26 Haziran 2014 Perşembe

TKP bölünüyor mu?

TKP Merkez Komitesi içerisinden iki ayrı grup tarafından yapılan açıklamalarla Türkiye Komünist Partisi’nin içerisindeki tartışmanın kritik noktalara geldiği kamuoyuna yansıdı. Okurlarımızın konuya ilişkin doğru bilgilendirmeye ulaşmaları için her iki grubun açıklamasını da yayınlıyoruz. Gruplardan bir tanesinde Aydemir Güler ve Kemal Okuyan’ın isimleri dikkat çekerken, diğer grupta Erkan Baş ve Metin Çulhaoğlu’nun isimleri öne çıkıyor.

Türkiye Komünist Partisi Genel Merkez imzasıyla yayınlanan açıklama: :

Değerli yoldaşlar,

Partimizde ortaya çıkan tabloya açıklık getirmek durumundayız.

Türkiye Komünist Partisi, gelenek ve değerleriyle, siyasi hat ve üslubuyla taban tabana zıt bir kesimin saldırısı altındadır. Bu saldırı, komployla, manipülatif tezlerle, yalanla, dezenformasyonla yürütülmektedir.

Bir grup MK üyesinin istifa ettiği haberi, parti üyelerinin kendilerini çaresiz hissetmelerini ve boyun eğmelerini sağlamak için uydurulmuş bir yalandan ibarettir. 

Bu konuda gereken açıklamayı dün gece partinin resmi adresi üzerinden email adresleri kayıtlı üyelerimize ulaştırdık. Bu yolu seçmemizin nedeni kimi parti kademelerinin söz konusu gayrımeşru faaliyete aktif olarak katılmalarıdır.

Sorun politik ve örgütseldir. Nasıl bir değer verdiğimizi parti yayınlarında, Eylül tezlerinde, Gelenek dergimizde ayrıntılarıyla irdelediğimiz Haziran direnişi manipülatif bir biçimde tartışmanın merkezine oturtulmaktadır. Buna göre, Türkiye’nin içine girdiği yeni dönemde partinin devrimcileşmesi gereği ortaya atılmakta, “yeterince devrimci olmadığımız” iddia edilmekte ve bu demagoji partimizin geleneklerine, temel perspektifine ve kolektif liderlik anlayışına karşı tasfiye harekatının gerekçesi olarak sunulmaktadır. Türkiye Komünist Partisi’nin yapabileceği tartışma, partimizin topluma daha etkili biçimde müdahale etmek yönünde kendisini nasıl geliştirmesi gerektiğinden ibarettir. Partinin ülke siyasetinde biricik olan sosyalist devrimci konumlanışını sorgulamaktan sadece tasfiyecilik çıkar. Bizim bu sistemsiz ve düzeysiz tezlere, bunun parçası olan kariyerist müdahalelere pabuç bırakmamız ise kesinlikle düşünülemez.

Partimizdeki kilitlenme Merkez Komitesini kapsamaktadır. 18 Mayıs ÖK toplantısında kürsüye yansıyan taraflaşma 19 Mayıs’ta MK’da tekrarlanmıştır. MK’nın yeniden toplanma olanağını yitirdiği ortaya çıkmış, bunun üzerine partiyi kongreye en yakın zamanda taşıyabilmek için arayışlar başlamış, MK yetkilerini de devralacak bir Kongre Hazırlık Komitesi oluşturulmuştur. Bu girişimde Arif Basa, Aydemir Güler, Emrah Akansu, Erhan Nalçacı, İbrahim Bulut, Kamil Tekerek, Kemal Okuyan, Kurtuluş Kılçer, Hüseyin Karabulut, Savaş Sarı, Süleyman Baba yer almıştır. Ancak partiyi bölmeye faaliyetlerin hızlandırılması bu komiteyi faaliyete geçmekten alıkoymuştur.

Türkiye Komünist Partisi bu krizi aşacaktır. Türkiye Komünist Partisi ülkemizde sosyalizm mücadelesinin en gelişkin, en ileri mevzisini temsil etmektedir. Bu saldırıyı boşa düşürmek, yalnızca örgütsel değil bir siyasal görevdir. Tüm parti üyelerimizi değer ve geleneklerimiz etrafında kilitlenmeye çağırıyoruz.

Merkezi boşluk en kısa sürede giderilecektir. TKP’nin böyle bir kadro birikimi kesinlikle vardır.

Alper Birdal, Arif Basa, Aydemir Güler, Cangül Örnek, Erhan Nalçacı, Kemal Okuyan. Savaş Sarı, Senem Doruk, Süleyman Baba, Uğur Kayrak, Yiğit Günay, Zehra Güner.

Not: Bu açıklama son Kongremizde seçilen MK’nın 12 üyesi tarafından hazırlanmıştır. Çalışmamızı parti örgütlerinin büyük çoğunluğunun sekreter veya sorumlularıyla iletişim halinde sürdürüyoruz.

Türkiye Komünist Partisi
Genel Merkez

ERKAN BAŞ VE METİN ÇULHAOĞLU İMZALI İKİNCİ AÇIKLAMA

Sevgili yoldaşlar,

Partimizde yaşanan krize karşı ilk kez sözümüzü söylüyoruz. Bu sözü söyleyene kadar, partinin meşru bütün kurulları sonuna kadar zorlanmış, parti ve yoldaşlık hukuku dışına çıkmadan bu süreci aşmak üzere çaba gösterilmiştir.

Partimize, geleneğimize, sosyalist devrimci hattımıza ve programımıza yapılacak en ufak saldırı karşısında ilk bizim duracağımızı hepiniz biliyorsunuz. Partiye ve geleneklerine dönük bir saldırı suçlamasıyla ortaya çıkan ithamı ciddiye almıyoruz.

Partimizin gerçek sorunları vardır. Bu sorunları masaya yatırmadan ve partinin kolektif bilincine çıkarmadan ileriye dönük yol almak mümkün değildir. Yaşanan bu krizin adını koymamız lazım. Bu kriz Merkez Komitesi’nde somutlanan önderlik sorunudur. Partimizin bu sorunu çözecek bir birikimi mevcuttur, ancak her şeyden önce zorunluluktur.

Ortaya çıkan bu krizin nedenlerini doğru saptamak ve bu krizi bugünlere getiren olguları net olarak görmek gerekir. Ne yazık ki her türlü ilerletici ve partiyi örgütleyici önerilerimiz ve parti birliği için girişimlerimiz bir duvarla karşılaşmıştır.

Partimizin bu sorunu aşacağını biliyoruz.

Bütün yoldaşlarımıza güveniyoruz.

Bu sorunu aşacak zemin arayışı içinde olduğumuz ve partinin bu krizden çıkması için sorumluluk taşıdığımız bilinmelidir.

Türkiye Komünist Partisi üyelerini, soğukkanlı ve sağduyulu olmaya çağırıyoruz. Partimizin resmi iletişim kanallarının parti hukukuyla bağdaşmayan yollardan kullanılmasıyla yapılan açıklamalara ve çağrılara itibar edilmemelidir. Yaşanan tartışma politik ve örgütsel bir tartışmadır. Bu tartışmanın bütün üyelerimiz tarafından sağlıklı olarak yapılabileceğine inanıyoruz.

Şu andan itibaren bütün alanlarda yaşanan gerilimi azaltmaya çağırıyoruz. Siyasi mücadelede bunu da normal karşılamak lazım.

Türkiye Komünist Partisinin atılım yapabileceği bir dönemde partinin birliği ve geleceği için üzerimize düşen görevin bilincindeyiz! Bugüne kadar aldığı tüm görev ve sorumlulukları yerine getirmeye çalışan yoldaşlarınız olarak bu krizi sizinle birlikte aşacağımızı biliyoruz.

Görevinin başında olan Merkez Komitesi üyeleri,

Ahmet Tarık Yenil, Aysel Tekerek, Barış Tercioğlu, Doğan Ergün, Emrah Akansu, Erçin Fırat, Erkan Baş, Kamil Tekerek, Kurtuluş Kılçer, Metin Çulhaoğlu, Metin Uçak.

Hiç yorum yok: