1 Temmuz 2014 Salı

2 Temmuz 1993’de Sivas’ta ne olmuştu?

Sivas Katliamı’nın üzerinden 21 yıl geçti. Takvim yaprakları 2 Temmuz 1993'ü gösterirken Sivas'ta neler yaşanmıştı?

Sivas Katliamı’nın üzerinden 21 yıl geçti. Katiller halen iktidarda. Katliamlarına yeni katliamlar, ayrımcılıklarına yeni ayrımcılıklar eklemeye devam ediyor. Ancak onların ‘’AK’’lığı Soma’da katledilen madencilerin kömür karası bedenlerini örtemiyor! 

Sivas Katliamı’nın üzerinden tam 21 yıl geçti. Takvim yaprakları 2 Temmuz 1993’ü gösterirken Sivas’ta bir katliam yaşanıyordu. İlk başta her şey çok güzel başlamıştı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin Sivas’ta yapacağı Pir Sultan Abdal Şenlikleri için ülkenin dört bir yanından Sivas’a binlerce insan yola çıkmıştı. 

Aralarında Aziz Nesin’in de olduğu pek çok sanatçı ve aydın dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak şenlikler için Sivas’a geldi. Alevilerin Sivas’a gelmesini bahane eden eli kanlı faşist güruhlar ellerini kana bulamaya devam etmekte o gün çok ısrarcılardı. 

Şenliğin yapılacağı kültür merkezinde son hazırlıklar için görevliler vardı. Kültür merkezine gelen faşist güruh taş, sopa ve bıçaklarla saldırdı. Saldırganlar ardından şenlik için diğer illerden gelenlerin konakladığı Madımak Oteli’ni bastı. Faşist güruh önce otel önündeki araçları ateşe verdi, oteli taşladı. Sonrasında eşyalar ve perdeler yakıldı. Ancak yanan sadece eşyalar değil, canlarımızdı…

Madımak Oteli yakıldı!
Binlerce kişiden oluşan faşist güruh, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak Oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de aralarında bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi.

Davada zaman aşımı, ertelemeler, oyalamalar; halen adalet yok! 
Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltına alınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ü hakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma" suçlamasıyla dava açıldı, geri kalanlar serbest bırakıldı. Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı. 26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında 15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6 sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraat kararı verildi.

Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı, hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmayla temyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi Sivas Katliamı’nın "Cumhuriyete, laikliğe ve demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yeniden başlattı. 28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1 maddesine göre idama ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasına mahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapis cezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usul noksanlıkları nedeniyle bozdu. Şubat 1999 tarihinde usul eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık Devlet Güvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılında idam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinin cezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi. Sanıkların avukatlığını üstlenenler arasında olan Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazan, bakanlığı sırasında onları hapishanede ziyaret etti. Geniş avukat listesinde çok sayıda Refah Parti üyesi ve yöneticisi olması eleştiri konusu oldu. Bu avukatlar ilerleyen yıllarda AKP ve Saadet Partisi'ne katıldılar ve içlerinden üst yönetim görevlerine yükselenler oldu.

Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü. Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisi üyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonra firar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır. Davanın firari olan 5 sanık ile ilgili kısmı, 13 Mart 2012 tarihinde zaman aşımından düşürüldü.

Sivas’taki yangın bugün her yerde! 
21 yıl önce Sivas’ta 35 canı diri diri yakanlar bugün siyasi iktidarı oluşturuyor. Bu iktidar 35 insanı katledenlerin avukatlığını yapanların milletvekili olduğu iktidar. 

Bu iktidar Sivas Katliamı davasına zamanaşımı kararı veren iktidar. Ve bu iktidarın simgesi Tayyip Erdoğan’ın zamanaşımı kararına ‘’Hayırlı olsun’’ dediği halen kulaklarımızda çınlıyor. Bu iktidar üniversite anfilerinde devrimci öğrencilere saldırırlarken bile ‘’Sivas’ta yaktık yine yakarız’’ diyenlerin, Sivas ile yetinmeyip Gezi’de, Soma’da, Lice’de, Reyhanlı’da, Roboski’de katliamlara yeni katliamlar ekleyenlerin iktidarı.

Bu iktidar kendini sadece Sunni’lerin iktidarı olarak tanımlarken başka mezhepleri görmezden geliyor, inkar ediyor. Tüm devlet politikalarını bu mezhepçiliği derinleştiren bir siyasi hat üzerinde uyguluyor. Ve bu iktidar güçlerine güç, servetlerine servet, ayakkabı kutularına yeni milyon dolarları sıkıştırmaya devam ediyorlar.
gelecekgazetesi.org

Hiç yorum yok: