29 Ocak 2015 Perşembe

Direngenliğimiz ve sınıf aklımız karşısında burjuvazi ve tetikçileri mutlaka kaybetmeye yazgılı: Mustafa Suphi ve 14’ler ölümsüzdür!

Onbeşler cinayeti Osmanlı sonrası daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’ni oluşturacak unsurların ilk siyasi cinayetidir. Bu tespit tarih bilgisi hatırlatmak için yapılmış bir tespit değildir. Bunun karşısında şu soruyu sormak gerekir. Mustafa Suphi ve yoldaşları katledilmeseydi Türkiye nasıl bir Türkiye olurdu? Türkiye Komünist Partisi’nin kurucuları, Genel Başkanı, Genel Sekreteri ve Merkez Komite üyelerinin katli, bir iki generalin icraatına indirgenecek nitelikte değildir. Bu cinayet son derece amaçlı, hedefli ve sonuç almaya yönelik işlenmiş siyasi bir cinayettir.

Onbeşler’in katli burjuvazi açısından üç nedenle çok önemlidir:

Birincisi; Mustafa Suphi, Anadolu’ya sosyalist, federatif bir sovyet cumhuriyeti programı ile gelmiş­tir. Ulusal kurtuluş müca­delesini, sosyal kurtuluş mücadelesine yükseltmek için yola koyulmuştur. Bu politika Türkiye Komünist Partisi’nin, Komintern’in politikasıdır. Cinayet, bu politikayı önleme amaçlıdır.

İkincisi; Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve 13 MK üyesinin katli, Türkiye Komünist Partisi’ni yok etmeyi hedeflemekteydi. Başaramadılar, ancak, çok zarar verdiler. Onbeşler’in katlinden sonra TKP’nin kuruluş kongresine davet edildiği halde katılmayan, Kemalist Şefik Hüsnü ve ekibi TKP’nin başına musallat olmuştur. Bilindiği gibi Şefik Hüsnü, Mustafa Kemal’in politikalarını destekleyen ve onu etkileyerek TKP’nin hedeflerine ulaşılacağını savunan bir kadro idi.

Üçüncüsü; Birinci ve ikinci olgulara bağlı olarak, bu yöntemle Büyük Ekim Devrimi’nin idelerinin başka ülkelerde yaşama geçirilmesi önlenmiştir. Sosyalizmin ve Komünizmin enternasyonal bir hedef olduğundan yola çıkıldığında, bu önlemin Dünya Komünist Hareketi'ne ve oluşacak Dünya Sosyalist Sistemine ne denli zarar verdiği belirginleşir. Sovyet Rusya için o dönemde yine çok önem taşıyan Almanya’da, Almanya Komünist Partisi KPD kurucuları Karl Liebknecht ve Rosa Lüksemburg’ların benzer yöntemlerle katledilmeleri bu savı onaylamaktadır.

Üç olgudan yola çıkıldığında onbeşlerin katli hem Türkiye siyaseti açısından çok derin önemi olan, ama aynı zamanda uluslararası boyutu da olan bir cinayettir. Burjuvazinin ve sermayenin uluslararası güçlerinin, o dönemde Ekim Devrimi'ne karşı uyguladığı stratejinin önemli bir halkasıdır.

Bu sebepten dolayı, onbeşlerin katlinin tüm Cumhuriyet arşivleri, Mustafa Kemal’in kişisel arşivleri dahil, açılarak netleşmesini sağlamak bundan sonra gündemimizde yer tutacaktır. Bizim görevimiz, sadece Ocak ayından Ocak ayına, onbeşleri anmak değil, onbeşlerin katlini aydınlatmak olmalıdır. Yine bizim görevimiz, yalnızca her yıl onbeşleri anmak değil, On'ların ilke ve amaçlarını, günlük mücadelelerimizde yaşama geçirerek On'ları yaşatmak olmalıdır. Bunu gerçekleştirmek de sadece Türkiye Komünist Partisi mensubu olmak, TKP’nin ilkeleri doğrultusunda mücadele etmek değil, TKP’nin aynen Mustafa Suphi ve yoldaşları gibi Türkiye politikasına aktif müdahil olacak bir güç haline gelmesi için, bilinçli ve örgütlü bir şekilde, bıkmadan, usanmadan, fedakârca ve yiğitçe savaşmak olmalıdır. Sonunda ölüm dahi olsa…
İsmail Hakkı Yorulmaz - Atılım

Hiç yorum yok: