20 Aralık 2014 Cumartesi

19 Aralık Katliamı'nın üzerinden 14 yıl geçti!

19 Aralık Cezaevi Katliamı’nın yıldönümü. Egemenlerin adını ‘Hayata Dönüş’ operasyonu olarak adlandırdığı gerçekte ise Hapishane Katliamı olan operasyonda 28 devrimci tutsak hayatını kaybetti. 

19 Aralık 2000′de Türkiye’nin değişik illerindeki 20 cezaevine binlerce asker ve özel harekatçı ile düzenlenen operasyonda ağır silahlar, bombalar, kimyasal gazlar kullanıldı. Yüzlerce insan sakat kalırken, bugün cezaevleri tecritin, insansızlaştırmanın merkezleri olarak Türkiye’nin gündemindeki yerini koruyor. 

Katliam nasıl gerçekleşti?
20 Ekim'de DHKP/C, TKP (ML) ve TİKP davasından yargılananlar "F tiplerinin kapatılması, TMY ile DGM'lerin kaldırılması ve 3'lü protokolün kaldırılması" talepleriyle süresiz açlık grevine başladı. Ardından diğer örgütler de 5 günlük uyarı açlık grevi yaptı.

Devletin propaganda aygıtı medya
İnsanlık onurunu korumak adına yürütülen mücadelede, F tipi cezaevlerinin ‘konforlu, lüks otel’ ayarında olduğunu yazan, Adalet Bakanlığı'nın cezaevlerine düzenlediği seferlere katılıp devletin uygulamalarına övgüler düzen medya, tutukluların  tek kişilik ya da üç kişilik odalarda lüks otel tarzında yatacaklarını yalanlarını uyduran haberleriyle düzenlenecek operasyonun kamuoyunda tepki görmesinin de önüne geçecek haberlere imza attı. 

Gerici, ırkçı  medyanın yanında merkez medya denilen Hürriyet, Milliyet, Sabah gibi gazeteler günlerce cezaevlerine övgü dolu yayınlar yaptı. 

Cezaevlerinde açlık grevlerine başlayan tutsakların talepleri için aydın ve avukatlardan oluşturulan bir heyet, tutuklu temsilcileriyle Adalet Bakanlığı arasında görüşmeleri sürdürme kararı aldı. O dönemin DSP’li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’le görüşen heyet 10 Aralık günü, F tipi cezaevlerinin toplumsal mutabakat sağlanana kadar açılmayacağı garantisini aldıklarını söyledi. 

Bakan Türk, "Getirilen öneriler benim 9 Aralık'ta yaptığım açıklamalar çerçevesinde... Hükümet olarak, devlet olarak yapabileceklerimizi ifade ettik. Bu, F Tipi cezaevleri konusunda ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının katılımı ile bir toplumsal mutabakata varılması, o zamana kadar da F tipi cezaevlerinin hizmete açılmasının ertelenmesi şeklindedir. O çerçeve içerisinde ancak bir gelişme olduğu takdirde hükümet için kabulü mümkündür" dedi.

Genelkurmay, İçişleri ve MİT devrede
Bakan Hikmet Sami Türk'ün bu açıklamasından kısa bir süre sonra, Bayrampaşa Cezaevi'nde sorunun çözümü için yapılan görüşmeler, Adalet Bakanlığı tarafından kesildi. Başbakanlık'ta yapılan ve Genelkurmay, MİT ve İçişleri Bakanlığı’ndan katılanlarla yapılan güvenlik zirvesinde müdahale kararı çıktı. 

Operasyonda binlerce gaz bombası kullanıldı
19 Aralık günü sabaha karşı saat 04.30 sıralarında 20 cezaevinde aynı anda operasyon başladı. Operasyon sırasında gaz bombaları ve ağır silahların yanı sıra skorsky helikopterler, iş makineleri kullanıldı. Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı'na bağlı binlerce asker operasyona katıldı. Cezaevlerinin çatıları delindi, duvarları yıkıldı. Koğuşlara binlerce gaz bombası atıldı, çatılardan tutsaklara ateş açıldı.

Katliama 8 jandarma komando taburu, 37 bölük olmak üzere 8 bin 335 asker, binlerce gardiyan ve binlerce çevik kuvvet katıldı. 20 bini aşkın gaz bombası atıldı. Binlerce kurşun sıkıldı. 

28 devrimci katledildi
Katliamda  Bayrampaşa, Ümraniye, Bursa, Uşak, Çanakkale, Çankırı ve Ceyhan cezaevlerinde toplamda 28 tutuklu devrimci öldürüldü.

Öldürülen tutkulu ve hükümlülerin isimleri şöyle:

"Bayrampaşa Cezaevi: Cengiz Çalıkoparan, Ali Ateş, Mustafa Yılmaz, Murat Ördekçi, Nilüfer Alcan, Fırat Tavuk, Aşur Korkmaz, Şefinur Tezgel, Yazgülü Güder Öztürk, Gülser Tuzcu, Seyhan Doğan, Özlem Ercan.

Ümraniye Cezaevi: Ahmet İbili, Ercan Polat, Umut Gedik, Alp Ata Akçagöz, Rıza Poyraz.

Çanakkale Cezaevi: Fidan Kalşen, Fahri Sarı, Sultan Sarı, İlker Babacan.

Bursa Cezaevi: Murat Özdemir.

Çankırı Cezaevi: İrfan Ortakçı, Hasan Güngörmez, Ali İhsan Özkan.

Uşak Cezaevi: Berrin Bıçkılar, Yasemin Cancı.

Ceyhan Cezaevi: Halil Önder."

Ölüm oruçlarında 122 devrimci yaşamını yitirdi
MLKP, TKL/ML, TİKB, TDP ve Direniş Hareketi'nden tutuklular, 3 Ocak 2001 tarihinde ölüm orucu direnişine katıldı. Cezaevleri ve dışarıda toplam 122 devrimci ölüm oruçlarında hayatını kaybetti. 

19 Aralık Cezaevi Katliamı'nın 14. yılına gelindiğinde ise gerçek sorumlular yargılanamamış, göstermelik souşturmalarla geçiştirilmiş ve operasyon emrini verenler hakkında hiçbir soruşturma açılmamış durumda. 

Hiç yorum yok: