olmasın sayın Bakanım. Zatıaliniz olsun, sayın savunma bakanı, İçişleri bakanımız bir de Genelkurmay Başkanımız, dördünüz oturun. Bu kadar kimseye ihtiyaç yok. Çünkü oradaki ihtiyaç sayın Bakanım silah ve mühimmat. Silah da değil mühimmat. Biraz önce konuştuk biz şimdi efendim. 1000 kişilik bir ordu kuruyoruz diyelim orada. Biz bunun asgari 6 aylık mühimmatını burada depolamadan bu adamları oradaki muharebeye sokarsak sayın Bakanım iki ay sonra bu adamlar bize döner.
***
‘Politikalarımız pespaye oldu’
F.S.: Küresel ve bölgesel jeopolitikte ciddi kaymalar var. Bugün siz söylediniz, başkaları da destek oldu... Şimdi farklı bir oyuna doğru gidiyoruz. Bunları da görmemiz lazım.

Y.G.: Sayın Bakanım. Biraz önce zatıaliniz içerideyken onu konuştuk. Açık açık. Yani bu silahlı kuvvetler her dönemde sizlere lazım olan bir tool.

A.D.: Tabi canım. Sizin gıyabınızda da hep Başbakan her yerde konuştuğumuzda ben akademisyen şeyiyle söylüyorum hard power olmadan bu topraklarda durulmaz. Ama hard power olmadan soft power olmaz. (Sert güç olmadan yumuşak güç olmaz.)

F.S.: Ulusal güvenlik politize edildi. Yani Türk tarihinde ben böyle bir şey hatırlamıyorum. İç politika konusu haline geldi. Artık tamamen ülke topraklarını, sınır güvenliğimizi, oradaki egemen toprağımızı falan savunmakla ilgili tamamen ulusal güvenliğimizle ilgili yaptığımız konuşmalar son derece pespaye, bir ucuz iç politika malzemesi haline geldi.
***
‘Devlet çalışmıyor’ 
H.F.: Yahu ben bir şey söylüyorum, şimdi biz bunu vermeye hazırsak, biz şu ana kadar çoktan bu kararı vermiş olmalıydık. Elimizde tehdit ve menfaatlerden dolayı benim anlatmak istediğim bu. Yani devlet olarak acziyet, stratejik kararı...

A.D.: Evet o kararı çok daha küçük ölçekte verseydik bugün bu tercihle karşı karşıya kalmazdık.

Y.G.: Hayır bir dakika, biz bu kararı verdik.

H.F.: Uygulanmadı...

Y.G.: Kararı uygulayamıyoruz, yani çeşitli nedenlerle felç olmuş vaziyetteyiz yani sıkıntımız o anlamda sayın Bakanım. Devletin enstrümanları çalışmıyor şu anda.

A.D.: Peki biz bundan cayacak mıyız yani?

Y.G.: Hayır caymayacağız sayın Bakanım caymayacağız.

A.D.: Neyse peki öbür tarafa geçelim.

Hiç yorum yok: